Geri Bildirim
  • Bu gönderide hayatınıza bir değişim sağlayacağını düşündüğüm kitapları paylaştım. Sizlerde okuyup çok etkilendiğiniz kitapları yorum kısmına eklerseniz zengin bir içerik oluşturmuş oluruz sizlerinde katkısıyla (:

    Sıralama yapmayacağım. Hepsinin yeri ayrı benim için. Eminim sizler içinde öyle olacak. 

    -Thea Alexander - M. S.  2150

    -Mark Nepo - Uyanış 

    -Mehmet Yıldız - Aşk 5 Vakittir

    -Dan Brown - Melekler ve Şeytanlar 

    -Wulf Dorn - Şizofren

    -Tess Gerritsen - Cerrah

    -Mary Kubica - İyi Kız

    -Ray Bradbury - Fahrenheit 451

    -Herman Melville - Katip Bartleby 

    -Oscar Wilde - Mutlu Prens

    -Laozi - Tao Te Ching

    -Sun Tzu - Savaş Sanatı

    -Lou Andreas-Salome - Feniçka

    -Lou Andreas-Salome - Arayışlar 

    -Stefan Zweig - İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar

    -Stefan Zweig - Mecburiyet 

    -Stefan Zweig - Geçmişe Yolculuk

    -Stefan Zweig - Olağanüstü Bir Gece

    -Stefan Zweig - Korku

    -Tolstoy - İnsan Ne İle Yaşar 

    -R.L. Stevenson - Dr. Jekyll ile By. Hyde

    -Lewis Caroll - Alice Harikalar Diyarında

    -Paulo Coelho - Elif

    -Paulo Coelho - Aldatmak

    -Emile Ajar - Yalan-Roman

    -Mihail Lermondov - Zamanımızın Bir Kahramanı

    -Franz Kafka - Dönüşüm 

    -Samet Behrengi - Küçük Kara Balık 

    -Haruki Murakami - Koşmasaydım Yazamazdım

    -Clarice Lispector - Yaşam Suyu

    -Dominguez - Kağıt Ev

    -Jose Saramago - Körlük 

    -Ali Ural - Posta Kutusundaki Mızıka

    -Taşkın Tuna - Oku Ama Neyi? 

