• 28 Mayıs 1453 Pazartesi.

    Osmanlı ordusu kuşatmayı başarı ile tamamlamak için son hazırlıkları yaparken Bizanslılar ise hâlâ can havliyle surları tamire çalışıyorlardı. Şehir tamamen kuşatma altındaydı. Asıl önemli kuvvetler, Edirnekapı ile Topkapı arasındaki bölgede toplanmıştı. O gece, bu bölgede büyük bir "Mum donanması" düzenlendi. Amaç, ortalığı aydınlatarak Bizanslıların surlarda açılan gedikleri tamir etmelerini engellemekti. Bununla birlikte surların çevresinde çok büyük ateşler yakılmıştı. Toplar ateşe devam ediyordu. Tekbir ve tehliller yeri göğü inletiyordu. Türk ordusu fetih heyecanıyla coşarken, Bizans'ta ise tam bir panik yaşanıyordu.

    Sultan İkinci Mehmet'in son konuşmasının ardından ordu dinlenmeye çekildi. Fırtına öncesi sessizlik başlamıştı...
  • Kuşatma ve Fırtına:
    ‘Her zaman böyle olmayacak. Özgür kaldığın günlerin sayısı arttıkça hayatın kolaylaşacak’
    Serimizin ikinci kitabı olan Kuşatma ve Fırtına serinin ilk kitabı kadar güzeldi. Bu kitapta artık eski Alina yoktu daha güçlü kendine güvenen bir kadın profili vardı. Bulduğu büyüteçler gücüne güç katmıştı fakat güç bazı yerlerde gözünü kör ediyor ve onu bencilliğe itiyordu. Bundan dolayı en yakınlarından uzaklaşıyordu ve bu aç gözlülüğü beni bir miktar gıcık etmişti.
    •••
    Seriye yeni eklenen karekterleri o kadar heyecanlı öğreneceksiniz ki. Kaptan, ikizler, kaçak Grishalar. Favorim kaptan ve ikizlerdi bunu da belirtmek istiyorum...
    •••
    Bu kitapta savaş kaçınılmazdı Karanlıklar Efendisi daha güçlü bir orduyla geliyordu fakat karşısında bir o kadar güçlü Güneşin Elçisi Alina vardı.
    •••
    Bu kitapta Karanlıklar Efendisi’nin zalim tarafını gördüm ve ondan bir miktar soğuduğumu söylemek istiyorum. Genya ve Baghra’ya yaptıkları beni derinden etkiledi.
    •••
    Kitapta fazlasıyla savaş planları, silahlar, yeni aletler ve stratejiler var. Haberiniz olsun ben okurken sıkılmadım ama sıkılan olabilir. Yine özgün ve büyülü yaratıklarımız var. Yeni ve daha güçlü büyüteçler...
  • "Ilk kitap ile alakali spoiler icerir"

    Leigh Bardugo'nun Grisha serisinin ikinci kitabi Kuşatma ve Fırtına kitabı ilk kitap gibi beğendiğim kitaplar arasına girdi.

    Ilk kitabın sonunda Karanliklar Efendisi 'nin gercek amacini Baghra sayesinde ogrenip onun uyarilarini kismen dinleyerek,kacma girisiminde bulunup rotasını Morzova'nin buyuteclerinden ilki olan boynuzu bulmak icin Malyen ile birlikte Tsibeya'ya ceviren Alina, hem Morzova'nin ilk buyutecini buldu hem de Karanlıklar Efendisi'ne tekrar esir oldu. Karanliklar Efendisi buyutec ile gücü daha da artan Alina'nin gucu ile Karanliklar Diyarinin sınırlarını genisletmek ve hem Fjerdalilara hem Shu-Hanlilara hem de Ravka Kralinin elcilerine gozdagi vermek istemisti. Morzova'nin buyuteci sayesinde Karanlıklar Efendisi Alina'nin gucunu yonetebiliyorken bi anda Alina kendi ozgurlugunu ve gucunu Karanliklar Efendisi olmadan kullanabilecegini fark edince ; Malyen ile beraber Karanliklar Diyarı'ndan kurtulmustu.. bir kez daha.. Karanliklar Efendisi... Genya... Elciler... Gölgeler Savaşcilari... hepsini Volcralarin arasinda karanlıkta bırakmıştı Alina..

    Hayatina Malyen ile ozgur bir sekilde normal bir yasam surerek devam edeceğini düşünürken icinde de hep bi korku ile Karanliklar Efendisinin onu ne zaman bulacağını bekleyerek basladi ikinci kitap. Cok surmeden Karanliklar Efendisi Alina'yi buldu. Karanliklar Diyarindan sağ kurtulan Karanlıklar Efendisi orada edindiği güç ile  volcralara benzer canavarlari  nichevo'yalarla "yokken var olanlar" geri donmustu.

