Elif, bir alıntı ekledi.
11 May 00:03 · Puan vermedi

Masada çizilen ülke bayrakları
Bir şeye dikkat ediniz: Ürdün, Irak, Suriye... aşağıya doğru inin: Bahreyn, Suudi Arabistan hariç oradaki ülkelerin tamamının bayrağı aynıdır. Birinde kartal çift başlıdır, birinde üç başlıdır, birinde alt çizgi yeşildir, birinde üst çizgi yeşildir. Tenezzül edip on tane farklı bayrak yapalım da dememişlerdir. Bir bayrakta seninki gri, benimki sarı, öbürününki yeşil; aynı yani. Bayrakları da kendileri belirlediler.

Haritayı koydular önlerine. Çocukların deniz kenarında kumdan kale yapıp sonra yıkmaları gibi topraklarımızı bize bölüştürdüler. Babamız olan halifeyi öldürtünce tabi, çocuklar kavga etmesin diye babadan kalan toprakları bölüştürdüler. Öyle bölüştürdüler ki insanlığın iki bin sene ömrü olsa bu haliyle komşuların birbirine selam vermeleri mümkün değil. O şekilde planlı, kavga hiç bitmeyecek şekilde bölüştürdüler. Bölüştürürken tenezzül edip "herkes kendi bayrağıni bulsun" bile demediler.

Bu Çağa Rapor, Nureddin Yıldız (Sayfa 60)Bu Çağa Rapor, Nureddin Yıldız (Sayfa 60)
MAVİ DÜŞ - OKURGEZER, bir alıntı ekledi.
27 Nis 10:39 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 7/10 puan

Biliyor musun? Sen bir dahi olarak gelmiştin dünyaya.Tüm dahiler gibi sana göre de imkansız hiçbir şey yoktu,ta ki o güne kadar...Babanla,parkta kumdan kale yapıyordunuz.O esnada bir uçak geçiyordu parkın üzerinden.Sen uçağı göstererek "Baba onu bana al!" demiştin.5 yaşındaydın.Baban gülmüştü."Gel yavrum sana gofret alayım!" demişti.Sen "Hayır,Ben uçak istiyorum!" diye diretmiştin.Çok direttiğin için baban sana oyuncak bir uçak almıştı.Halbuki sen o gün oyuncak uçağı kastetmemiştin.Sana göre o uçan şey birilerinin babasına aitti ve onu senin baban da alabilirdi.Senin için imkansız olan hiçbir şey yoktu;ama baban için bu imkansızdı.Çünkü yıllar önce o da babasıyla parka gittiğinde babası ona uçak yerine şekerleme ısmarlamıştı.İşte böyle dostum henüz 5 yaşındaydın,sana imkansızı öğrettiklerinde.

Sadece Aptallar 8 Saat Uyur, Erdal Demirkıran (Sayfa 193 - Kashma)Sadece Aptallar 8 Saat Uyur, Erdal Demirkıran (Sayfa 193 - Kashma)

Kağıttandır bizim gemilerimiz. Ufak ufak gemiler yaparız biz hayallerimizi, düşlerimizi, dertlerimizi, keyiflerimizi taşısın diye. Kağıttan gemiler yaparız, ve usulca bırakırız içine yüreğimizi… Kağıttan gemilere teslim ederiz biz yaşamlarımızı…

Kalelerimiz ise kumdandır bizim. Kaleler yaparız, yürek kovalarımızı doldurdukları kumları umutlarımızla ıslatarak. Bazen kocaman, bazen küçücük, kaleler yaparız, yanı başında duran uçsuz bucaksız denize, amansız dalgalara meydan okurcasına.

Bazılarımız saklar kağıttan gemilerini, suya sokmaz, batar diye, suya soksa bile içine bir şey koyamaz korkusundan. Diğerlerimiz kumdan kale yapanlara güler, “ne diye uğraşıyorsun” der, “ne diye uğraşıyorsun, nasıl olsa bir dalgada yıkılacak, belki de bir ayak darbesiyle. Hiç biri olmazsa güneş kurutacak kumları, ve dağılacak bu kadar uğraşarak yaptığın kalen…”

Diğerlerimiz cesaret eder sonunda bir kağıttan gemi yapmaya, kumları kovasına doldurup da bir kale inşa etmeye… Ama onlara bütün hayallerini, rüyalarını, hayatını yüklediğini sanır. Ve su değip de dağılınca kağıttan gemisi, ve dikkatsiz veya acımasız bir ayak basınca kalesine, bir daha affedemez, ne ayağı, suyu, ne kendisini. Nasıl bu kadar aptal olabildim der, kağıttan bir geminin yüzmeyeceği belliydi, bunu nasıl yapabildim, o kadar hayali, rüyayı, umudu, öpücüğü bu gemiye ben nasıl koyabildim der. Alçak, der, nasıl bastın o özene bezene yaptığım kaleme. Bir daha ne gemi yapar, ne kale...

