Bütün vedalar zordur. Bütün kopuşlar öyle. Bazen olmayacak şeylere alışırız. Tutunmaya çalışırız. Sonra bir yerde omuzlarımız düşer, beceremeyeceğimizi anlarız. O vakit kesip atmak gerekir. Ya onlar gider ya biz bırakırız. Esasında ikisi de aynı şeydir. Koparsın ve canın yanar, böyledir.
Ne düşündüğünü az çok kestirebiliyordum. İnsanın sevdiği birine bakarken onu artık göremeyeceğini düşünmesinin neye benzediğini biliyordum. O son bakış orada asılı kalır, ömür boyu saklanacağı yerde.