Ömür Kurt'u sosyal medyadan takip ediyorum, yazılarını beğeniyorum. Bu kitabın varlığını ilk olarak onun sayfasında görmüştüm. Hep "Okuyayım" diyordum ki, ben almadan önce bir arkadaşım bana doğum günü hediyesi aldı. İyi ki de aldı. Kitabı okumaya başlar başlamaz 1921 yılına gittim. Bedesten köyünün küçük Ahmet'i oldum. Sonra Mehmet Efe oldum, sonra Yıldırım Kemal oldum. Kitabın kahramanı Karayel (ilk adı Gülcemal. Bu isimlerin bilinçli seçildiğini düşünüyorum) çok hisli bir at. Zaten yazar, hayvanların da bu vatanın kurtuluşunda canla başla çalıştığını, o anları yaşatarak veriyor. Çok hisli, çok duygulu bir kitaptı. Ağladığım, üzüldüğüm yerler oldu. Öfkelendiğim yerler de. Tülütabaklar, gazi ağaçlar, Yıldırım Kemal, atların karşılaştığı zorluklar, hayvan hastaneleri, kadınların düşman tarafından uğradığı şiddet, tecavüzler vs. Ancak bu kitapta en çok hoşuma giden haklıya hakkını teslim etmesiydi. Kuvayi milliyecilerin çeteleşmesini de eleştirmiş, zavallı Yunan erlerinin kaderini de anlatmış. Çok beğendim çok herkes okusun bence özellikle lise ve üniversite öğrencileri. Dili çok akıcı. Gençlere kitap okumayı sevdirecek bir kitap diye düşünüyorum. Selâmetle.