Nasırlı ve pek çirkin olsa da onun da bir kalbi vardı. Gerçi göğsü dik olanın zırhının altında yürek aramak kimsenin aklına gelmediğinden bunun pek de bir önemi yoktu.
Şerbet boğazını biraz olsun yumuşatırken peşine derin bir nefes koyuverdi. O nefes çıktı ama sor bakalım, ardında bıraktığı boşluk bir daha dolacak mıydı? Öfkesi bir kere hırpalanmış göğsünü sarmış, dertli kalbini ağrıtmaya başlamıştı.
Öfke’ si.
Onun başıbozuk, kalbi temiz Öfke'si. Hınç dolu son sözler kulaklarında yankılanırken nizam bilmez bir toy gibi titremesi arttıkça arttı.