"ait olduğu yeri bulamamıştı. etraftakileri memnun edecek kadar uyum sağlamış, ama kendisi tatmin olamamıştı. her zaman bir huzursuzluk hissiyle altüst olmuştu."
"... onlar eşitliğin düşmanıdır, ama içlerinden çoğu eşitliğe karşı savaşırken ağızlarından eşitlik lafını düşürmezler. eşitlik adına eşitliği yok ederler. bu yüzden onlara ahmak diyorum."
yakın zaman öncesine kadar, saygı ve hayranlık duyduğu yüce varlıkların, ne kadar sığ olduklarını şimdi anlıyordu. yüce falan değillerdi, kalın kafalı, andaval, dogmatik ve cahillerdi. Martin'i en çok şaşırtan onların cehaleti olmuştu. nasıl olur da kitaplardan bir şey öğrenemezlerdi?