Karton duvarların ardında saklı içine küf ve kir sinmiş sözde dünyaların göğe vuran devasa gösterişli yansımasının saman alevi olduğunu fark edecek kadar akıllıdır bazıları. Yüreği olan meydana buyursun. Ama henüz çıkabileni görmedik. Arkadan iş çevirenin ise haddi hesabı yok. ~my
Hayata Dair
Talihsiz adam
Gün, gün ölüyorlar. Ben ölünceye dek devam edecek ölümleri. Her biri, ölümü biraz daha yakınıma yıkıp ölüyor.
Yüzümüzde belirgince dolaşan gece rüzgarı Tek başına öylesine parlayan yıldız... arzulanan sessizliğin kan götürmez gövdesi... müziğin avuntuya döşek açan ritmi... ölemiyoruz abdurrahman.. senin Allahına mahcup oluyoruz her fırsatta... yaradandan saklamaya çalıştığımız yaralarımız eyyüp sabrı nedir bilmiyor... İnsan nankör. İnsan ilk fırsatta çirkinleşmeye tav... Nefsimiz de pas veriyor şu yanaklarımızı yalayan gece rüzgarına... gece, kimine bihod karanlıkları, kimine yar aydınlığı sarılmanın sandığında... Yazmayı doktor edindiğimizden beri hatrı sayılır bir şeyiz kendi insafımızda...neden sevmiyorlar insanlar, insanları bir şeylemeyi... niye acziyet daha süslü geliyor öfkeyle hediye edilen kelamlarda... Gitmek güneşe çıkarılmayan küf kokusu. Karışmak hırçınına bir sektenin... Kalbimizden geçiyor ne varsa.. her ne geçiyorsa kalbimizde izleri. Ölemiyoruz.. Allaha mahçup kalıyoruz etimizden kemigimizden ve çok sevgili nefsimizden....
El sürme , küf yeşili yalnızlığa
“Yoldaşlar, ölürsem o günlerden önce yani, Anadolu’da bir köy mezarlığına gömün beni ve de uyansın üstümde bir çınar…”
Biz ruhu, derinliği arıyoruz. Kendi kendimin duygusal solistliğini yapmak istemiyorum. Anatomi mi istiyorsunuz? İşte size anatomi: Bedenim burada, etim burada, peki can veren nefes, bilgi veren düşünce nerede? Bu hatıra tozlarının, çekmecelerde kalan pılı pırtının, üzerileri neredeyse on yıllık küf tutmuş bu kağıtların arasında mı? Aramayın, orada değiller. Giovanni Papini, Bitik Adam
Alıntı