"Öyle anlar vardır ki sevdiğimiz kişiye yardım etmek istesek de elimizden hiçbir şey gelmez. Ya şartlar yakınlaşmamıza izin vermez ya da sevdiğimiz kişi her türlü dayanışma ve desteğe kapalıdır.
Böyle olduğunda geriye sadece sevgi kalır. Her çabanın faydasız kaldığı anlarda bile, karşılık, değişim ve teşekkür beklemeden sevebiliriz."
"Sevgi dönüştürür, sevgi iyileştirir. Ama bazen de sevgi ölümcül tuzaklar kurar ve benliğini tamamen sevgiye adayan insanı mahveder. Özünde yaşamayı, mücadele etmeyi, gelişmeyi sürdürmemizin yegane nedeni olan bu karmaşık duygu nasıl bir şeydir?"
"Düşünüyorum da, açlık ve susuzluktan, işsizlikten ve aşk acısından, hüsran yaşayıp umutsuzluğa kapılmaktan beteri var: Dünyada kimsenin, ama hiç kimsenin bizimle ilgilenmediğini hissetmek."
Günümüzde uyduğumuz kuralların birçoğunun herhangi bir temele dayanmadığı bir gerçek. Buna rağmen, farklı davranmak istediğimizde "deli" ya da "olgunluktan uzak" diye yaftalanırız.
"Acaba kaçımız cüret edip kendi yaşamlarımızda, "Neden böyle yapmak zorundayım?" diye sorarız? Kaçımız işimizi yaparken, sırf bertaraf etmeye cesaret edemediğimiz için, başkaları "kediler"in sistemin düzgün işlemesi için önem taşıdığını söyledikleri için, işe yaramaz "kediler" kullanırız?"