Sefer Fındık, Leyleklerin Uçuşu'yu inceledi.
8 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Grange ile tanıştığım kitap. Elimden bırakmadan okudum diyebilirim.
Mükemmel bir kurgu var. Bir cinayetin peşinde dünya turu atıyoruz, katili arıyoruz. Başka cinayetlerle karşılaşıyor daha da merak ediyoruz. Leyleklerin göç yolları üzerinde bir sır perdesini aralamaya çalışıyoruz.
Gerçekten çok etkileyici bir kitap. Polisiye-gerilim türü sevenlerin kesinlikle okuması gerekiyor. Okuyun, okutun.

Özge Çapkın, Leyleklerin Uçuşu'yu inceledi.
 12 May 05:12 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 10/10 puan

Grange'ın okuduğum dördüncü romanı. Yani belleğime kaydettiğim muhteşem bir kurgu daha. Başladığımda kuşbilimi, leylekler falan ilgimi çekmediği için galiba bu kitabi zorla okuyacağım diye düşündüm. Ama konu ilerledikçe kitabın içine çekildim. Kitabin son cümlesini de okuduktan sonra bu nasil bir kurgu nereden girdik nereden çıktık diye düşündüm. Bu nasil bir zeka ki bir kurguyu bu şekilde nakletmis romana. Hayran kaldım bir kez daha. Kitabı eleştirebileceğim tek nokta betimlemelerdi. Çoğu kez gereksiz ayrıntıya girmişti yazar ve gerekenden cok daha fazla mecazli betimlemeler kullanmis ama hikaye o kadar iyi ki bu kusuru görmezden geldirtiyor.

Özge Çapkın, bir alıntı ekledi.
 12 May 04:12 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Kutup bölgesine yaz geldiğinde buzul sanki pişmanlık duyuyormuş gibi yarılarak, Bering Denizi'nin karanlık ve dondurucu sularına açılır. O sırada aklım öyleydi.

Leyleklerin Uçuşu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 273)Leyleklerin Uçuşu, Jean-Christophe Grangé (Sayfa 273)
Kuzgun, bir alıntı ekledi.
03 May 12:02 · Kitabı okudu · 8/10 puan

"- İnsanın hiç unutamadığı gerçekler var Louis. Mezar taşının mermerine kazınmış gibi, kalplerimize kazınan gerçekler."

Leyleklerin Uçuşu, Jean-Christophe GrangéLeyleklerin Uçuşu, Jean-Christophe Grangé
Uğur Güçlü, Kaiken'i inceledi.
30 Nis 23:54 · Kitabı okudu · 5 günde · 7/10 puan

Diğer Grange kitapları kadar güzel değildi. Bir “Leyleklerin Uçuşu” ya da bir “Siyah Kan” olamaz. Özellikle benim ikinci bölüm dediğim kitabın son 100 sayfası falan Grange adına yakışmamış. Tüm değerlendirmelerimle birlikte okunabilir diyorum ama Harika bir kitap da değil.

Yeşim Küntaş, Leyleklerin Uçuşu'yu inceledi.
15 Nis 23:02 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · Puan vermedi

İlk 100 sayfa şimdilik iyi gidiyor her kitabı gibi
Ama yine de sonunu merak ediyorum ve kuşların akibetini de :)) ......................................

Sadık Cemre Kocak, Ölüm Deltası'ı inceledi.
13 Nis 16:23 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Sanırım ilk defa bir yazımda neden 9 değil de 7 puan verdim ya da neden verdiğim puanla başladım onu belirtmek istiyorum. Çünkü yazarımız çok akıcı bir kitap oluşturduğu halde bir anda Leyleklerin Uçuşu kitabını ve filmini izliyor gibi hissettim. Bu yüzden biraz puanını indirdim lakin hikaye beni sardığı için de hakkını yiyemem.
Salih, İsmail ve Arda henüz hikayenin başında ölüyor. Bu ölümler sonrası Komiser Çetin ve kahramanımız Gazeteci Ahmet Cemil devreye giriyor. Ortada dönüp dolaşan bazı sorular mevcut hikayeye göre. Değiştirilen tablo, delta ölümleri, Kaan’ın kazası ve Dr. Yıldırım ile Ahmet’e yapılan saldırıların benzerliği. Aynı zamanda Ahmet’e yapılan saldırı ve soygun gibi yıldırma girişimleri, Dr. Arda’nın sevgilisine attığı mesaj ve yine Yıldırım’ın bu kez de otopsi sonuçları ve öncesinde kendi kanıyla vermek istediği mesaj. Tüm bunlar bir tesadüf olamazdı ve ne anlama geliyordu? Bunun yanında şirketin bir benzerinin de Krasnoyars’da benzer olaylara karışmış olması sadece tesadüf olamazdı. İşte tüm bu sorulara yanıt bulmaya çabaladık. Biraz daha fazlası da var tabi. Bakanın kardeşi ve şirketi gibi. Onları da sizlere bırakalım artık.

