Metin Özdemir, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Keşke bitenin neye bittiğini anlasaydı. Olü bir balık gibi böyle, kıyıya vurup durmasaydı.
Tanrım, dedi.
Kalp bilgimi arttır. Ki olup biteni daha iyi anlayayım. Anlarsam dayanırım.
Ne kalp bilgisi arttı, ne olup biteni anladı. Çözdükçe düğümlendi. Anlamaya çalıştıkça boğuldu.
Aşkıyla yüzleşip de içinden sağ salim çıkamayınca bu kez aşkın kavram olarak kusurlu olduğuna karar verdi. Yaradılışından mücrimdi aşk duygusu. Neticede aşkı yalanlamaktan başka varlık hükmü kalmıyordu.
Ama aşk yalanlanınca da geriye bir tek karanlık kalıyordu. Oysa karanlığa tahammülü yoktu Elif in.
Karanlık bir oturursa yüreğinin orta yerine, ona yaşamak kalmazdı

Cam Irmağı Taş Gemi, Nazan BekiroğluCam Irmağı Taş Gemi, Nazan Bekiroğlu
Cem Eren, bir alıntı ekledi.
10 saat önce

"...resimler arasında, bir an kendimi kusurlu ve güçsüz hissettim. Sanki bu âlemde neden var olduğumu bu usûllerle resmedilirsem daha iyi kavrayacaktım."

Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk (Sayfa 141)Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk (Sayfa 141)
Serkan Mutlu, bir alıntı ekledi.
14 saat önce · Kitabı okuyor · Beğendi

Sen de itiraf etmelisin ki kusurlara onları işleyenlerin gözüyle bakıldığında, kimse kusurlu değildir; bu kusurlar onu işleyen için en kötü olasılıkla yalnızca birtakım yanılgılardır veya bir bütünde bulunan ve elbet bütünü daha az iyi kılmayan niteliklerdir, ve kusurların sahibi de elbette haklıdır!

Niteliksiz Adam 1, Robert Musil (Sayfa 419)Niteliksiz Adam 1, Robert Musil (Sayfa 419)
Semina, bir alıntı ekledi.
15 saat önce · Kitabı okuyor

İnsan tek başınayken kusurlu olmaya anbean katlanmalıdır, ama iki kişiyken kusurlu olmaya katlanması gerekmez

Milena'ya Mektuplar, Franz KafkaMilena'ya Mektuplar, Franz Kafka
Emre, Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat'ı inceledi.
 Dün 04:02 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türk edebiyatının roman olarak (bazı çevrelerce roman olduğuna dair şüphe duyulsa da) kabul edilen ilk eseri. Edebiyatımızda daha önceleri benzer eserler verilmediğinden teknik açıdan oldukça kusurlu bir yapıt. Romanda iki ayrı hikaye anlatılıyor. O dönem içinde yazarın sanat kaygısı ikinci planda olduğu için kesin bir tavırla kahramanlar arasında taraf tutuluyor. Kahramanların iç dünyası hareketleriyle anlatılıyor, bunun en büyük sebebi ise romandaki malzeme yoksunluğu ve bilinç akışı tekniğinin yazar tarafından uygulanamaması. Roman sanatında olmazsa olmaz şeylerden bir tanesi de kahramanların değişim yaşamasıdır, ancak görülüyor ki Talât bir değişim yaşamazken Ali Bey büyük değişim yaşar. Talat'ın olayların başındaki durumuyla sonundaki durumunun aynı olması roman sanatına aykırıdır. Nedensellik bakımı açısından yine zayıf bir kurguya sahiptir. Olgu kuruluşuna değilinilecek olursa; Saliha Hanım'ın hikayesinin anlatıldığı bölüm teknik açıdan başarılı bir bölümdür. Anlatıcı Saliha Hanım'dır ve Talat'ın hikayesinin anlatıldığı bölüme kıyasla daha başarılıdır. Talat'ın bölümünde ise anlatıcı üçüncü bir kişidir (figür olmayan anlatıcı). Yavan bir kurguya sahiptir. Romantizmin etkisi fazla görülmese de kitabın sonu çok rastlantılı ve ölümlüdür yine bunun sebebi de malzeme eksikliği ve yazarın sanat kaygısını göz ardı etmesidir.

Gökhan, bir alıntı ekledi.
25 May 16:18 · Kitabı okudu · 10/10 puan

Aklın kusurundandır!
İyi'nin idea'sı gerçektir çünkü belli bir iyiden daha süreklidir. İyi insan ölür, iyi davranış unutulur ama iyilik ölmez ve unutulmaz. Sürekli olan, geçici olandan daha gerçektir. O güzel kadın artık yaşamıyor ama salt güzellik yaşıyor, çünkü salt güzellik Tanri'dadır. Yaşayan güzelliği ve yaşayan iyiliği göremiyorsak bu, aklımızın kusurlu oluşundandır.

Psikodrama ve Kadim Bilgelik, Hatice Subaşı (Sayfa 69 - Epsilon)Psikodrama ve Kadim Bilgelik, Hatice Subaşı (Sayfa 69 - Epsilon)
CEM AKDAG, bir alıntı ekledi.
25 May 16:16 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 9/10 puan

Bunu çok sevdim; "Daha az karmaşık olan daha az düzenli ve daha kusurlu insanları daha çok severiz."

Büyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-SponvilleBüyük Erdemler Risalesi, Andre Comte-Sponville
Melis, bir alıntı ekledi.
25 May 10:53 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Wabi-sabi çevremizdeki dünyanın kısa, değişken ve kusurlu doğasının güzelliğini gösteren bir Japon terimidir. Güzelliği mükemmellikte değil, kusurlu ve eksik şeylerde aramalıyız.

Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı, Francesc Miralles (Sayfa 160)Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı, Francesc Miralles (Sayfa 160)

Kusurlu olanın güzelligini taktir etmek ,büyümek için bir fırsattır.