İhsan Oktay Anar, bence dili en iyi kullanan Türk yazarlardan biri. Kitapları o kadar derin ki incelemek oldukça zor. Kitab-ül Hiyel, mekanik ilminin, bu ilimle ulaşılmak istenen iktidarın, bu iktidar hırsının da tehlikelerinin ve sonuçlarının anlatıldığı bir roman. Hiyel kısaca “makine bilgisi” anlamına geliyor. Kitapta olaylar üç kişi üzerinden anlatılıyor: Yafes Çelebi, Calûd ve Üzeyir. Bu üç kişinin hayatları bu ilimle iç içe olmakla beraber, onların hiyel maceraları devrin ravileri aracılığıyla nesilden nesile rivayet ediliyor. En çok dikkatimi çeken kısımlardan biri de bu olayları rivayet eden yüzlerce ismin bulunması. Olayları nakledenler, Vakanuvis Altıparmak Şaban Bey, Kedi Bekir Efendi, Davulcuzade Cümbüş Efendi, Demirtokat Haydar Bey, Tiryaki Boncuk Dede Hazretleri gibi bir çok ilginç isimlerden oluşuyor. Diğer romanlarında olduğu gibi mekan yine Osmanlı devrinde İstanbul. O dönemdeki İstanbulun yaşayış tarzı, insanları, kültürü çok güzel tasvir edilmiş.
Dolu dolu bir roman, karakterler çok renkli. Ayrıca karakterlerin yaptıkları icatların resimleri de kitapta bulunuyor, bu noktada anlamakta biraz zorlandım, çizimlerin detaylı anlatımı var ama bu ilmi bilmeden anlamak zor. Ama bu, olayların akışını anlamakta herhangi bir zorluk teşkil etmiyor, zaten kitapta asıl anlatılmak istenen de bu mekanik bilgiler değil.