''Senden başka hiçbir şey ama başka hiçbir şey istemiyorum, bana hiçbir cevap verme, beni dikkate bile alma, yeter ki bir köşeden sana bakmama izin ver, istersen sana ait bir eşya gibi, minik köpeğinmişim gibi davran bana...''
Bulutlar gibi yanınızdan geçip gidebilecekken pek çok talihsizliğin bir araya gelmesiyle gerçekleşen bir olay yüzünden mahvolmaktan daha incitici daha dayanılmaz bir şey olamaz.
Oysa büyük, çok büyük üzüntüler yaşandığında, ilk güçlü sarsıntılardan sonra insan hep uyumak ister. Ölüme mahkum olanların son gece çok derin uyudukları söylenir. Zaten insanın doğası gereği de öyle olmalı, yoksa dayanacak gücü kalmaz...