"DİYALEKTİĞE ÖVGÜ"
"Yaşıyorsan eğer, 'hiçbir zaman' deme.
Yıkılır, yıkılmaz görünen.
Kalmaz hiçbir şey nasılsa öyle.
Buyuranlar verdiklerinde son buyruklarını
Buyruk altındakiler başlar konuşmaya.
Kim 'hiçbir zaman' demeyi göze alabilir?
Zulüm yürürlükteyse, kim suçlu: Kendimiz
Ve kimdir onu yıkmak zorunda olan: Biz.
Yenilen, kalk ayağa!
Her şeyini yitiren, dövüşe devam!
Kavramışsan olup biteni, seni kim tutabilir?
'Hiçbir zaman'dan 'bugün' doğar.
Bugün yenilen, yarının yenenidir."
BRECTH
Bir yazar, hem kendi konuştuğu dili etkilemesini bilmek, hem de kullandığı dilin en özgün yönlerini özümsemek durumundadır. Çünkü o, halkın kullandığı dilin inceliklerini bilmek ve halkına o dilin en doğru görünümünü sunmakla yükümlüdür.
"Bence gerek yok mezar taşına,ama
Eğer gerekliyse sizce
Şunlar yazılsın isterdim o taşa;
Öneriler getirmişti, aldık önerilerini
Böylesi
Onurlandırırdı hepimizi."