    -Ahmet Hamdi Tanpınar - Huzur

    -Mustafa Kutlu - Beyhude Ömrüm 

    -Mustafa Kutlu - Tahir Sami Bey'in Özel Hayatı

    -Özdemir Asaf - Lavinia

    -Sabahattin Ali - İçimizdeki Şeytan 

    -Mustafa Kaya - Size Bir Sır Vereceğim 

    -Halit Ertuğrul - Kendini Arayan Adam

    -Tarık Tufan - Hayal Meyal

    -Tarık Tufan - Şanzelize Düğün Salonu 

    -Hasan Ali Toptaş - Ben Bir Gürgen Dalıyım

    -Hasan Ali Toptaş - Kuşlar Yasına Gider

    -Hasan Ali Toptaş - Gölgesizler

    -Christophe Andrè - Zor Kişiliklerle Yaşamak 

    -Wilhelm Smith - Arkadaşlıktaki Saadete Dair

    -Ezgin Kılıç - Yalnızlığımdan Sev Beni

    -Tunç İlkman - Herkesleşme

    50 adet kitap var bu listede. 1 yıl boyunca okunabilecek bir liste. Sizlerde katkı yapın hepimiz faydanalanım  (:
  • -Tamamını okumayı düşündüğüm için paylaşmak istedim-
    1.Sineklerin Tanrısı - William Golding
    2.Bilinmeyen Adanın Öyküsü - José Saramago *Telif hakkı başka yayınevinde*
    3.Otomatik Portakal - Anthony Burgess
    4.Casus - Joseph Conrad
    5.Korku Vadisi - Arthur Conan Doyle
    6.Vahşetin Çağrısı - Jack London
    7.Aforizmalar - Franz Kafka
    8.Kopyalanmış Adam - José Saramago *Telif hakkı başka yayınevinde*
    9.Dört Oyun - Bernard Shaw
    10.Beyaz Diş - Jack London
    11.Üç Örnek Öykü ve Bir Önsöz - Miguel de Unamuno
    12.Dörtlerin Yemini - Arthur Conan Doyle
    13.A.B.D / 42. Enlem - John Dos Passos
    14.Üç Büyük Usta - Stefan Zweig
    15.Kendileriyle Savaşanlar - Stefan Zweig
    16.Oda Müziği-Bütün Şiirleri -James Joyce
    17.Küskün Kahvenin Türküsü - Carson McCullers
    18.Kendi Hayatının Şiirini Yazanlar - Stefan Zweig
    19.Bahçede Eğlence - Katherine Mansfield
    20.A.B.D / 1919 - John Dos Passos
    21.Satranç - Stefan Zweig
    22.Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Stefan Zweig
    23.Demir Ökçe - Jack London
    24.Mozart ve Deyyuslar - Anthony Burgess
    25.Çocuksu Bir Şey - Katherine Mansfield
    26.Dönüşüm - Franz Kafka
    27.Kule - William Golding
    28.Ermiş - Halil Cibran
    29.Altın Gözde Yansımalar - Carson McCullers
    30.Bir Yazarın Günlüğü - Virginia Woolf
    31.Deniz Kurdu - Jack London
    32.Kum ve Köpük - Halil Cibran
    33.Huckleberry Finn’in Maceraları - Mark Twain
    34.Martı - Anton Pavloviç Çehov
    35.Vanya Dayı - Anton Pavloviç Çehov
    36.Bir Hanımefendinin Portresi - Henry James
    37.Çocukluğum - Maksim Gorki
    38.Martin Eden - Jack London
    39.Ayaktakımı Arasında - Maksim Gorki
    40.Bütün Şiirlerinden Seçmeler - Rainer Maria Rilke
    41.Bir Elin Sesi Var - Anthony Burgess
    42.Yirmi Aşk Şiiri ve Umutsuz Bir Şarkı - Pablo Neruda
    43.Şato - Franz Kafka
    44.Yıldız Gezgini - Jack London
    45.Meczup - Halil Cibran
    46.Küçük Burjuvalar - Maksim Gorki
    47.Genç Bir Doktorun Günlüğü - Mihail Bulgakov
    48.Gitanjali-İlahiler - Rabindranath Tagore
    49.Dava - Franz Kafka
    50.Ben, Claudius - Robert Graves
    51.Ellerin Zamanlarla Dolu - Paul Celan
    52.Bir Kadının Yaşamından Yirmi Dört Saat - Stefan Zweig
    53.Deniz Feneri - Virginia Woolf
    54.Piramit - William Golding
    55.Karmaşık Duygular - Stefan Zweig
    56.Gog (I-II) - Giovanni Papini
    57.Korku - Stefan Zweig
    58.Ölümcül Yumurtalar - Mihail Bulgakov
    59.Çatal Dil - William Golding
    60.Ekmeğimi Kazanırken - Maksim Gorki
    61.Yakıcı Sır - Stefan Zweig
    62.Dr. Jekyll ile Bay Hyde - Robert Louis Stevenson
    63.Muhteşem Gatsby - F. Scott Fitzgerald
    64.Köpek Kalbi - Mihail Bulgakov
    65.Gömülü Şamdan - Stefan Zweig
    66.Olağanüstü Bir Gece - Stefan Zweig
    67.Gezgin - Halil Cibran
    68.Benim Üniversitelerim - Maksim Gorki
    69.Mürebbiye - Stefan Zweig
    70.Tanrı Claudius - Robert Graves
    71.Üç Kız Kardeş - Anton Pavloviç Çehov
    72.Ay’a Yolculuk - Jules Verne
    73.Doktor Hastalandı - Anthony Burgess
    74.Tom Sawyer’in Maceraları - Mark Twain
    75.Felice’ye Mektuplar - Franz Kafka
    76.Vişne Bahçesi - Anton Çehov
    77.Boyalı Peçe - W. Somerset Maugham
    78.Feniçka - Lou Andreas-Salome
    79.Serbest Düşüş - William Golding
    80.Ceza Kolonisinde ve Diğer Öyküler - Franz Kafka
    81.Amerika - Franz Kafka
    82.Babaya Mektup - Franz Kafka
    83.Arayışlar - Lou Andreas-Salome
    84.Dalgalar - Virginia Woolf
    85.İngiliz ve Amerikan Edebiyatında Kısa Öykünün Büyük Ustaları
    86.Ermişin Bahçesi - Halil Cibran
    87.Amok Koşucusu - Stefan Zweig
    88.Clarissa - Stefan Zweig
    89.Define Adası - Robert Louis Stevenson
    90.Bir Çöküşün Öyküsü - Stefan Zweig
    91.Anne Frank’ın Hatıra Defteri - Anne Frank
    92.Doktor Ox’un Deneyi - Jules Verne
    93.Yalnız Bir Avcıdır Yürek - Carson McCullers
    94.Seksen Günde Dünya Gezisi - Jules Verne
    95.İnsanın Esareti - W. Somerset Maugham
    96.Mutlu Prens - Oscar Wilde
    97.Alice Harikalar Diyarında - Lewis Carroll
    98.Ay Işığı Sokağı - Stefan Zweig
    99.Pinokyo - Carlo Collodı
    100.Doktor Moreau’nun Adası - H. G. Wells
    101.Duvarcı Ustası Don Gesualdo - Giovanni Verga
    102.Altıncı Koğuş - Anton Çehov
    103.Lord Jım - Joseph Conrad
    104.Mecburiyet - Stefan Zweig
    105.Artamonovlar - Maksim Gorki
    106.Görünür Karanlık - William Golding
    107.Zaman Makinesi - H. G. Wells
    108.Ottla’ya ve Aileye Mektuplar - Franz Kafka
    109.Ruth - Lou Andreas-Salome
    110.Zacharius Usta - Jules Verne
    111.Bir Kuzey Macerası - Jack London
    112.Geçmişe Yolculuk - Stefan Zweig
    113.Leonardo’nun Yahuda’sı - Leo Perutz
    114.Usta ve Margarita - Mihail Bulgakov
    115.Üç Yıl - Anton Çehov
    116.Kızıl - Stefan Zweig

