• ''tanrı bir ürpertidir her çocuğun yüreğinde''
    1
    ''ey insanlar
    ey gecede unutulmuşluğumun yargıçları
    iğrenerek öpüyorum parmaklarınızı
    iğrenerek. hepinizi kucaklıyorum ilkin
    ağzınızı dudaklarınızı dişlerinizi öpüyorum
    bilmiyorsunuz. ben kendimi öpüyorum''

    2
    ''kural tanımayan sevgim benim
    aykırım fizikötem doğaüstüm yanlışlığım
    aşkım. sevgili yanılgım benim başyargıcım
    nefretim nefretim nerdesin

    kalbim
    bir gün elbette sana hükmedeceğim''

    3
    ''ve bir gün elbette yıldızları sayacağım

    -gelin kucaklayın beni. yıldızları sayamıyorum.''

    Arkadaş Zekai Özger
  • -Yere Düşen Yiyeceğe İlk 5 Saniyede Bakteriler Bulaşamaz mı❓

    Yiyecek yere düştükten sonra hemen al, üfle, ye. Bir şey olmaz, 5 saniye geçmeden bakteriler yiyeceğe bulaşamaz. Bir yiyecek yere düştükten sonra 2-3 saniye içerisinde alıp yersen sorun olmaz, o kadar kısa sürede bakteriler bulaşamaz.
    GERÇEK Mİ ?
    Gerçek Ne?
    Bir cisim yere düştükten sonra sadece 1 saniye içerisinde bile, yüzeydeki bakteriler o cisim üzerine yerleşebilir.
    İddianın Kökeni
    İddianın kökeni Cengiz Han zamanına kadar gitmektedir. Cengiz Han'ın, yere düşen yiyeceklerin ilk 12 saat içinde yenebileceğini iddia ettiği söylenir. Bu kural, her kültürde kendine farklı şekillerde yer bulmuştur.
    Bilgiler
    Bu mit, Illinois Üniversitesi'nde staj yapan Jillian Clarke tarafından 2003 yılında konu olarak incelendi. Clarke, E.coli bakterileri ve envai çeşit yiyecekle yaptığı deneylerin her birinde, bakterilerin 1 saniye içerisinde yiyecekleri kontamine ettiklerini ortaya çıkardı. Elbette ki bu bulaşma, çok yaygın değildi; ancak yerdeki bakterilerin yiyeceğe geçmesi için 1 saniye yeterli bir süreydi, bu ortaya çıkarıldı. Bu bulgu ile Clarke 2004 yılında Halk Sağlığı dalında Ig Nobel Ödülü'ne (Nobel Ödülü ile dalga geçen, "gereksiz" keşiflere verilen bir ödül) layık görüldü.
    Mayıs 2007'de Clemson Üniversitesi'nden bir grup araştırmacı, aynı deneyi Salmonella bakterileri ile yaptılar ve 5 saniye yerde kalan bir yiyeceğe bu süre içerisinde 8.000 civarında bakteri bulaştığını ortaya çıkardılar. Yerde 1 dakika kalan bir yiyecek üzerine ise 80.000 civarında bakterinin yerleştiğini gösterdiler.
    Farklı yüzeylerde, farklı miktarlarda bakteri bulunsa da, sürekli temizliyor olsanız bile klozetinizin ağız kısmında her an, sadece 1 santimetre karelik alanda 400 civarında bakteri, havada ise 1 santimetre küplük hacimde 100.000 bakteri bulunmaktadır. Dışarıda gezerken, kadınların elinde sürekli tuttukları cüzdanların yüzeylerinde ise toplamda 6.7 milyon bakteri bulunduğu ortaya çıkarılmıştır (bakterilerin verilen sayıları, koşuldan koşula değişmekle beraber, bu sayılar normal yaşam ortamlarından edinilen bilimsel istatistiklere dayanmaktadır).
    Neyse ki, Evrimsel Biyoloji'nin ışığı sayesinde biliyoruz ki, savunma sistemimiz sürekli olarak bu bakterilere ve bu bakterilerin geçirdikleri sürekli evrim ile mücadele etmek amacıyla değişmekte, gelişmekte, evrimleşmektedir. Ancak bakterilerin evrim hızına yetişemediğimizde veya başka etmenler etkisi altında savunma sistemimiz zayıfladıysa, bakterilere yenik düşer ve hasta olabiliriz (her bakterinin hastalık yapıcı olmadığını unutmayınız).
  • Kural 1:Neleri kontrol edebildiğinize odaklanın.

