• Hamlet miydi Leartes'e haksızlık eden? Hayır;
    Hamlet çıkar da Hamlet olmaktan
    Leartes'i kırarsa kendinde değilken,
    Hamlet değildir bunu yapan, işte Hamlet diyor bunu.
  • "Demek bütün suçu bizde bulursun, Telemakos. Bize kin tutarsın. Ama yanılıyorsun. Bana sorarsan, suç taliplerde değili senin anan olacak o aklı uzun kadındadır. Üç yıl geçti, neredeyse dört yıl olacak, oyalar durur bizi. Hepimizin yüreğine umut salar, her birimize elden haberler uçurur, sözler verir. Oysa bambaşka düzenler kurar kafasında. Hele şu son kurduğu düzene bak. Odasına koca bir dokuma tezgahı yerleştirmiş. Durmadan bez dokur. Ne yaptığını sorunca da, büyükbabana, soylu yiğit Leartes'e kefen dokuduğunu söyler. Kefen bittiği zaman içimizden birine mutlaka varacakmış. Biz de boun eğdik., bekler dururuz. Oysa geçende öğrendik ki gündüzleri dokuduğu kefeni geceleri çıra ışığında sökermiş! Tastamam üç yıl bizi böyle kandırdı. Ama dördüncü yıl hizmetçilerinden biri hanımının kurduğu düzeni gelip anlattı. Biz de gittik, Penelope'yi tam bezi sökerken yakaladık! (...)
  • Bu kitabı ilkokul zamanımda okuduğumda Hamletin babasının hayaletini bizdeki gulyabaniye benzetirdim .. Halbuki şimdi o kadar uzaklarki birbirinden .. Gulyabani orada korkutmak amaçlı bir kılık değiştirmeden oluşmuşken Hamletin babası büyük Hamlet üzerinde savaş kıyafetleriyle kendisine yapılan ihanetin öcünü almak istiyor diyebiliriz .. Ama aslında burada bir çelişki var ki kitapta foul, foul, foul diye üzerinde dura dura tekrarladığı cinayeti aslında oğlu hamletin amcasından da almasını istiyor .. Yani aslında iğrenç diye tabir ettiği cinayeti oğlununda yapmasını istiyor .. Ama Hamlet kendi iç dünyasıyla babasının ondan istediği şey arasında çelişkiye düşüyor ve marifet adam öldürmek değil diyor aslında .. Kendi kararlarıyla bir yol buluyor ve deli numarası(?) yapıyor .. Çünkü deli olursa istediği gibi hareket edip konuşabilecek .. Ama deli rolü yaptığı sürece de bizler yani okurlar yer yer bilincinin yerinde olduğunu da anlıyoruz .. Hamlet bu süreçte bir tiyatro sergiletiyor ve amcası ve babasının ölümünden çok kısa biz zamanda evlenen annesi de bu tiyatroyu izlemek için geliyor .. Hamletin çok yakın arkadaşı olan Horatio’ya tiyatro süresince amcasını izlemesini söylüyor . Çünkü hayaletin anlattığına göre babasınj öldüren amcası ve iğrenç dediği o cinayette babasının kulağına zehir akıtması .. Tiyatro süresince amcası o kadar sinirleniyor ki tiyatro daha bitmeden orayı terkediyor . Aslında bu olayı Hamletin bu olayı bildiğini ve amcasına bir başkaldırı olarak anlayabiliriz .. Yani benim düşüncem o ve kısa zaman sonra da önlemini almak için plan yapıcak zaten Leartes’le .. Gelelim Hamletin yine iç dünyasına hala Hamlet sorgulamaya devam ediyor .. İstediği aslında yavaş yavaş öcünü almak ama sürekli sorguluyor . Hani hepimizin