Bu gezegende önlenebilir hastalıklar veya açlıktan ölen herkes -ki bu her yıl on milyarlarca insan demek- toplum tarafından öldürülmüş sayılır. Tüm beceri ve yeteneklerini keşfetme veya sevgi dolu, istikrarlı bir ortamda yaşama imkanını bulamamış her çocuk, insanlığa karşı işlenmiş ic karartıcı bir suçun kurbanıdır.
İnsan aklı, sahip olduğu bilginin bir türünde, aklın kendi doğası gereği görmezden gelemediği fakat bütün gücünü aştığı için de bir türlü cevap veremediği soruları yüklenen tuhaf bir kadere sahiptir.
Belki de zamanın başlangıcından beri insanın temel dramı, kendisine yetmediğini sandığı bir dünyanın içine yerleştirilmiş olması ve kabına sığamamasıdır.