Giriş Yap
I. Dünya Savaşı 'ndan yenik çıkıldıktan sonra ülkedeki Alınan asker ve sivil tüm uzmanlar sınırdışı edildi. Kısa bir aradan sonra, genç Türkiye'nin de asker-sivil alman uzmanlardan yararlarıma yoluna gittiğini görüyoruz. Almanya'nın savaştan sonra silahsızlandırılması üzerine işsiz kalan birçok alman subay başka devletlerin hizmetine girmişti. 1924-33 arasında Weimar cumhuriyetinin Türkiye cumhuriyetine gönderdiği büyükelçi Rudolr Nadolny'nin anılarından. Bu dönemde Türk kara ve deniz kuvvetlerinde alınan subay­larının danışman olarak çalıştığını öğreniyoruz. Hatta Dışişleri bakanının kendisinden istihbarat örgütlenmesinin yeniden organizasyonu için Almanya'dan isim de vererek bir uzman istediği­ ni (albay Nicolai) ve bu uzmanın Ankara'ya gelip kuruluş faaliyet­lerinde görev aldığını yazıyor"_ ( Rudolf Nadolny, "Bir diplamatın anıları", Cumhuriyet-Hafta(, derlcyen: Sezer Duru. 1 -7 Mayıs 1992, S. 15.)
Reklam
Kurtuluş Savaşı'nda Atatürk Ankara'ya geldiği zaman, ben 18-19 yaşlarında bir delikanlıydım. Babamın yanında ticaret işlerine başlamış, iş hayatına atılmıştım. Savaş yıllarını ve Cumhuriyet'in kuruluş heyecanlarını Atatürk'ün Ankara'sında yaşadım. Devleti kurduktan sonra hemen kolları sıvayıp ekonomik bir savaşı başlatan yine o büyük liderdi. Atatürk zaferin ancak böyle tamamlanacağına inanıyor, hepimize aynı inancı aşılıyordu. Savaşın hemen sonunda, 1923 başında İzmir'de topladığı İktisat Kongresi, onun ekonomik güce ne ölçüde önem verdiğinin en açık ifadesidir. Sanayi kurmak için ne müteşebbis, ne sermaye, ne de teknik eleman vardı. Bütün bu yokluklar onu yıldırmadı. Atatürk gibi bir lider için umutsuzluk diye bir şey yoktur. Askeri alanda olduğu gibi, ekonomik alanda da umudu yaratmasını bildi. Kamu iktisadi teşekkülleri (KİT) onun eseridir.
Nazi İdeolojisi ve Yabancı Gönüllüler Nazi ırk ideolojisinin katı kuralları, her isteyenin Alman saflarında savaşmasına müsaade etmiyordu. Yabancıları bünyesinde barındırabilen Silahlı SS bile, yedek kuvvetlerini sadece Kuzeyli halklardan seçebilmekteydi. Söz konusu Slav ve Asyalı Doğu halkları olunca, Alman Ordusunun bu kişilerin kendi saflarına katılmasına izin vermesi mümkün değildi. Almanların ordudaki yabancılara karşı tutumu, bazı kriterlere bağlı olarak gelişmiştir. Öncelikle, askerin “milliyeti” önemli idi. Bu, Alman belgelerinde geçen “ırksal saflık” kavramına tekabül etmekteydi. İkinci kriter, Alman Ordusu tarafından güdülen siyasî amaçlar ve o askerin tâbi olduğu milletin siyasî liderinin kim olduğuydu. Üçüncü belirleyici kriter ise, biraz faydacı bir yaklaşım olmakla birlikte, askerin Alman Ordusunun hangi kısmında görev yapacağı idi. Son olarak, Alman komutanlar yabancı gönüllü birliklerin "savaşma kabiliyetine" bakıyorlardı. Özellikle Sovyet vatandaşı savaş esirlerinden Alman Ordusunda savaşacak askerî birlikler (lejyonlar) oluşturulmasında Alman yöneticilerin güttüğü siyasî amaçlar, Nazi siyasetine alışık Alman subaylar tarafından tam olarak anlaşılamamıştır. Bu subaylar, ilerleyen yıllarda bile Nazi irk ideolojisinin etkisi altında Doğulu lejyonerleri aşağılamaya devam etmişlerdir. Albay Ralph von Heygendorff'unraporuna göre, bazı Alman komutanlar Almanca anlayan Türk subayların önünde açıkça Doğulu halklardan kurulmuş bulunan birliklerin asıl görevinin “cephede değerli Alman kanının dökülmesini engellemek” olduğunu söylemekten çekinmemişlerdir. Doğu Cephesi'ndeki “Merkez Ordular Grubunda (Heeresgruppe Mitte)" bir piyade alayının komutanıydı. Bu görevi 22 Eylül 1942'de Rembertow'daki “Doğu Lejyonları Kuruluş Karargâh Komutanı (Kommandeur des Aufstellungsstabes der Ostlegionen)” olarak atanmasına değin sürdürdü. 20 Nisan 1943'te Gönüllüler Kadro Tümenleri (FreiwilligenStammdivisionen) Komutanlığı görevine yükseltilen Heygendorff, 1 Şubat 1944'te Alman Kara Kuvvetleri Gönüllü Birlikleri Komutanlığına (Kommandeur der Freiwilligenverbände des OKH) getirildi. Heygendorff, 21 Mayıs 1944'ten itibaren 162. Piyade Tümeni'nin komutanı oldu. Bkz: Thorwald, Die Illusion, s. 135; Werner H. Krause, Verschmähte Waffenbrüder: Die Tragödie der Ostvölker 1941 -1945. Aus dem Nachlass des Militärattachés und Generals Ernst Köstring (Stegen: Druffel & Vowinckel-Verlag, 2010), ss. 358-359. 39 Thorwald, Die Illusion, ss. 136-137.
