• ``İyi olduğunu düşündüğüm şey iyi,kötü olduğunu düşündüğüm şey kötüdür.``J.J.Rousseau
    Tarih boyunca çoğu din ve ideoloji,son derecede kesin ölçütler geliştirerek,ortalama insanın hisleriyle tercihlerine şüpheyle yaklaştılar.
    Dinlerin ve felsefi akımların çoğu mutluluk konusunda liberalizminkinden çok farklı bir yaklaşım sergilemiştir.
    Budizm`e göre çoğu insan mutluluğu haz veren duygularla,acı çekmeyi de nahoş duygularla eşleştirir.Buna bağlı olarak da insanlar nasıl hissettiklerine çok fazla önem atfederek acıdan kaçınıp giderek daha da fazla zevk duymaya çalışırlar.
    Budizm`e göre,” buradaki sorun duygularımızın sürekli değişen,okyanus dalgaları gibi akıp giden titreşimler olmasıdır.
    Budizm`e göre acı çekmenin kökeni,ne acı ve mutsuzluk ne de anlamsızlık hissidir.Aksine,bizi sürekli gergin,yorgun ve memnuniyetsiz kılan,geçici duygular için verilen sürekli uğraştır.
    İnsanlar şu ya da bu hazzı duyumsarken değil,tüm bunların geçici olduğunu anlayıp özümsediklerinde ve daha fazlasını istememeyi başardıklarında acı çekmekten özgürleşirler;Budist meditasyonunun da hedefi budur.
    Tüm hisler,önce yükselir sonra da geçer;ama belli duyguları hissetmek istemeyi bıraktığınızda onları olduğu gibi kabul edebilir ve olabilecekler hakkında fanteziler kurmak yerine içinde bulunduğunuz anı yaşayabilirsiniz.