bildiği “To be or not to be “ ( Olmak ya da olmamak ) varya işte burada şünü düşünebiliriz aslında 3 seçeneğimiz var; bu konuşmanın devamında to die; to sleep diye devam ediyor Hamlet aslında yine ikili bir sorgulama içinde .. Önünde seçenekler var ama bu seçenekler neleri doğuracak bunlarda önemli hamlet için hatta diyor ki insanlar uykuya daldıklarında güzel düşler vs görebilseydi zaten hep uyumayı seçerdi gibi .. Ama ben şöyle de düşünüyorum olmak, harekete geçmek olabilir yani amcasını öldürmek .. Olmamak da bunun tam tersi orada to die ( ölmek) derken de Hamlet amcasını değil de aslında kendini de öldürmeyi düşünmüş .O gibi ihanet ve ikiyüzlülükle dolu bir dünya ona göre bir yer değil . Çünkü Hamlet buranın insanı değil. Tahsilini tamamlamış, üniversite okumuş gayet bilgili biri .. Mirasında sahibi ama gözü mirasta da değil .. Yani diyebiliriz ki Hamlet bir felsefe adamı .. Kitap süresinde sürekli bizi sorgulama içerisine sokuyor .. Kitabın sonunda Kral yani amcası hamleti öldürmek için Leartes’le bir plan kuruyor .. Güç konusundan Hamlet’in gururunu okşayarak Leartes’le savaştıracak , zehirli bir içki ve ucu zehirli bir kılıç var .. bu sırada tabii Hamlet ve Leartes güç savaşı içindeyken annesi Hamletin içmesi gereken zehirli içkiyi içiyor ve her şey açığa çıkıyor .. Herkes ölüyor , Ama halktan kimse amcasının Hamletin babasının katili olduğunu bilmiyor .. Horatio hariç .. Zaten ölürken herkese anlatmasını istiyor ama bence kendi amacına ulaşamadı Hamlet .. Çünkü onun istediği intikam şekli bu değildi . Ama dış nedenler yani kendi dışında gelişen nedenler dolayısıyla ölmek ve öldürmek zorunda kalıyor .. Uzun lafın kısası karışık gibi görünsede çok güzel bir oyun . Bence herkes okumalı ve Hamletin yaşarken anlatamadığı hikayesini birde Hamletin gözünden dinlemeli ..
  • Prens hamlet’in,babasını öldürdükten sonra annesi gertrude ile evlenen amcası claudius tan nasıl intikam aldığını anlatır.Fakat hamlet in insalcıl yönü nasıl basit bir plan yaptığımıda ortaya koymaktadır.Deli numarası yapıp sevgilisi ophelıa dan uzaklaşması,yine bir sahnede sevgilisinin babasını cladius zannedip öldürmesi işleri daha da çıkılmaz hale getirir.ophelia nın abisinin leartes in gelmesi ise hamletin intikamını almasını geciktirmiştir.ophelia ise bu arada hayatına son vererek hamletin kendisine olan soğukluğuna dayanamayışını ortaya koymuştur.hamlet amcası cladiusun itirafta bulunup günah çıkarmasına şahit olunca intikam hırsı artmıştır tabi.cladıusun leartes ile hamlet i karşı karşıya getirdiği sinsi planını ortaya koyduğu sahnede gerçekler ortaya çıkar fakat bu hamletin hayatınada mal olur.
  • Klasik konuları işlemesine rağmen o şiirsel anlatımıyla Shakespeare'in büyüsüne kapılıyorum her okuyuşumda.
    Şimdi biraz *sürpriz bozan*lı yorumlarda bulunup karakter analizi yapmak isterim.

