poena, bir alıntı ekledi.
22 May 01:39 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Her birimiz tek başımıza ölüyoruz ve bütünüyle ölüyoruz; bu iki hakikati çoğu kişi reddeder, çünkü çoğu insan yaşadığı süre boyunca uyuklar ve yok olacağı anda uyanmaktan çekinir. Yalnızlık, ölümün okullarından biridir, çoğunluk asla bu okula giremez.

Kaos'un Kutsal Kitabı, Albert CaracoKaos'un Kutsal Kitabı, Albert Caraco
Nalannn, bir alıntı ekledi.
22 May 00:30 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Yalnızlık, ölümün okullarından biridir, çoğunluk asla bu okula giremez ..

Kaos'un Kutsal Kitabı, Albert CaracoKaos'un Kutsal Kitabı, Albert Caraco
Sadun terlemezler, bir alıntı ekledi.
15 May 11:36 · Kitabı okudu · Beğendi · 6/10 puan

Yalnızlık, ölümün okullarından biridir, çoğunluk asla bu okula giremez, bütünlük başka bir yerde elde edilemez, aynı zamanda yalnızlığın da ödülüdür bütünlük

Kaos'un Kutsal Kitabı, Albert CaracoKaos'un Kutsal Kitabı, Albert Caraco
Serdar Glmz, Ölüler Evinden Anılar'ı inceledi.
14 May 10:22 · Kitabı okudu · 13 günde · Beğendi · 9/10 puan

Dostoyevski'nin çarlık rejimini devirmeye yönelik bir örgüte üye olmak suçlamasıyla yargılanıp, yüzüne idam kararı okunduktan sonra bu karar uygulanmayıp onun yerine Sibiryada bir hapishaneye dört yıllık bir sürgüne gönderildiği dönemde başından geçenleri anlattığı bu kitapta Ölüler Evi hapishaneyi temsil ediyor.
Bir Rus aydını olan Dostoyevski'nin hapishanede bulunan diğer mahkumlara dair karakter analizleri öylesine derin ki okurken Dostoyevski'yi, mahkumların karakter analizlerini çıkarması için görevlendirilmiş bir sosyolog gibi gördüm. Onlarca mahkumu tek tek ve derinlemesine inceleyip bize öyle aktarıyor kitap.
Bence tüm Dostoyevski külliyatının anahtarı bu kitaptır. Diğer kitaplarında gözünü kendi iç dünyasına diken yazar ilk kez bu kitapta mahkumları müthiş bir gözlemci olarak inceliyor. O karakterleri okurken kah İvan Karamazov'u, kah Raskolnikov'u, kah Yeraltı Adamını gördüm.
Yazar kitapta kendi anılarını Garyançikov adlı karaktere anlattırmayı tercih etmiş.
Ganyançikov hapishaneye ilk düştüğünde öfkesinden ve kederinden dolayı insanlardan nefret etmektedir. Cezaevinde çektiği korkunç yalnızlık ve acı ile kendi kendini terbiye eder. Yalnızlıktan aklını kaçıracak noktaya geldikçe mahkumları gözünde yüceltmiş, Rus olan her şeye duyduğu sınırsız sevgi ve inanç, çevresini saran nefret ettiği düşmanlara karşı bir korunma kalkanı olmuştur. Yazarın temelde yaşadığı bu hayati çelişki, Dostoyevski'nin dünya görüşünün tam kalbinde yer almaktadır. İnsanlardan nefret etmeyi reddetmekte, onu inançsızlığa sevk eden tüm kanıtları elinin tersiyle iterek her şeyin kutsal olduğuna daha da çok inanmak istemektedir. Gerçek Dostoyevski Raskolnikov'dur, İvan Karamazov'dur, yani Yeraltı Adamıdır. Tüm kitapları içindeki yegane olumlu ve başarılı karakter olan Garyançikov ise, yazarın olmaya çalıştığı, olmak istediği kişinin ta kendisidir.

Brecht'in tiyatroda objektifliği sağlaması için dolandırmadan sahnede yaptıklarını, Gülsoy, edebiyatta yazılarla yapıyor. Size bir hikaye anlatırken, aslında yazım sürecini de dahil ediyor. Hikayenin kurmaca olduğunu, gerçeklikten çıktığını ve kağıt üzerinde kaldığını anlatırken, bir kademe üstte de kendinden bir parça katıyor, ne yukarı çıkıyor ne aşağı inebiliyorsunuz. Bu tat değişik geliyor tabii ki. 8 tane hikaye var. Hepsi yazım süreçlerini ele alıyor. Gülsoy'un daha güzel kitapları mevcut bana göre ama fena bulmadım, yine 2 günde bitirtti kendisini kitap. Şöyle bir göz atacak olursak.
1- Alemlerin Sürekliliği : Kutsal Emanetlerin çalınması üzerine bir hikaye yazacak olan karakterimiz, annesinin bir akrabasının ölmek üzere olduğunu öğrenip, ziyaret eder. Burada yazacağı hikayeden bahsederken, bir anda kendisini bu akrabanın hikayesinin içinde bulur. Katmanlı bir anlatım.
2- Kasiyer : Yine katmanlı bir anlatım. Üstelik üçüncü katman da var. Bir kasiyerin hayatını yazmak isteyen yazarımız, bu öyküyü neden yazdığını anlatırken, bir yandan da öyküyü anlatmaktadır.
3- Hüthüt Kuşu : Bir arkadaşından 11 alıntı olup bunların arasındaki bağlantılar ile ilgili bir ödev yapması rica edilen bir adamın alıntıların hayatındaki şekillendirmesiyle alakalı teorilerini dinlemekteyiz.
4- The Girl From Ipanema : Arkadaşının tavsiyesi ile masöz tutan Ali'nin, o gece hiç de beklendiği gibi geçmeyen durumunu anlatıyor.
5- Bunak : Doktorun odasına giren bir şahıs, babasıyla ilgili ilginç bir hastalık anlatmaya başlar.
6- Vazgeç : Kafka'nın bir alıntısından yola çıkarak hayatının devamını versiyonlarıyla düşünen adamın hikayesi. Baba-oğul çatışması.
7- S.O.S. : Uzaya meraklı halleriyle eşinin tepkisini çeken bir adamın arkadaşı gözünden, yalnızlık sorgulaması yaşıyoruz.
8- Geçmiş Zaman Elbiseleri : Finale yakışacak bir hikaye.

SosyologÇa, bir alıntı ekledi.
10 May 17:00 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 8/10 puan

Yalnızlık, ölümün okullarından biridir, çoğunluk asla bu okula giremez, bütünlük başka bir yerde elde edilemez, aynı zamanda yalnızlığın da ödülüdür bütünlük.”

Kaos'un Kutsal Kitabı, Albert Caraco (Sayfa 18 - Versus yay.)Kaos'un Kutsal Kitabı, Albert Caraco (Sayfa 18 - Versus yay.)
Betül, bir alıntı ekledi.
27 Nis 14:35

Üzüldüğüm, beni öldürmeniz değil, çünkü kurşuna dizilmek bizim gibi insanlar için bir bakıma eceliyle ölmek sayılır. Gözlüğünü yatağın üzerine koydu. Saatiyle kösteğini çıkardı. -Beni asıl üzen, diye sözünü sürdürdü, -askerlikten onca nefret ettikten, askerlerle onca çarpıştıktan ve onlar üzerine onca düşündükten sonra, sonunda senin de onlardan beter olman. Ve dünyada hiçbir ülkü bu denli alçalmaya değmez. Nişan yüzüğünü ve Kutsal Meryem madalyonunu çıkardı, onları da gözlüğüyle saatinin yanına koydu.

Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia MarquezYüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez

Yağmurun hazin sesiyle
Şehri çelimsiz bir rüzgar dağlıyor
Gecenin yaktığı ateşten kovulmuş anlam
Kutsal kitapların bilincine soğuk küller savuruyor
Düşler ve gökyüzü hırpalanmış
Uyanık birkaç yalnızlık
Bir nehrin durgunluğuna kanlı filizler saplıyor
Özden biçilmiş bir hiçlik ile
Sonbahara en uzun gecenin şiiri yazılıyor…