    •Lütfen yazım yanlışı varsa söyleyin düzelteyim.
    •Yeni kitaplar çıktıkça düzelteceğim
  • Bilimkurgu-Çizgiroman ve Manga Etkinliği kapsamında yapacağım üçüncü incelemem olacak. İşte İnsan ile 1970’ler den, İsa’nın Çarmıha Gerildiği döneme yolculuk edeceğiz. Etkinlik Linki: ---->>> #28996895

    Bu tarz kitaplar okuduğumda aklıma hemen izlemiş olduğum birkaç film geliyor. Bu sefer de Mel Gibson’ın yönetmenliğini yapmış olduğu “Tutku - İsa Mesih'in Çilesi” filmi aklıma geldi. Film İsa’nın son 12 saatini konu alıyor. Ana karakterimiz olan Karl Glogauer meraklı bir genç. Sırf merakından ve bu olayların yaşanıp yaşanmadığını merak ettiği için 1970 yılından M.S. 29 yılına yolculuk ediyor. Bu zaman makinesinin kim tarafından, nasıl yapıldığını kitabı okuyarak öğrenebilirsiniz. Şimdi her zaman ki gibi kitabın içeriğini bir kenara bırakıyorum ve kitabın fikir olarak neler sunduğuna bir bakalım. (Arada alıntıları kullanacağım o kadar.)