    *heves kaçıran, sürpriz bozan*
    Aşk konusunun işlenmesini bekliyordum fakat yanılmışım. Daha çok intikam, makam mevki uğruna yapılan eylemlerin sonuçları ele alınıyor.
    Sevgili Hamlet'imiz babasının öldüğünü değil, öldürüldüğünü öğreniyor ve kitap Hamlet'in intikam alması isteği üzerine şekilleniyor.
    Peki aldığı intikama gerçekten intikam diyebilir miyiz?
    Şöyle şöyle işler yaptı şunu ayarladı bunu halletti diyemiyoruz. Daha çok intikamı anlık gerçekleşiyor gibiydi. İntikam olması için önceden hepsini ayarlayıp geriye domino taşlarının birbirini yıkmasını izlemesi gibi olanları görmesi gerekirdi. Ancak İngiltere'ye giden mektubu değiştirip Rosencrantz ve Guildenstern'in kellelerini aldırmasına intikam diyebilirim. Fakat eleştirmiyorum, güzel işlenmişti,başarılı. Şimdi de biraz karakter analizi yapalım.

    Hamlet - İyisin hoşsun tatlı Hamlet'imiz. Özellikle iğneleyici lafların beni baya gülümsetti, güzel iğneledin hakedenleri. Ama bir türlü nasip olmadı çabucak intikamını almanın babanın. Bak Laertes'e babasının öldürüldüğünü duyunca koşa koşa geldi halkı arkasına alarak. Halk biraz daha ateşli olsaydı tahtta Laertes oturuyor olacaktı. Sen de rüzgar gibi savruldun plan yapmak hak getire. Anlık kararlar verdin, eylemler yaptın ama sen de dedin ne kadar plan yaparsak yapalım sonucu kader belirliyor diye. Bu plansızlığını bu inancına bağlıyorum yırttın. Ayrıca Ophelia'ya karşı olan sevgin beni çok şaşırttı be yavrum. Tamam deli rolü yapıyorsun sevmiyorum seni diyorsun üstüne laf koyuyorsun kıza, sonra cenazesinde çok seviyordum onu diyorsun. Kitap boyunca rolünü yaptığın deliliğin altında büyük bir mantık vardı ama Ophelia'ya duyguların aklımı bulandırdı. Sonuç olarak sevdim seni keşke göçüp gitmeseydin ama onurlu öldün, başarılı.

    Fortinbras - Seni başlarda ergen, kanı hızlı aktığı kadar gözleri de hızlı kapanacak diye düşünmüştüm ama helal olsun sana herkes göçtü sen kaldın. Sonradan girdin zaten gözüme mantıklıymışsın, başarılı.

    Horatio - Sen ne yüce bir insansın. Sen yönet ülkeyi diyeceğim de gözün yok hiç makam mevkide soytarılıkta, başarılı.

    Polonius - Ağır dalkavuksun, en ağırından. Ayrıca Hamlet o kadar laf koydu sana nasıl bir tanesini anlayıp da cevap veremedin bunu da ben anlamıyorum. Sana ölmek müstahaktı zaten iyi oldu. Karakterin güzel, tam olması gerektiği gibi yansıtılmış ama sevmiyorum seni o yüzden, başarısız.

    Leartes - Aferin sana doğrusu. Hamlet senin kadar olamadı bu kral olma yolunda adım atmalarda. Olmadın ama oluyordun. İsteseydin esetten olurdun bence. Kız kardeşine verdiğin nasihatleri de beğendim güzeldi. Ama mezarlıkta da ne diye yapışıyorsun bi anda Hamlet'in boğazına, haksızsın orada. Bir de kralla hain hain planlar yapmışsın, onur da yok sende. Hamlet gelip gönlünü almaya çalıştığında da tripleniyorsun olmaz böyle. Sen kendin başarısız olmak istemişsin bu devamlı yaptığın hatalı eylemlerle o yüzden, başarısız.

    Kral - Kardeş kanı değmiş o ellerine pis insan seni. İlk başta severdin Hamlet'i ya da ben sevdiğini düşünüyorum. Sonra baktın Hamlet benim foyamı ortaya çıkaracak gerçekleri ortaya serecek, gönder İngiltere'ye alsınlar kellesini. Kardeşinin karısıyla evleniyorsun bir de. Karın senin hazırladığın zehirli içkiyi içtiğinde o anki kayıtsızlığın da beni benden aldı doğrusu. Tabi pişman oldun sonradan yaptıklarından ama son pişmanlık neye yarar ? Her şey senin başının altından çıktı bu kadar kolay ölmemeliydin. Fakat şunu da belirtmek isterim ki senden sonra tahta gerçekten Hamlet'i geçireceğine canı gönülden inanıyordum. Ne kadar onursuzluk varsa sende toplanmış. Arada kendi içini, düşündüklerini yansıttın fena değildi. Karakterinin işlenişi bakımından, başarılı.

    Kraliçe - Değer miydi? Hamlet sana lafları koyduktan sonra döndün ama iş işten geçeli çok olmuştu. Hamlet'in içkisini içip onu bir anlamda kurtarmış oldun ordan bir puan veriyorum sana. Ayrıca anne olduğunu belli ettin Hamlet'e güzel davrandın ordan da sana iki puan. Sonradan döndün ama ben eskiden yapılanları unutmam o yüzden, başarısız.

    Ophelia - Kızım Hamlet sana o kadar laf koydu neden karşılık vermiyorsun yav ? Geçiştirme cevap ver işte. Hem ben senin aşkına da inanmıyorum Hamlet'e karşı. Babanın kuklasıydın güzel kullandırttın kendini, yüreğini dinlemedin, onu geçtim mantığını da dinlemedin. Keşke almasaydın canını kendi iradenle o kısma üzüldüm. Kuklaydın ve zayıftın, başarısız.

    Hayalet - Yeter sen de Hamlet'i sıkıştırma öcümü al öcümü al diye. Tamam bazen kendisine hatırlatılması gerekiyor Hamlet halleder o kısmı. Aldı öcünü artık ruhun huzur bulsun yeter, kararsızım.
  • Büyüdükçe insan, yalnızca bedeni değil,
    O mabedin içindeki akıl ve ruhun
    Sorumlulukları da büyür.