Kuran Topluluğu

Kuran Topluluğu
@kurant
Online derslerimize davetlisiniz;
- Pazartesi 21:00 - Kur’an kavramları Çarşamba 21:00 - Tefsir Okumaları * Google Meet üzerinden yapılmaktadır. * Hanımların katılımına uygundur * Ücretsizdir * Dersin linki 5 dk önce wp üzerinden gönderilmektedir.
Alıntı
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
HER GÜN BİR HADİS -8-
- Kıyamet günü insanların bana en yakını, bana en çok salavât getirendir. (Tirmizi.) - Rasulullah’a (sav.) salavât getirmek, ona olan sevgi, bağlılık ve vefanın bir göstergesidir. Salavât, sadece dil ile söylenen bir dua değil; aynı zamanda onun örnekliğini hayatına taşımaya yönelik bir niyet ve gayrettir. Bu sebeple; çokça salavât getiren kimse, O’nunla manevi bağını güçlendirmiş olur. Kıyamet gününde Peygamberimize (sav.) yakın olmayı arzulayan müminler, salavâtı dillerinden düşürmemeli; bunun yanında O’nun mübarek sünnetine uymaya, ahlâkını yaşamaya ve getirdiği dine samimiyetle bağlı kalmaya da özen göstermelidir. Çünkü gerçek sevgi, kuru sözle değil, yaşantıyla ortaya konur.
Bir soru;
- İslam’ı ilk defa işitenler önce bir durum düşünürken Hz. Ebubekir (ra.) neden işitir işitmez teslim olmuştu? Onu diğer sahabilerden ayıran en temel fark nedir?
Alıntı
HER GÜN BİR HADİS -7-
Allah, kulunun bir şey yiyip içtikten sonra hamdetmesinden hoşnut olur. (Muslim.) - Yemek ve içmek, çoğu zaman sıradan görülen nimetlerdir. Oysa bunların her biri Allah’ın kullarına olan rahmetinin bir tecellisidir. Kulun yedikten ve içtikten sonra Allah’a hamd etmesi, nimetin gerçek sahibini unutmadığını, şükrünü söz ve kalbiyle ifade ettiğini gösterir. Hamd etmek sadece bir teşekkür cümlesi söylemek değil, nimetin kıymetini bilmek ve onu Allah’ın razı olacağı şekilde kullanmaya niyet etmektir. Böyle bir şükür, kul ile Rabbi arasındaki bağı güçlendirir, nimetin bereketini artırır ve insana sahip olduklarının bir hak değil, ilahî bir lütuf olduğunu sürekli hatırlatır.