"boş yere soruyordu onlara Martin; o büyük, muazzam insanlar nerede? çağrısına uyup küçük odasına gelen bu kaba ve inceliksiz, ahmak ve beyinsiz zihinlere ait görümler arasında bulamazdı aradığını."
"senin de ahlakın, bilgin tıpkı onlarınki gibiydi. kendi adına düşünüp, kendin gibi davranmıyordun. senin de fikirlerin tıpkı giysilerin gibi başkaları tarafından üretilmiş eylemlerini toplumsal onay biçimlendirmişti."
"şöyle hayata gülen, ölümle kafa bulan, aklına eseni yapan, sevmesini bilen, ateş gibi, iyi bir kadın bul kendine. böyle kadınlar var, üstelik korunaklı hayatlıların yüreksizlerinden çok daha hazırlardır seni sevmeye."