Bu kısımdan sonrasında sitemizde herhangi bir inceleme olmaması nedeniyle Spoiler vereceğiz. Kitabı YERLİ yazar olduğu için pek fazla okuyan olmamış. Polisiye yazarın dünya nüfusuna denk olması nedeniyle. Bu nedenle ben Spoiler ile eklemeyi uygun buldum. Nasılsa pek okunmayacak ama mantığı bilinsin belki ilgi çeker diye düşündüm.

Salih, İsmail ve son olarak da doğa bilimcisi diyebileceğimiz Arda’nın ayrı hikayelerde anında ölümlerini görüyoruz. Kuşlarla ilgili gözlerine çarpan bir sorundan. Sadece Arda özel olarak merkeze götürülüp zehirlenip geri getiriliyor ve ölüyor. Ayrıca sevgilisine attığı bir mesaj da burada göze çarpıyor. Komiser Çetin durumu anlasa da kanıt sunamadığı için bununla bir şey yapamıyor.
Ölümlerin hemen akabinde Baş komiser Çetin, yakın arkadaşı Gazeteci Ahmet Kerim’i arar ve gelip onun da bakmasını ister. Yer Kızılırmak Deltası, Samsun. Burası gerçekten de Kuş Cenneti olarak geçer. Burayı da araştırmanızı istiyorum ve hoşunuza gideceğini düşünüyorum.
İşler ilerledikçe ve biraz ciddiyete bindikçe önce Ahmet saldırı ve soyguna uğruyor sonra gazetede görevinden uzaklaştırılıyor. Aynı şekilde Komiser Çetin de uzaklaştırma alınca işin rengi değişiyor. Bakanın kardeşinin de burada devreye girdiğini söylemek mümkün.
Tabi arada şunu belirtmek de şart. Verilen bazı ayrıntılar o kadar uzatılmış ki gereksiz geliyor ve çok sıkıyor. Tabi ben tabiri caizse Meraklı Melahat olduğumdan dayanamayıp okuyorum oraları da meraklı şekilde. Ne bunlar derseniz şimdi size anlattıklarımdan yola çıkarak anlayabilirsiniz. Mesela ayrı bir konu altında bölümler arasında şunlar var. Mantar Türevleri (ki alıntı da yaptım) , ülkelerin durumları, dünyanın değişimi, tehlikedeki türler, uyuşturucu kaçakçılığı vs.
Finale kadar durağan tempoda ilerlerken bir bakıyoruz ki finalde işlerin rengi değişiyor. Final oldukça hoşuma gitti. Açıkçası ben herhangi bir kitap fuarında 5 liraya ya da 3 tanesi 10 lira olan kitaplar arasında dahi bulabileceğinize ve alabileceğinize inanıyorum. Özellikle yerli yazarlara az da olsa şans verenler varsa tavsiye ederim. Çok akıcı olduğu için rahatça okuyabilirsiniz. Tabi benim gibi dengesizce sabah 6da kalkıp okumanızı da tavsiye etmiyorum ama siz bilirsiniz.
Şaka bir yana herkese hayırlı cumalar. Kandiliniz mübarek olsun. İyi tatiller şimdiden. Kendinize iyi bakın efendim..

Kırık Kalem, bir alıntı ekledi.
10 Nis 20:57

Dilediği kadar uzaklaşsın..
Bulunduğu yerde değil,
aslında hep düşlendiği yerdedir insan...

Leyleklerin Uçuşu, Jean-Christophe GrangéLeyleklerin Uçuşu, Jean-Christophe Grangé