Takıntılı bir aşkın anlatıldığı bol tasvirin olduğu , bir dönemi film izlermiş gibi hissettiren , çoğu kişinin ‘aynı benim gibiymiş’ diyebileceği hisselerin güzel ifade edildiği, müzesine gitmek için kitabı bir an önce bitirme isteği ile okutan akıcı bir roman . Ancak içinde bazı bölümler yanlış anlamara neden olabilecek kısımlar içeriyor ve ben okurken rahatsız oldum. Örneğin: ( syf: 41) “Cumhuriyet’in ilk yıllarında yetişmiş pek çok evli çift gibi , dine saygısız değil ilgisizdiler yalnızca ve bu ilgisizliği de pek çok tanıdıkları, dostları gibi Atatürk sevgisi ve laik bir cumhuriyetçilikle açıklarlardı.” , (syf : 160) “ Cumhuriyetin kurulmasının ve Atatürk devrimlerinin üzerinden kırk elli yıl geçmesine rağmen, mayo-bikini giyip plajlarda birbirlerinin karşısına utanmadan çıkmayı hala tam anlamıyla öğrenememiş Türk insanının mahcubiyeti ile Füsun’un kırılganlığı arasında, içime işleyen bir benzerlik olduğunu hissederdim o zaman.” Buralarda olduğu gibi Atatürk sevgisinin dine ilgisizlik gibi yansıtılması ; mayo bikini giyerken kişilerin hissettiği mahcubiyeti devrimleri öğrenememiş olmak gibi yansıtması Atatürkü ve onun yaptıklarını yeterince anlayamamak olarak yorumluyorum.