Hiç bir şey bulamadım sadece bulduğumu sandım bundan sonra da bulacağımı sanmıyorum.Açıkcası aramayı da bıraktım.Akıntıya karsı durmuyorum artık.Sürüklenmeye direnmiyorum.Belki engin bir denize varırım belki de sarp kayalıklı bir vadiye.Artık bir önemi yok.
İnsan fizloyojisi açısından hiç de beklenmedik olmayan bir sonuç ama biraz geri çekilip düşünüldüğünde küçücük değişimlerin yaşantımızda kocaman değişimlere sebep olması çok garip hissettiriyor.
Bu coşkulu çocuklara bakmak içimi parçalıyor, yoksulluklarına ve cahilliklerine rağmen, çalkantılı gölde küçük kayıklarla balık avlamak ya da evleri çekip çevirmek ve hasta anne babalarına bakmak gibi tehlikeli ve yorucu işlere rağmen, ebeveynlerini, dedelerini, ninelerini, halalarını, kuzenlerini ellerinden alan bu zalim hastalığa rağmen umutla ve beklentiyle dolular; hastalık harekete geçene kadar hayat dolu ve neşeliler.
Yaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
...
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız yani beyaz masadan bir daha kalkmamak ihtimali de var.
Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına,
Hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden,
yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini.