bak işte ben burada oturuyorum ve hiç olmadığı kadar çok zamanım var, ayrıca çok da hevesliyim, gözlerim yorulana, kalbirn hızla atana dek sana bakmak, seni duymak istiyorum ve bunun için yanıp tutuşuyorum. Haydi, esirgeme benden hiçbir şey, saklama kendine, daha fazla ver, daha fazla, vahşice, daha vahşice, her defasında farklı, yeni çığlıklar, seslenişler, kornalar, kesik sesler, bunlar yormuyor beni, çünkü tüm duyutarım senin için açık, haydi ilerle, devam et, haydi ben nasıl kendimi sana veriyorsam, sen de ken dini bana ver, sonsuz sürprizleriyle her zaman şaşırtan, her defasında insanı yeniden büyüleyen muhteşem kent!.