Neyi yapamayacağını sana söyleyen birileri ve kafanın içindeki ses her zaman orada olacak. Sen yapabildiklerine bak. Hızla giderken tümsekler çıkacak yoluna. Küçükken o tümseklerin üzerinden geçerken araba hopladığında nasıl gülerdin? Hatırla. Yine kıkırda.
Eskiden birini affetmek için cezalandırmak gerektiğine inanırdım. Yanılmışım. Sonralarda affetmek için unutmak gerektiğine inanmaya başladım. Çok geçmeden anladım ki, bunda da yanılmışım. Şimdilerde affetmek için affetmeyi hiç düşünmemek gerektiğine inanıyorum.
Acı var. Gerçek. Ona yanlış anlama diyebilirim, ama var olmadığını veya herhangi bir zamanda yok olacağını varsayamam. Acı çekme yaşamımızın koşulu. Başına geldiği zaman farkediyorsun. Onun gerek olduğunu anlıyorsun. Tabii ki, tıpkı toplumsal organizmanın yaptığı gibi, hastalıkları iyileştirmek, açlık ve adaletsizliği önlemek doğru bir şey. Ama hiçbir toplum varolmanın doğasını değiştiremez. Şu acıyı, bu acıyı dindirebiliriz, ama Acı'yı dindiremeyiz. Bir toplum ancak toplumsal acıyı -gereksiz acıyı- dindirebilir. Gerisi kalır. Kök, gerçek olan.