Nazi İdeolojisi ve Yabancı Gönüllüler Nazi ırk ideolojisinin katı kuralları, her isteyenin Alman saflarında savaşmasına müsaade etmiyordu. Yabancıları bünyesinde barındırabilen Silahlı SS bile, yedek kuvvetlerini sadece Kuzeyli halklardan seçebilmekteydi. Söz konusu Slav ve Asyalı Doğu halkları olunca, Alman Ordusunun bu kişilerin kendi saflarına katılmasına izin vermesi mümkün değildi. Almanların ordudaki yabancılara karşı tutumu, bazı kriterlere bağlı olarak gelişmiştir. Öncelikle, askerin “milliyeti” önemli idi. Bu, Alman belgelerinde geçen “ırksal saflık” kavramına tekabül etmekteydi. İkinci kriter, Alman Ordusu tarafından güdülen siyasî amaçlar ve o askerin tâbi olduğu milletin siyasî liderinin kim olduğuydu. Üçüncü belirleyici kriter ise, biraz faydacı bir yaklaşım olmakla birlikte, askerin Alman Ordusunun hangi kısmında görev yapacağı idi. Son olarak, Alman komutanlar yabancı gönüllü birliklerin "savaşma kabiliyetine" bakıyorlardı. Özellikle Sovyet vatandaşı savaş esirlerinden Alman Ordusunda savaşacak askerî birlikler (lejyonlar) oluşturulmasında Alman yöneticilerin güttüğü siyasî amaçlar, Nazi siyasetine alışık Alman subaylar tarafından tam olarak anlaşılamamıştır. Bu subaylar, ilerleyen yıllarda bile Nazi irk ideolojisinin etkisi altında Doğulu lejyonerleri aşağılamaya devam etmişlerdir. Albay Ralph von Heygendorff'unraporuna göre, bazı Alman komutanlar Almanca anlayan Türk subayların önünde açıkça Doğulu halklardan kurulmuş bulunan birliklerin asıl görevinin “cephede değerli Alman kanının dökülmesini engellemek” olduğunu söylemekten çekinmemişlerdir. Doğu Cephesi'ndeki “Merkez Ordular Grubunda (Heeresgruppe Mitte)" bir piyade alayının komutanıydı. Bu görevi 22 Eylül 1942'de Rembertow'daki “Doğu Lejyonları Kuruluş Karargâh Komutanı (Kommandeur des Aufstellungsstabes der Ostlegionen)” olarak atanmasına değin sürdürdü. 20 Nisan 1943'te Gönüllüler Kadro Tümenleri (FreiwilligenStammdivisionen) Komutanlığı görevine yükseltilen Heygendorff, 1 Şubat 1944'te Alman Kara Kuvvetleri Gönüllü Birlikleri Komutanlığına (Kommandeur der Freiwilligenverbände des OKH) getirildi. Heygendorff, 21 Mayıs 1944'ten itibaren 162. Piyade Tümeni'nin komutanı oldu. Bkz: Thorwald, Die Illusion, s. 135; Werner H. Krause, Verschmähte Waffenbrüder: Die Tragödie der Ostvölker 1941 -1945. Aus dem Nachlass des Militärattachés und Generals Ernst Köstring (Stegen: Druffel & Vowinckel-Verlag, 2010), ss. 358-359. 39 Thorwald, Die Illusion, ss. 136-137.
Reklam
Alman Saflarındaki Lejyonerler TÜRKİSTAN LEJYONU ve Kafkasya Müslümanları Lejyonu'nun kurulması ile özel olarak görevlendirilmiş savaş esiri komisyonları veya resmî belgelerde geçen adlarıyla "Eleme Komisyonları” 13 Ocak 1942'den itibaren çalışmalarına başlayacaktır. Bu komisyonlar hem Alman Silahlı Kuvvetleri sorumluluğu altındaki savaş esiri kamplarında Silâhlı Kuvvetler Genel Dairesi (OKW / Allgemeines Wehrmachtamt) çatısı altında, hem de Alman Kara Kuvvetlerine bağlı savaş esiri kamplarında Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Genel Karargâh Komutanlığı (OKH / Generalquartiermeister) çatısı altında çalışacaklardır. 18 Şubat 1942'den itibaren Rembertów'daki (ve 1942 yazından itibaren Radom'daki) Türkistan Lejyon birliklerinin taliminden sorumlu makam, Doğu Lejyonları Kuruluş Karargâhı olacaktır. Savaş esirlerinden ve Kafkasya ile Merkezî Asya halklarından Lejyon bünyesine asker alma faaliyetleri “Organizasyon Karargâhı K” isimli özel bir birim daha kurulmuştur. Bu özel birimin organizasyonla ilgili görevleri de vardır: Birim, etnik Rusları özel bir birlik tarafindan yürütülmektedir. Ayrıca, bu karargâhın sorumluluğu altında, kamplardaki savaş esirleri arasında propaganda faaliyetleri yürütmek maksadıyla özel bir birim daha kurulmuştur. Bu özel birimin organizasyonla ilgili görevleri de vardır: Birim, etnik Rusları Türkistanlılar ve Kafkasyalılardan ayırıyordu.
Reklam
2
53
528 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42