    Hazırsanız başlayalım…

    Bir şansınız olsa ve geçmişe gitseniz, Tarihi değiştirmek için olaylara müdahale eder misiniz? Yoksa tarihin akışını değiştirmek tüm dünyanın ve işleyişin akışını bozar düşüncesi ile kendinizin bile sonunu hazırlayacak şeylere müdahale etmez misiniz? Bilimkurgu filmlerine bakarsak zamanın işleyişine müdahale etmek hep olumsuz sonuçlar doğurur. Bazı filmlerde ise gayet te güzel sonuçlar doğuruyor. Ana karakterimiz olan Karl ise kendi seçimini kendisi yapıyor, tabi ki yazarımız Michael Moorcock’un ellerinden. Kitap Karl’ın çocukluğu ile geçmişe dönüşünü eş zamanlı olarak sunuyor. Diyaloglar kesinlikle çok başarılı kurgulanmış. Yazarlar, inançlı olsun ya da olmasın her zaman sert eleştiriler yapabilmiştir Hristiyanlığa. Özellikle kitapların kurgularında edebiyat olsun ya da farklı tarz olsun her zaman eleştirmek için bir konu, bir diyalog yaratılmıştır. Dini sorgulayan bir çok karakter türetilmiş, hafif ya da sertlik dozu ayarlanarak bazen de ayarlanmak istenmeyerek eleştiri yapılmıştır. Geçmiş dönem de bunu yapmak daha zor olsa da özellikle 1950’ler den sonra bu biraz daha kolay hale gelmiştir.

    Bilinenin aksine, Amerika her ne kadar özgür düşünceli bir toplum da olsa, din konusunda her milletten biraz daha fazla bağnaz yapıya bürünebiliyor. John Lennon, Beatles’ın Amerika’da çok meşhur olması, turne biletlerinin çıkmadan tükenmesi, plakların milyonlarca satması ve televizyonların başında milyonlarca kişinin izlemesi nedeni ile bir yorum yapmıştır. Bu yorum tamamen Lennon’un muzip karakteri ile örtüşse de insanlar tabi ki farklı algılamıştır. Beatles “İsa” dan bile ünlü demişti. O an gülüp geçilen bu olay, birkaç gün içinde Beatles plaklarının yakılmasına, isyanların çıkmasına, tehditler almasına neden olmuştu. Öleceklerini düşündüklerini anılarında hep aktarmıştır grup üyeleri. Daha sonra ikinci bir basın açıklaması yapmış olmasına karşı olay tazeliğini korumuştur. Küçük bir açıklama bile Amerika’yı nasıl karıştırıyor bu örnekte görebiliyoruz. https://youtu.be/wfMmbXwH9xQ

    İşte İnsan, İşte İsa, İşte Çarmıh...

    Kitapta bolca İncil'den alıntılar mevcut. Bunlar olmazsa zaten kısır bir döngü olur. Incil'i hiç okudunuz ya da göz gezdirdiniz mi bilmiyorum, hikaye anlatır gibi anlatır olayları. Bir de inancınız zaten bu dine yok ise daha rahat okursunuz. Normal bir kitap okur gibi okur ve olaylara yorum yaparsınız. Okursanız bu dediğim durumu anlarsınız. Hatim etmedim ben sakin olun. :)

    —Tanrım?
    —Tanrım?
    —Tanrım?
    —Cevap Yok. (Sy.70)

    Neden cevap yok? Çünkü cevap yok. Yazarımız tabuları yıkarak ilerliyor. Her bir diyalog da bir eleştiri, bir ironi mevcut. Anlatılan ile yaşananın farklı olduğu olgusu yaratılıyor diyaloglarda. Bir sorgulama metodu kullanılıyor.

    "Bilgi korkuyu yok eder. Korku olmadan din hayatta kalamaz." (Sy.73)

    Dinlerin tarihine bakarsanız, geçmişte kaç bin peygamber geldiği konusu biraz sıkıntılı. 124.000? 420.000? Genel tavır şu oluyor; Hz. Adem başlangıç, Hz. Muhammed son. Bu peygamberlerin arasında ne kadar peygamber var muamma. Kim kesin bir sayı verirse gerçek dışıdır çünkü kitapta da bahis eder ki elini kolunu sallayan ben peygamberim diye dolaşırmış. Herkes bir şey yayma peşindeymiş anlaşılan (?!) Kur'an-ı Kerim'de ise belli başlı peygamber isimleri geçmektedir.

