Hak ayan beyan ortaya çıktıktan sonra hakka uyup uymama konusunda tereddüte sevk eden düşünce ve hak üzerinde karar kıldıktan sonra yeni arayışlara girmek için yapılan sorgulama hidayete değil, dalalete aracılık eder.
...
Çünkü hakikati bulduktan sonra insanın yapması gereken aramak değil, yaşamaktır.
Şimdi sünnet deyince ne anlıyoruz? Sünnet, sadece öğle namazının farzından önceki dört rekâtlık, sonrasındaki iki rekâtlık namaz değildir. Sevmek sünnettir, saygı duymak sünnettir, sadakat, tebessüm, iyi niyet, hasbilik, vefa, tahammül, diğerkâmlık sünnettir. Bizler sünnetin psikolojik boyutunu ıskalıyoruz. Aslen sünnet bir iç mimari, bir ruh inşası ve inkılabıdır. Ve bu inkılabı davranışlar dünyasında tecelli ettirmektir. Sünnet içi dışının hilafına olmamak; hem zahirin hem de bâtının istikamet üzere olmasıdır.