Alıntı.. :)

Hamdi ÖZYURT, bir alıntı ekledi.
16 Mar 13:18 · Kitabı okudu · İnceledi · 6/10 puan

Binayı sağlam zemin üzerine kurmazsanız yanlışlar zinciri çatıya kadar devam eder ve hafif bir rüzgarda bile kumdan kale misali yıkılır...!!!

Çelik Çekirdek, Şamil Tayyar (Sayfa 356)Çelik Çekirdek, Şamil Tayyar (Sayfa 356)
Şeyma, bir alıntı ekledi.
 12 Mar 16:20 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Tüm her şey kumdan bir kale gibi yıkılıp gitmeseydi, belki de yıkılan kişi tam da kendisi olacaktı.

Vejetaryen, Han Kang (Sayfa 155 - undefined)Vejetaryen, Han Kang (Sayfa 155 - undefined)
Lord Among Wolves, bir alıntı ekledi.
18 Şub 10:08 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Hamsinin H’si ‘HEDEF’tir. Bir insanda, bir toplumda, bir nesilde hedef yoksa başarı da yoktur. Hangi dalda olursa olsun, hangi milletten olursa olsun başarmış insan görürseniz, o başarının sonundaki sır mutlaka ilk önce hedefte kaynaklıdır. Tabi ki hedef tek başına bir şey ifade etmez.
Bunun için hamsinin ikinci harfi olan A’ya ihtiyacımız var. Hamsinin A sı ‘AZİM’i oluşturuyor. Hedefe varabilmek için azim ve gayretli olmak gerekir. Azim ve gayret olmadan hedefe varacaklarını düşünenlerin ömürleri kuru bir hayalin peşinden koşmakla geçer.
Hamsinin M’si ‘MÜCADELE’dir. Ortadan engelleri kaldırır. Yani azmetmek yetmez. Bir de donanımlı olmak ve mücadele etmek gerekir.
Dördüncü vazgeçilmez maddemiz S’dir. S’nin dilimizdeki ve tarifimizdeki yeri; ‘SEBAT’tır. Sebat yani sabır… Bütün bunlar bir bir gerçekleşse bile bütün ruhi ve kalbi dinamitleriyle geleceğe kilitlenmiş ideal insanda sebat yoksa en zayıf anda emek ve gayretlerin boşa çıkabileceği acemi, hırs ve kin dolu yanlış hamlelere, o güne kadar yapılanları kumdan bir kale gibi negatif dalgalarla karşı karşıya maalesef getirir.
İ harfi bu tarif içerisinde ‘İSTİKRAR’ı temsil ediyor. Ama merak etmeyin bütün bunlar varsa ortada istikrar var demektir. Bütün bunlardan sonra istikrar, işin ipinin Allah’ın kudret elinde olduğunun da deklaresidir.

Duyarlı Gencin Başarı Rehberi, Sıtkı AslanhanDuyarlı Gencin Başarı Rehberi, Sıtkı Aslanhan

DIŞTAN İÇE
Bir gemi geçti içimden
Sense
Geçmemiş gibi durayım istiyorsun.

İçimden bir gemi geçiyor hala
Çapası kazıya kazıya en diptekileri
Pervanesine neler takıyor bir görsen
Cerrahın elinde kalmış gibi
Her yer parça pinçik
Bense şarkı söylüyorum gözlerimle.

Tarlağa toprağa çapa
Kumsalda çocuğun küreğinde kumdan kale darbesi.
İnşaatında binanın kerpiç sıva
Sırtında pulluk köylünün
Gözündeki çapağı oyan bir çocuk eli.
Merdane sağdan sola temizliğe
Yerlere pas pas çeken müstahdem.
Bir dönme dolap dönüp aynı yere gelirken
İşte içimde bir gemi pervanesi
Her şeyiyle dıştan içe.

Jehan Barbur

Epiphanot, bir alıntı ekledi.
 28 Oca 13:33 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

92.Bölüm
"...Aslına bakarsak, hücrelerin yaşam biçimi oluşturacak şekilde dizilmesi, entropi kanunuyla ters düşer."
"Entropi." Edmond güzel bir sahilde ekrana gelmişti. "Entropi aslında eşyanın birbirinden ayrıldığını söylemenin süslü yolu. Bilim dilinde, 'Organize sistemin bozulması kaçınılmazdır,' deriz." Parmaklarını şıklatınca ayaklarının dibinde kumdan bir kale belirdi. "Milyonlarca kum tanesini bir kale oluşturacak şekilde düzenledim. Bakalım evren bununla ilgili neler hissediyor." Saniyeler içinde gelen dalga kaleyi yıktı. "Evet, evren düzenlenmiş kum tanelerimi saptadı ve onları düzensizleştirerek sahile saçtı. Burada entropi iş başında. Dalgalar asla sahile vurup kumları kale oluşturacak biçimde düzenlemez. Entropi yapıyı bozar. Evrende asla kendiliğinden kumdan kaleler belirmez, sadece yok olurlar."

Başlangıç, Dan BrownBaşlangıç, Dan Brown