İlk kez 2018 Ocak'ta okuduğum Kralların Yolu,beni 2 sene önceki kadar etkiledi.Hatta bu sefer daha dikkatli okuduğumdan yeni detaylar da fark ettim.Öncelikle, Brandon Sanderson muhteşem bir yazar.Yarattığı evren ve karakterler o kadar kendini sevdiriyor ki sanki karakter gerçekten sizmişsiniz ya da yakın bir arkadaşınızmış gibi hissettiriyor.Kaladin'in ruhunun çökmüşlüğünü,Dalinar'ın karmaşasını,Shallan'ın amaçlarının gerekliliğini ve Szeth'in acayip gizemini fazlasıyla hissettim.Kitabın bazı kısımları beni biraz yordu.Bazı değil direkt Kaladin'in kısımlarında çok sıkıldığım oldu.Fakat buna rağmen Kaladin'de diğer karakterler kadar derinliği olan ve duyguları yaşatan bir karakter.
Kitapta geçen bir sürü olay ve birbiriyle çook uzaktan bağlantıları olan karakterler var.Fakat okudukça her şey netleşiyor.Benim kitabım ilk basımlardan o yüzden ağır ve boy olarak uzun.İlk başta gözüm korkmuştu fakat kitap o 900 küsür sayfanın hakkını veriyor.
Kralların Yolu benim şimdiye kadar okudum en iyi kitaplardan biri.Umarım seri sonunda Sissoylu'da yaşadığım hayal kırıklığını yaşamam :)
"Sen zayıf bir adam değilsin,Dalinar,"dedi Navani.
"Öyleyim.Ama zayıflık uygun şekilde bağlandığı zaman güce benzeyebilir,tıpkı korkaklığın kaçacak hiç yer kalmadığı zaman kahramanlığa benzeyebilmesi gibi."
Demir Altının,Kızıl İsyan evreninde geçen bağımsız bir kitap olacağını düşünmüştüm okumadan önce.Fakat 4 farklı kişinin bakış açısından 10 yıl sonrasını anlattığını görünce memnuniyetle,"Biraz uzamadı mi yea?" düşüncesi arasında gittim geldim.Sonuç olarak okuduğum için mutluyum.Gelelim kitaba.Az önce dediğim gibi Kızıl İsyan evreninin 10 sene sonrası anlatıyor.Kitapta Darrow,Lyra,Ephraim ve Lysender'ın hayatlarını görüyoruz.Lyra yeni bir karakter.Ephraim ve Lysender ilk üçlemede sözü geçen karakterler.
Gelelim hikayelere.Hepsi birbiriyle bağlantılı olaylar yaşıyor.Kitapta Darrow dışında karakterlerin görüşlerini görmek,ilk üçlemede çok sevdiğim Darrow'a karşı tereddüte düşmeme sebep oldu.Kızıl İsyan serisinde en sevmediğim özellik Darrow'un fazlasiyla övülmesi ve hatalarının üzerinde fazla durulmamasıydı.Demir Altın'da diğer karakterlerin isyana hakkındaki düşüncelerini görmek bu kusuru kapattı.Darrow'un kitapta hatalarını kabul etmesi güzeldi.Lyra ve Ephraim ilk başlarda sıkıcıydı fakat sonra tanıdık karakterler sayesinde hikayelerini ilgi çekici kıldı.Lysender ve Cassius...
Cassius au Bellona der susarım.
Lysender'ın hikayesi sempatimi fazlasıyla kazandı.Bu sebeple kitap sonunda iki güçlü taraf oldu ve ikisininde amaçları saygıdeğer.
Seri içerisinde nasıl toparlanacak merak ediyorum.Son olarak Pierce Brown harika bir yazar :)
Demir AltınPierce Brown · Pegasus Yayınları · 2018301 okunma