    "İnsanlar ihtiyaç duyduğu zaman akla hayale gelmeyecek başlangıçlara sahip büyük bir din yaratabilirler." (Sy.74)

    Roma dönemi, Putperestler, Hristiyanlık, Musevilik, Müslümanlık ve daha bir çok inanış. Her dinin bambaşka hikayesi var. O yüzden inandırıcılık konusunda sorun yaşarlar ve o yüzdendir ki insanlar tek bir dine değil bir den fazla dine kendilerine göre inanış sağlarlar. Günümüzün en moda dini aslında kapitalist düzenin sevimli inananı PARA ve Müritleri. Konuyu dağıtmadan devam edeyim ve yavaş yavaş incelemeyi sonlandırayım.

    Karl, hayal ettiğinden daha fazlasını yaşıyor ve iliklerine kadar hissediyor. Geçmişe dönüp olaylara tanık olmak yerine yaşıyor. Seçenekleri var ama ne kadarını nasıl kullanıyor, kadere mi razı geliyor, kendi kaderini mi yaratıyor? İzlemek yerine olaylara dahil mi oluyor, tarihine farklı bir dokunuş mu yapıyor? Karl'ın yerinde olsaydınız siz ne yapardınız? Bunun cevabını okuyunca vereceksiniz.

    Dini ne kadar sorgularsanız sorgulayın asla elle tutulur, gözle görülür kanıt bulamazsınız. İnançlı biri olabilmenizin tek kuralı, inanacağınız dinin size sunduklarını kabul etmek ve sorgulamamaktır. Sorgularsanız yanıtlarınız tam cevap bulamaz ve işin içine mantık girer. Mantığın girdiği yer delik deşik olur ve uzaklaşırsınız. Akıl ve bilimi kullanarak öğrenme amaçlı bir sorgulama yaparsanız belki başka cevaplarla yine inanmaya devam edersiniz. Evrim, yaratılış, kitaplar, peygamberler, inaçsızlık... Bunların tek cevabı insanın kendisidir. Neye inanmak istersen ona iman et insan. İnanmamak bile bir şeye inanmaktır. İnançsızlığın içinde bile başka bir inanç vardır, bunu bir de bu açıdan düşünün.

    Kutsal bir kitap incelemesi gibi oldu değil mi? Çünkü zamanda yolculuk edip Nasıralı İsa'yı bulmaya ve gerçek mi değil mi diye kontrol etmeye gittik.

    Daha önceki incelemelerimde de dedim yine diyeyim. “İnsan ne istediğine, ne dilediğine dikkat etmeli. “ sonuçlarını kaldıramayacağımız şeylerin peşinden gitmek; kırıcı ve ruhumuzu yok edici olaylar silsilesini başlatabilir.

    Ellerinden ve ayaklarından ve hatta fikirlerinden çivilenerek Çarmıha gerilen İsa mı? Karl mı? Biz miyiz?

    Etkinliğe yapmış olduğum üçüncü incelememin de sonuna gelmiş bulunmaktayım.

    Kitabı tavsiye eder, herkesi etkinliğimize beklerim. İyi okumalar... #28996895
  • @gulunkitapligi

    Doksan altıncı yaş gününde vefat eden Hüma, ölümünden hemen sonra okumaları için, çocuklarına, gelinlerine,damadına ve torunlarına bir defter bırakıyor , bu defterle, geçmişinde yaşadıklarını ve ailesinden gizlediği tüm sırları tek tek anlatıyor, defter Hüma'nın vasiyeti üzerine öldüğü gece onun odasında, cesedi başında yetişkinler tarafından nöbetleşe okunuyor ...

    Hüma'nın inanılmaz bir hayatı olmuş, 1912 yılında, on altı yaşından itibaren yaşadığı aşklar, yaptığı evlilikler, ilk kocası ve onun geçmişindeki erkek sevgilileri ,evet yanlış okumadınız işin içinde biseksüelliğin de dahil olduğu, tutkulu, erotizmle yoğurulmuş, karmaşık bir ilişki yumağı var, ilk evliliğinde Hüma'ya anneannesi tarafından hediye edilen ve dramatik bir hikayesi olan "Aurora'nın incileri" aslında hikayenin baş kahramanlarından biri, ve bu incilerle bağlantısı olan, kaderin bir oyunuyla tarihin sayfalarından çıkarak, Hüma'nın hayatına dahil olan, yosun gözlü bir Mihrace, Şah Nazir Han hikayeye ayrı bir renk katıyor...

