Victoire ilk günleri çoğu zaman yatağa uzanmış halde geçirdi, kimi kez hayatını düşünmeye çalışıyor, ki boşunaydı bu; kimi kez de hiç düşünmemeye çalışıyordu, ki bu da boşunaydı.
Noélle Vallade'ın konuştuğu bütün süre boyunca Victoire, söz kendisine geldiğinde, kendi hakkında olabildiğince az bilgi verirdi. Özel bir dikkat gösterdiği için değildi bu, en azından sadece bunun için değildi, ama huyu böyleydi. Louis Philippe de bundan çok sık şikayet ederdi. Ama Victoire böyleydi: Karşısındaki kişiyle konuşması gerektiğinde, sorular sorar ve işin içinden sıyrılırdı. Karşısındaki cevap verirken o başka soru hazırlar ve dinlendirdi. Hep böyle yapmıştı, karşısındaki insanların, durumu fark etmediklerini düşünüyordu.
Kimse bizim çektiğimiz acıları gerçekten bilmiyor. Kim bilir büyüdüğümüzde, şimdiki acılarımızı ve üzüntülerimizi saçma bir şeymiş diye hatırlayacağız belki. Ama yetişkin olana kadarki uzun ve can sıkıcı dönemi nasıl yaşamamız gerekiyor? Bunu kimse söylemiyor. Kendi haline bırakmaktan başka çaresi olmayan kızamık gibi bir hastalık mı acaba? Ama kızamıktan ölenler, gözlerini kaybedenler de var...