Fitnat Hanım Serfiraz'ın bu sualine cevap olarak sırrını ifşa edecek olur. Çünkü insanın bir derdi olduğu vakitte güya dermanını çaresini bulacak gibi her kime ki karşısında tesadüf eder ise hepsine derdini söylemek ister. Söyleyecek adam bulmadığı takdirde de kendi kendine yahut taşlara duvarlara söylemeye mecbur olur.
Fitnat'ım ya beni affet. Yüzüme bak bir söz söyle yahut beni öldür bu azaptan kurtar... Böyle dargın durma. Bu bana büyük bir azaptır. Fitnat Hanım ise Talat Bey'e darılmamış. Hiç insan kendi ruhuna darılır mı?
Ali Bey bu kızı hâlâ görmemiş iken sevmeye, eski karısını aynı saatten unutmaya, zihni zevce-i müstakbelesiyle meşgul olmaya, nihayet teselli bulmaya o on yedi senelik hüzün ve kederden halás olmaya başladı.