Kübra

8/10
·168 syf.··
2022 7. kitabı
Şermin Yaşar'ın yormayan üslubunu çok seviyorum. Bu öykü kitabı da hem hüzünlendiren hem güldüren, okuyunca kuş gibi hafifleyeceğiniz 12 öyküden oluşuyor. Kitabın adı ilk gördüğünüzde ilginç gelebilir ama okudukça taşlar yerine oturuyor. Her öykü aslında kahramanının "kalk yerine yat" dürtüsünü hissetmesi ve yerini bulmasını anlatıyor, söz konusu kahraman yerini bulduğunda sonucun iyi veya kötü olmasından çok rahatladığını hissediyoruz. Sıradan gözüken hayatların içerisinde sıradanlaşmış olağanüstülüklerin yaşandığı bu öykü kitabını okumanızı tavsiye ederim. Bu arada benim kitapta en sevdiğim "Şimdi Rahatladık" adlı öykü oldu. *-*
Edebiyat
Kalk Yerine YatŞermin Yaşar · Doğan Kitap · 20257,8bin okunma
Reklam
9/10
·154 syf.··
2021 10. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2021 02:09
İhsan Oktay Anar, bence dili en iyi kullanan Türk yazarlardan biri. Kitapları o kadar derin ki incelemek oldukça zor. Kitab-ül Hiyel, mekanik ilminin, bu ilimle ulaşılmak istenen iktidarın, bu iktidar hırsının da tehlikelerinin ve sonuçlarının anlatıldığı bir roman. Hiyel kısaca “makine bilgisi” anlamına geliyor. Kitapta olaylar üç kişi üzerinden anlatılıyor: Yafes Çelebi, Calûd ve Üzeyir. Bu üç kişinin hayatları bu ilimle iç içe olmakla beraber, onların hiyel maceraları devrin ravileri aracılığıyla nesilden nesile rivayet ediliyor. En çok dikkatimi çeken kısımlardan biri de bu olayları rivayet eden yüzlerce ismin bulunması. Olayları nakledenler, Vakanuvis Altıparmak Şaban Bey, Kedi Bekir Efendi, Davulcuzade Cümbüş Efendi, Demirtokat Haydar Bey, Tiryaki Boncuk Dede Hazretleri gibi bir çok ilginç isimlerden oluşuyor. Diğer romanlarında olduğu gibi mekan yine Osmanlı devrinde İstanbul. O dönemdeki İstanbulun yaşayış tarzı, insanları, kültürü çok güzel tasvir edilmiş. Dolu dolu bir roman, karakterler çok renkli. Ayrıca karakterlerin yaptıkları icatların resimleri de kitapta bulunuyor, bu noktada anlamakta biraz zorlandım, çizimlerin detaylı anlatımı var ama bu ilmi bilmeden anlamak zor. Ama bu, olayların akışını anlamakta herhangi bir zorluk teşkil etmiyor, zaten kitapta asıl anlatılmak istenen de bu mekanik bilgiler değil.
Edebiyat
Kitab-ül Hiyelİhsan Oktay Anar · İletişim Yayıncılık · 20205,8bin okunma
9/10
·104 syf.··
Beğendi
·
2020 9. kitabı
Mustafa Kutlu, yakın arkadaşımın bana kattığı güzel yazarlardan. Dilinin samimiyetiyle adeta içimizden biri gibi. Yoksulluk İçimizde kitabıyla asıl çekilmez olanın içimizdeki yoksulluk olduğunu öğretiyor. Bazen bir konuda fikrinizi değiştirmeye bir an, bir cümle, bir kişi yeter, bu kitapta da Süheyla’nın hayatı Engin’in onu terketmesiyle değişiyor. Süheyla içindeki benliğini ortaya çıkarıyor bu değişimle. Bu kitap aslında bize eşyanın, malın, servetin, hiçbir faydası olmayan bütün zevklerin ne kadar önemsiz olduğunu anlatıyor. Etrafımızdaki şeylerin fazlalaşması insanın benliğinin azalmasına sebep oluyor ve güzel şeyler bile anlamını yitirebiliyor. Kitabın diğer bir sevdiğim özelliği ise içinde çeşitli kitaplardan alıntılar da bulunması, bu alıntılar kitabın anlatımıyla oldukça uyumlu olduğu için kitabı tamamlıyor. Bu hususlar doğrultusunda kitabı mutlaka okumanızı öneririm, iyi günler :)
Yoksulluk İçimizdeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202112,9bin okunma
8/10
·112 syf.··
2018 3. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 20 Mart 2018 12:28
Gabriel García Márquez'in okuduğum ilk romanı Kırmızı Pazartesi, işleneceğini herkesin bildiği ama kimsenin engel olmadığı bir cinayetin öyküsünü anlatıyor. Baş kahramanımız Santiago Nasar'ın öldürüleceği hikayenin başından beri belli ve bu konuda yazılan romanlara göre farklı bir süreçte ilerliyor, bu süreç kahramanın niye ve nasıl öldürüldüğünü kapsıyor. Hikaye boyunca merak duygusu biraz zayıf kalıyor sonunu başından beri bildiğimiz için. Kısa ve hemen okunacak bir roman. Yazarın anlatım biçimi çok iyi, keyifle okunur. İyi okumalar :)
Edebiyat
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
8/10
·187 syf.··
2018 4. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2018 02:21
Baş kahramanımız Aleksi İvanoviç General'in çocuklarına öğretmenlik yapmaktadır. Aleksi vurdumduymaz, açık sözlü, gözü kara bir kişidir, General'in kızı Polina'ya aşıktır ve onun için yapmayacağı şey yoktur, ölümü bile göze almıştır. Kumara ilgisi olan Aleksi içten içe kumarın kurtuluş yolu olduğunu sanmaktadır ama bir yandan kumar oynamak da istememektir. General'in ölmesini bekledikleri yaşlı halası gelince olaylar gelişmeye başlar. Dostoyevski romanda kumar ile olan yerleri oldukça iyi anlatmış bunu gerçek hayatında da kumara olan ilgisine bağlamak doğru olabilir. Başlarda biraz sıkılsam da sonuna doğru merakla okuduğum bir kitaptı. Kesinlikle okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar! *-*
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma
Reklam