İnsan Olmak, insanı dışarıdan inceleyen bir kitap değil; insanın tam içine oturup oradan konuşan bir eser. Engin Geçtan, karmaşık psikolojik kavramları akademik bir mesafe koymadan, sade ve neredeyse sohbet eder gibi anlatıyor. Bu da kitabı sadece öğretici değil, aynı zamanda derinden hissedilen bir deneyime dönüştürüyor.
Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, insanın kendinden kaçma biçimlerini bu kadar dürüst ve yargısız bir şekilde ortaya koymasıydı. Zayıflıklarımızı, korkularımızı ve çelişkilerimizi saklanması gereken kusurlar olarak değil, insan olmanın doğal parçaları olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, insanın kendine karşı daha anlayışlı olmasına alan açıyor.
Bazı kitaplar bilgi verir, bazıları ise insanın kendine bakışını değiştirir. Bu kitap benim için ikinci gruptaydı. Bitirdiğimde dünyayı değil belki, ama kendimi biraz daha net gördüğümü hissettim. İnsan olmanın kusursuz olmak değil, farkında olmakla ilgili olduğunu hatırlatan çok kıymetli bir eser.