    Kural 2: En nihayetinde kontrol edebileceğiniz her şey, sizin ruh halinizdir.

    Kural 3: Kontrolünüzün ötesindeki şey kaderdir. Ve kader seni ilgilendirmez.

    Epikuros
  • Nasıl yaptığınızın önemi yok, önemli olan tek şey, iyi yapılan bir işi değerlendirdiğinizi göstermek için çaba harcamanız.
  • Ol emri! Nin çıkış noktasını kendi aklımın içinde aradığım için sapmalardaydım.
    Asıl iman Yaratıcı'ya Allah'a sadece, ol emri ile böylesine kusursuz işleri yaptığını idrak eden akla uymak.
    Kural basit artık, anlamak icin;
    Emri veren Bilgi'yi yaratan kişi.
    Görmeden tanımadan anlayamacagin akılla sorgulamak saçma. Sonuç yok.
    Cüz i bilginin varlığına şahidim ki kalktım geldiği yeri nasıl geldiğini benim için bana verilmiş kadarıyla aradım. Oysa Kainat ve fazlası bu bilginin dışında, Büyüklüğüne akıl ermeyen Allah'ın mevcudiyet ini sorgulamaya kalkıştığımı fark etseydim kendime bu işkenceyi çektirmezdim.

    Küçük bir kıza düşüncelerimi görebilmesini nasıl anlatabilirdim.Sesi ve dusunceleri ona nasil gosterebilirim. Hayal kurarken gorduklerini gormemi istediginde.Benden zihnimi görmeyi istemesine... Ben ve insanlar biz kendini bilen değil tanıyan varlıklarız, Lue
    Bu istekleri ancak kendini bilen biri karşılayabilir.

    SC. 3,3'
  • Ikigai bize 10 kural öneriyor:
    1-Her zaman aktif kalın.
    2-Aceleci olmayın.
    3-Midenizi tıka basa doldurmayın.
    4-Çevrenizde iyi arkadaşlarınız olsun.
    5-Gülümseyin.
    6-Şükredin.
    7-Anı yaşayın.
    8-Egzersiz yapın.
    9-Doğayla ilişki kurun.
    10-Ikigainizi takip edin.
  • Şimdi ülkede 3 türlü okuyucu var. Kitapları sevenler ve filmlerinden o tadı alamayanlar. Kitabı sevmeyip aynı kitabın filminden zevk alanlar. Bir de önce filmi seyredip sonra şunun kitabını bir okuyayım diyenler var. Eh, bizim de hangi grupta olduğumuzun anlaşılmaması söz konusu değil. :)
    Bizim çocukları kurtaranların düştükleri durum, diğer labirentten gelenler, Aris ve yaşananlar. Tam da bizimkiler sevinirken bu sefer de gelen adam onlara deneyin devam ettiğini ve ikinci aşamanın kitabın da isminden anlaşıldığı üzere Alev Deneyleri olduğunu söylüyor.
    Kural yok. Biraz erzak ile 160 km yolu hiçbir yardım olmadan geçecekler ve tedavi olup kurtulacaklar. Bu işkence de bitecek ama bu 160 km de onları bekleyen neydi soruları akılları zorluyor.
    Fırtına, Şimşek, Çöl, Jorge, Brenda, Kafa Yiyen Gümüş Toplar vs derken oldukça heyecanlı sahnelere konu oluyor kitabımız. Ben beğendim. Tabii ki ilk kitap kadar değil ama finalde gelecek kitap adına hafızaların geri verilmesiyle uygulanacak testten bahsedildiğinde Ocak’ın sonunda vizyona giren sol filmi de (Ah, tabii ki seyrettim) düşünerek; keyifli okumalar diliyorum. Filmini de seyretmenizi tavsiye ediyorum..