Cevaplar bulacağımı umduğum için yarın 6 da orada olacaktım. Çünkü aydınlatılmaya, oksijen gibi, su gibi ihtiyacım vardı. Fakat kendime kabul ettirmekte zorlansam da büyük bir korku vardı içimde.
Kendime kızdım. Keşke o psikoloğu ciddiye alsaydım. Bir konuda haklıydı. Yüz yıl önce bugünkü akıllı telefonlar hayal bile değildi. Düşünebileceğim her şeyin gerçek olma ihtimali vardı. Ve şuan yaşadıklarım rahatsız edici derecede gerçekti.
Hayır olamaz. O yazıyı ben yazdım. Ben yazdım ve hatırlamıyorum. Ben kesinlikle bir şizofreni hastasıyım. Tedavi olmam lazım. Bütün bu olanları kafamda canlandırıyorum.Başka ne olabilir ki!? Psikologda mı hayaldi? O siyasetçi. Birkaç saat önceki polisler. Bütün bunlar hayal mi? Annemi çok özledim. Annem gelse keşke… Çağatay’ı aramalıyım.
Kendime mantıklı açıklamalar yapmaya çalışıyordum. Fakat mantık benden ve bu evden çok uzaktaydı. Olan biten her şey gene tüyler ürpertici derecede gerçekti.