• Ben kırık dökük bedenimin içinde kusursuz ruhumla hep özgürdüm. Hiç esir olmadım dünyaya ta ki Diego cehenneminde yaşarken, cennet kokusu huzuru yaşıyor taklidi yapasıya kadar. Diego, herkesin göremediği cennetini cehenneminde gizlemeyi başarırdı. O gizemli cennetin varlığının kutsallığı beni ona esir etmeyi başarmıştı. Pervanelerin etrafında dönerken ölüme uçtuğu o ışık da benim, kutsal ışığın etrafında dönen pervane de. Aşkça konuşmayı bilmeyenlere sağır, insanca yaşamayı başaramayanlara körüm. Kendi ritmimde kıvrak danslarla hayatıma neşe ve özgürlük katmak benim işim. Ne kurbanım, ne de katilim. İnsanım ve olması gerektiği kadar çingeneyim.
  • UYARI !!! Olumsuz örnek oluşturabilek davranışlar ve şiddet içerir...

    KUSURSUZ CİNAYET VARDIR !!!

    Kusursuz cinayet vardır diyorum çünkü ben işledim, nasıl yapıldığını biliyorum.
    Dexter gibi ceset torbalarıyla dolu bir okyanusum yok zaten onun cinayetleri benimkiler kadar kusursuz da değil.
    Hangimiz tek bir kişi olduğunu iddia edebilir ki ? Hepimizin birden fazla kimliği yok mu?

    Ben genç bir kadınım, ablayım, bir adamın kızıyım ve, ve hepsiyle aynı anda bir katilim.
    "Kadın katili."
    Cinayetleri öyle bir yerde işliyorum ki akan kan hiç bir yeri kirletmiyor, kokusu beni ele vermiyor tabii hepsi kanlı da olmuyor.

    Orası hiç kimsenin bilmediği, hatta benim bile tam anlamıyla keşf edemeyeceğim bir yer.

    Orada bazen piyano çalıyorum mükemmel bir şekilde, bazen keman...
    Bulutları izliyorum. Gökyüzünün mavisi kanımın kızıllığıyla karışıp yanaklarımı morartıncaya kadar. Orada istediğim her şeyi yapabiliyorum kimseyi üzmüyorum ama maktulleri bile....
    Maktuller neden mi hep kadın?
    Bilmem, kadın "olmayı" ben seçmedim...
    ( ölen de benim, öldüren de)
    Önce bir çay koyuyorum kendime canım bazen istemiyor o zaman anlıyorum ki çok mutsuzum, öyle zamanlarda cinayet de işlemiyorum zaten dalgın oluyorum, parmak izi bırakma ihtimalim artıyor.
    "Ekşi kusan parmaklar."

    Kaybettiğim her kadın, dünyadan izini sildiğim böyle söylüyorum çünkü ben onlar öldürdüğümde onlar hiç yaşamamış oluyorlar...
    Hiç gülmemiş, dayak yememiş, hiç doğurmamış....
    Neydi benim kadınlara garezim?
    Bilmem, sıradan birininki neyse benimki de oydu.

    Zaman zaman tecavüze uğradıkları için öldürürdüm onları " seher" gibi...
    Eşitlik diyordum bazen, adaletin ne olduğunu unutarak.

    Kim koruyacakdı onları benden ?
    Kim soracakdı hıncımın, öfkemin nedenini?
    Kim güçlü olmak bu değil diyecekdi?

    Hastaydım belki, şiddete eğilimim vardı. İlacımı inatla ateşe atmayı seçiyordum ne yapabilirdim ki?
    Çok konuştum değil mi?
    Normalleştiriyorum yaptığım şeyi. Doğal, sıradan karşılayın diye.
    Hadi, hadi geç bunları çok duyduk diyorsunuz belki de. Canım hemen sıkılmayın daha işin en zevkli kısmına gelmedik. Daha size hayvani dürtülerle yaptığım eylemlerden bir demeç sunacağım, hemde öldürmekten zevk alan her katilin yaptığı gibi olay yerinde, çok uzakta değil tam kapının önünde.
    Gazetecileri de çağırın !!!
    Bayılır onlar böyle sansasyonel şeylere.
    Çok rahat anlatıyorum bunları çünkü suçlu olduğumu kanıtlayamazsınız. Asla, asıl suçlu kim bilemeyeksiniz.
    Ben parmağımla birini işaret edeceğim, siz onunla ilgilenirken ben bir diğerini çoktan hazırlamış olacağım piyasaya sürmeye.

    Öyle rastgele seçmiyorum tabii kimi suçlayacağımı, bunlar genelde hiç kimsenin dinlemediği insanlar, dayak arsızı tipler, hissetmeyi acizlik sananlar, sevmek nedir bilmeyenler...
    Hayır, hayır ben sosyolog, psikiyatrist falan değilim.
    Ben sadece dünya üzerinde kendi türüne en düşman canlıyım.
    Bazen saatlerce işkence ettim, bazen acısız ölümler sundum gümüş tepsilerde..
    Cinayet işlerken fasulye ekiyordum bahçeme, soğuk kanlı olmalıydım hep...
    Bir suçda, bir cinayette bir çok kişinin, olayın hissesi vardır. Bence alsın herkes kendi payını... En büyük pay kimin ise onu gösterir bu sefer parmaklarımız....


    Kusursuz cinayet böyle işlenir işte !!!
    Faili bulunmayan her cinayet kusursuzdur.

    Bakın siz sabahtan beri olay yerindesiniz hiç kanıt buldunuz mu?

    Hem bu hikayeyi de bir kaç kişi anlattı size onları görmediniz bile...