    O yıllarda patlak veren balkan harbinden de alıntılarla, İstanbul, Londra, NewYork arasında inanılmaz tarihi bir yolculuk yapıyoruz , bir kadının kendi ailesine geçmişini anlatırken, ilişkilerinde yaşadığı erotizmi tüm ayrıntılarıyla anlatması, bazı okuyucuları rahatsız edebilir, zira büyük bir cesaret, ama asıl cesaret Hüma'nın ilişkilerinde korkusuzca yaşadıkları, yalnız defterin sonunda özellikle bir kişiye notu var,yirmi beş yaşındaki küçük torunu Hüma'ya..

    Ailesinde kendisine en çok benzeyen ve özel bir sevgi beslediği torununa, tarihe bir yolculuk yapmasını söylüyor, bir banka kasasında sakladığı bir başka defterin anahtarını bırakıyor, torunu Hüma babaannesinin geçmişine, onun yaşadığı şehirlerden başlayarak ikinci bir yolculuğa çıkıyor, yani ikinci kitapta çıkacak :)

    Kitabın tek eksisi bazı bölümlerin fazla uzatılması,', farklı bir kurgu, farklı bir hayal dünyası sizi bekliyor, Nermin Bezmen gerçekten harika bir yazar :)
  • Kurt Seyt & Murka kitabı 1924 yılında bıraktığımız yerden devam ediyor,bu sefer hikaye 1945’lere kadar uzanıyor, Shura’dan kalan boşluğu Mürvet ile yani Murka’sı ile doldurmaya çalışıyor Seyit, onunla bir aile kuruyor, Kurt seyit çok zeki ve çok çalışkan bir adam, hani taşı sıksa suyunu çıkarır derler ya, bu söz tam Seyit için söylenmiş

    İstanbul’a ilk geldiğinden çok farklı bir Seyit çıkıyor karşımıza, içindeki vatan hasreti, sevdiklerinin özlemi yakıp kavuruyor o hisleri baki, ama hayatın zor şartları karşısında çok çetin savaşlar veriyor, adeta yoktan var ediyor yeni hayatını, onun bu azmini, her şeye rağmen mutlu olma çabasını gıpta ile okudum, dürüst olmam gerekirse Murka ile olan ilişkisi Seyit’i çok fazla zorladı..

    Murka’nın yaşının küçük oluşumu desem, yaşadığı hayat tarzımı desem, Seyit ile o kadar zıttı ki, keşke farklı bir yol ya da farklı birini mi seçseydi diye düşünmeden edemedim, Kurt Seyit, tüm hayatını, üzülerek ve hayranlık duyarak, okuduğum, acılarını en derinden hissettiğim bir insan oldu, fakat hayatı boyunca ona yakıştıramadığım tek bir şey yaptı, oda sonu oldu zaten, böyle bir adam ve böyle bir son ne desem bilemedim

    Savaşın yaşattığı acılar, binlerce insanın ölümü, kayboluşu, köklerinden ailelerinden uzaklara sürgün edilişi, insanı derinden etkiliyor, kitapların adını her duyduğumda, kapaklarına her baktığımda, sayfalarının kokusunu her aldığımda, burnumun direği sızlar, yaşananların gerçek oluşu, o kadar etkiliyor ki insanı, keşke o zaman dilimine, onların yanına bir yolculuk yapabilseydim dedim okudukça…
  • Bir alan ve birkaç caddeden oluşan küçük bir kentte neden sınırlanmadı yaşamım.
  • Küçük bir çocukla uzun yolculuk esnasında şarkı düşünürken, aklımdan geçen şarkı ‘çemberimde niloya’