    Ya bu kitapta anlatılacak o kadar çok şey var ki!:)  Yorum mu yapayım bütün detayları anlatayım mı karar veremedim. Çok güzel bir devam kitabıydı. Karanliklar Efendisi nin oldugu bölümler çok fazla olmasa da her bahsedilisinde tuylerim diken diken oldu resmen. Ve o kitabın sonu neydi oyle! Yine harikaydi butun kurgu. Hiçbir eksiklik hissetmedim. Bu seri fantastik-distopta türünde hicbir kurguya benzerlik göstermeden cok başka bir yapiya sahip bu tur arasinda bulunan diğer seri kitaplar ile kiyaslanamaz durumda. Ben oneririm, okuyup okumamak sizin tercihiniz. :) ama okuyun benceee :))
  • Tamar kaşlarından birini kaldırdı. "Arkadaşın epey eğleniyor gibi."
    Omuz silktim."Malyen hep boyleydi. Onu Fjerdalı suikastçılarla dolu bir kampa bırak, çok geçmeden adamların omuzlarında dışarı çıkar. Girdiği her ortamı neşelendirir."
    "Peki sen?"
    "Ben biraz daha yabani ot gibiyimdir." Dedim donuk bir sesle.
    Tamar gülümsedi. Dövüş esnasında soğuk ve sessizdi ama ortalık dinince kolayca gülen biri oluyordu."Yabani otları severim," dedi korkuluklardan uzaklaşıp yere serili halatı toplarken. "Hayat mücadelesi vermeyi iyi bilirler."
    Leigh Bardugo
    Sayfa 127 - Martı Yayınevi
  • Gözlerimi kapattım. Ellerimle kulaklarımı kapatıp güverteye yıkılmamak icin yapabileceğim başka bir şey yoktu.
    "Yeter," diye fısıldadım. Hiç kimse beni duymuyor giviydi."Lütfen," dedim buruk bir sesle. "Malyen..."
    "Tam bir katil oldun, Alina."
    O donuk ses. Gözlerimi kırpıştırarak açtım.
    Karanlıklar Efendisi tam önümde duruyordu, siyah keftası, Sinekkuşu'nun güvertesinde sallanıyordu.

    ...
    Leigh Bardugo
    Sayfa 148 - Martı Yayınevi
  • "Sözünü tutacak mısın?" Diye sordum en sonunda."Kaçmamıza yardımcı olacak mısın?" Bunlari neden sormaya gerek duydugumu bilmiyordum. Sturmhond bize ihanet etme niyeti varsa da bunu seslice dile getirecek değildi.
    Bir tür şakayla bana cevap vermesini bekliyordum, "Ülkeni bir kez daha geride bırakmaya bu kadar mı heveslisin?" Diye sorunca şaşırdım. Donup kaldım.
    Leigh Bardugo
    Sayfa 103 - Martı Yayınevi
  • Selamlar sevgiler, 40 günde biten bir kitapla karşınızdayım.
    Seri devamı olduğu için konudan bahsetmek niyetinde değilim ama kitapla ilgili düşüncelerimi paylaşacağım tabii ki.

    Öncelikle söylemek istediğim bir şey var o da bu seriye başlamadan önce - Gölge ve Kemik - Kuşatma ve Fırtına -
    Çöküş ve Yükseliş - şu üç kitabı içeren Grisha serisinin okunması gerektiği, kitabı okurken durmaksızın olaydan ve mekandan kopmalar yaşadım. Tasvirleri anlayamadım, yakaladığım noktaların içinde minicik ama size asıl hazzı verecek noktaları kaçırdım. Bağıntılı olmadıkları söyleniyor ama bu kitaplara konu olan milletlerin ve mekanların Grisha serisinde temelleri atılıyor.

    Kendimi tanımadığım birinin dedikodusunu dinlermiş gibi hissettim desem doğru olur herhalde, kitabın bu kadar uzun sürmesinin asıl sebebi de budur.

    Bunun dışında bir ana karakter düşünün Sherlock Holmes'un zekasını kötü niyetle kullananı, o kadar ki asla kestirilemiyor ve onun kapana kısıldığını düşündüğünüz her an kapanın içinde kendinizi buluyorsunuz. Aksiyon hiç bitmiyor, dram hiç bitmiyor, intikamın soğuk cılız ateşinin göğsünüze inen yansıması hiç bitmiyor.

    Kitaba puan verirken biraz kararsız kaldım, 10 verdim çünkü diğer seriyi okumamak benim hatamdı ve kitap geçmişi bilmememe rağmen kusursuz bir kurguya sahipti bana kalırsa, tadından yenmezdi bilseydim o ayrı.

    Kitabın sonundaki teşekkür kısmında kitaba nasıl emek verildiğini görebiliyorsunuz, fantastik öğelerin içine yerleştirilmiş gerçek bilim insana tuhaf bir haz veriyor, kurgu diye okuduğum çoğu şeyin gerçek çıkmasına şaşırdım ve sevindim açıkçası. ,

    Kafanızda imkansız olarak şartlandırdıklarınızın parçalanmasına şahit olabilirsiniz bu kitapla, saf kötülüğe, saf zekaya, hırslara ve entrikalara.

    Son olarak kıvrak ve kestirilemeyen zekalardan, hırsızlardan, haklı intikamlardan, para ve saygı savaşlarından hoşlanan herkesin bir göz atmasını isterim bu serilere.

    Keyifli okumalar.