yakup kuvat

Tanrı Kent
Edebi ve halk arasında: Bazı insanlar özellikle doğası büyüklüğü veya tarihi nedeniyle bir yeri mecazi olarak Tanrıkent diye över. Mesela Kars gibi yüksek, açık, sert coğrafyalara böyle destansı isimler yakıştıranlar olur. (Digor )ve çevresi için de bazen böyle bir ruhla söyleniyor: “Tanrının şehri gibi.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Bir gün mutlaka yeneceğiz; çünkü direnenler hiç kaybetmedi.
bir dünya görüşü
Termodinamiğin ikinci yasası gibi Kaos her zaman artar. Hayat da öyle Hayat, sürekli bir evrim sürecidir. Adaptasyon gösteremeyenler elenir Bütün evren entropiye teslim olurken, küçük düzenler kurmaya çalışıyoruz. İşte hayat. Beynimiz geçmişi hatırlamak ve geleceği simüle etmek için evrimleşti. O yüzden anı yaşa tavsiyesi doğamıza aykırı.
Sessizliğin Yükü: Kürtlerin Acıları Neden Görmezden Gelindi? Tarih boyunca adaletin sesi herkese eşit ulaşmadı. Kimi zaman bir zulüm manşetleri süslerken, başka bir zulüm sessizliğe gömüldü. Türkiye’de Kürtlerin yaşadığı baskılar, işkenceler ve insan hakları ihlalleri neden geniş bir kamuoyu tepkisi yaratmadı? Neden Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan trajediler, büyük şehirlerdeki olaylar kadar yankı bulmadı? Bu sorunun cevabı, tarihsel hafızada, medya manipülasyonlarında ve toplumsal ön yargılarda gizli. Kürt meselesi uzun yıllar boyunca bir “güvenlik sorunu” olarak çerçevelendi ve bu durum, sivillerin yaşadığı acıları görünmez kıldı. Oysa insan hakları, etnik köken, dil ya da siyasal kimlik fark etmeksizin herkes için savunulması gereken evrensel bir değerdir. Eğer bugün yaşanan bir adaletsizlik karşısında sessiz kalıyorsak, yarın herkes için aynı sessizlik hüküm sürecektir. Adalet, sadece belirli gruplar için değil, herkes için talep edildiğinde anlam kazanır. Peki, biz bu sessizliğin bir parçası olmaya devam mı
Görmezden Gelinen Acı Kürtler Neden Savunulmadı?
Kürt meselesi, uzun yıllar boyunca siyasal ve etnik bir sorun olarak ele alındığından, Kürtlerin yaşadığı insan hakları ihlalleri, toplumun farklı kesimleri tarafından bir “güvenlik meselesi” olarak görülmüştür. Bu durum, mağdur olan Kürt sivillerin acılarının yeterince sahiplenilmemesine neden olmuştur. Oysa insan hakları evrenseldir ve bir bireyin etnik kimliği, ona uygulanan adaletsizliği mazur göstermemelidir.