ibrahim

ibrahim
@legerin
tenê mirî ji êş azad in.
iüif & felsefe tarihi
hewag, 2000
88 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
جوانی بگذرد تو قدرش ندانی (gençlik geçer, sen kadrini bilmezsin) youtu.be/4agdCo4yOwk?si=...
Müzik
Bu yorum görüntülenemiyor
Hakimiyetlerin esası, fiziki hakimiyeti temin eden cebir değil, zihni esareti doğallaştıran bu kendine ait bir nazardan insanı yoksun bıraktırma kurnazlığıdır. Başka bir ifadeyle hakimiyetin esası şurda yatmaktadır: Başkasının nazarının senin nazarını söndürmesi, onun yerine geçmesi ve böylece dünyayı başkasının görmek istediği ve gördüğü gibi görmeye başlaman ve zaten başkasından başlayıp yine o başkasına hizmet eden o subjektif nazarı senin objektif bir nazar olarak kabul etmendir.
Sayfa 19
Düşünce
Doğan her insana nazar değer. Bu, toplumun nazarıdır. O çarpılma hem bir varolma imkanıdır. Yani bir koruyucu battaniyedir, hem de bir hapishanedir. Cehalet, o hapishaneyi ev sanmaktır.
Snyder bizi uyarıyor. “ Tiranların Reichstag yangınından çıkardıkları ders, bir anlık şokun ebedi bir teslimiyet sağladığıdır. Bizim bundan çıkaracağımız ders ise kendi korkularımız ya da kayıplarımız yüzünden kurumlarımızı heba etmememiz gerektiğidir. Cesaret, terör yönetimini bilip, saldırı anından itibaren buna direnebilmektir.” Ümit Kardaş - Çağdaş Tiranlığın Terör Yönetimi
Ümit Kardaş
Ümit Kardaş
Siyaset
Reichstag; Alman parlamento binası. 27 şubat 1933'de yakıldı. Hitler bu durumu sebep gösterip ülkede düzeni sağlamak için tüm gücü kendinde topladı. Ümit Kardaş yazısında bu durum için şöyle devam ediyor; "yangını bir lütuf gibi karşılayan Hitler şunları söyledi; bu yangın sadece bir başlangıç. Artık hiç kimseye merhamet yok. Yolumuza kim çıkarsa ezip geçeceğiz."
Genç Platon'un dünyadan kopuk bir felsefe öğrencisi olduğunu zannetmeyelim. Unutulmamalıdır ki, onun çocukluğu ve gençliği boyunca, Yunan toplumu otuz yıl kadar sürmüş ve her iki taraf için de öldürücü, moral bozucu ve bitap düşürücü bir savaşı* devam ettiren iki kampa bölünmüştü. Benzer bir çatışmada** rol almış olan bizler de kendi hesabımıza fiziksel şiddetin nüksetmesinin en alçakça ve zalim tutkuları serbest bıraktığını ve barış zamanlarında suç kabul edilerek bastırılan dürtüleri vatansever erdemlere nasıl dönüştürdüğünü biliriz. Bütün bir nesil boyunca süren böyle bir mücadeleden kaynaklanan ahlaki yaralara hiçbir toplum dayanamaz ve hasar görmeden yoluna devam edemez.
Sayfa 38
Felsefe
* peloponnesos savaşı ** 1. Dünya savaşı
Masum bir adamın, öfkenin doruğundaki çılgın efendisi tarafından öldürülmek üzere yalın kılıç kovalandığını varsayalım. Adam uzun süre kaçıyor ve sonunda istemeden, onun tarafından öldürülmemek için efendisini öldürmeye zorlanıyor. Söyleyin bana bu adamın istenci kötü müdür? Onun istediği şey ölümden kaçmaktır, kendi yaşamını korumaktır. Bu kötü bir istenç midir? Kesinlikle hayır.* Köle geleneksel bakış açısından, Tanrı’nın "Asla adam öldürme!" buyruğunu ihlal ettiği için günah işlemiştir. Oysa Abelardus'a göre, günahkar olan, ondan ziyade, kölesini öldürme iradesi gösteren ve bu iradeye boyun eğen efendidir.
Sayfa 244
Felsefe
* Abelardus'tan aktaran Warren Ashby.