• Yaş 18...
    Hani tüm dünya karşındadır...
    Ve sen tüm dünyaya, inançlara, insanlara, fikirlere, her şeye, herkese karşısındır...
    Dünyaya her dilde söversin...
    Çünkü sen muhteşemsindir...
    Sen olağanüstüsündür...
    Harikulade olan sensindir...
    ........
    Allah insanı iddiasından vurur, der İsmet Özel...
    Ve Fante yani Arturo Bandini
    “ Bütün organlarımı alabilirsiniz baylar, gözlerimi ve sağ elimi bırakın yeter ki!” sözlerinden sonra gerçek hayatında şeker hastalığından dolayı iki bacağını kestirmek zorunda kalmış, ardından gözlerini de kaybetmiştir.
    Tüm bu yazdıkları bir manyağa aittir kendi deyimiyle, bir çılgınlıktır.
    Tanrı’yı reddeden Nietzsche, Kant ve Schopenhauer’ ı Tanrı ilan eden , İncil’i lanetleyen, ateist olduğunu haykıran Arturo; yüreğindeki yaralar kanadığında, yalnızlığı bir mezara döndüğünde bağıra bağıra ağlamak ve dua etmek ister.
    Dizlerinin üzerine çöker ama dua edemez çünkü kime ve hangi sözcüklerle dua edeceğini unutmuştur.
    Ne acıdır Tanrı’nın kapısına gidememek....
    Kapıyı çalamamak...
    Günahları ile kapıya kadar gidip kapıdan geri dönmek...
    ..................................
    Ruhu hep azapta gezen, kendini dahi ilan eden Arturo’nun tek amacı yazar olmaktır.
    Yeter ki yazsın...
    Bilmem kaç bin sözcükten oluşan kitabını henüz yazmamıştır ama kitabın adı bellidir : Kaderin Anıtı
    Son sözcüğü bellidir : ölüm.
    Sonu da bellidir, Arturo kahramanının beynine bir kurşun sıkar.
    Kitabın hem yazarı hem anlatıcısı hem kahramanıdır Fante ( Arturo)...
    Yazmasa duvar kadar sağır olacaktır , o yüzden yazar Los Angeles Telefon Rehberi kadar ağır ve kalın olan bu kitabı.
    Amacı da bellidir Nobel Ödülü’nü almak.
    ...........................
    Tüm bunları yüreğiniz burkularak okuduysanız bu benim kabahatimdir çünkü romanı okurken çok güleceksiniz , mizah yüklü bir kitap ve içinde varoluşçuluk alt metindir, felsefe alt metindir ve her şey yeraltında geçer.
    Beklediğimden çok fazlasını buldum kitapta. Şimdi Toza Sor vakti...
  • Arturo Bandini, histeri nöbetleriyle, yazar olma aşkı ve hayaliyle, geçim sıkıntısıyla, Tanrıyla olan savaşıyla, insan ilişkilerindeki mücadelesiyle, Camilla' ya olan tutkusuyla, manevi olarak hissettiği ailesi baskısıyla, kibriyle, egosu ve savurganlığıyla yine karşımızda. Arturo' nun yediği portakalların kokusu, Hellfrick manyağının pişirdiği biftek kokuları kitaptan yüzüne doğru gelir insanın.

    Arkadaşların daha önce söylediği gibi, Arturo Bandini karakteri 4 kitapta geçen karakterdir. Fakat 4 kitap birbirinden bağımsız ve sırasız okunabilir. Bahara Kadar Bekle Bandini' de; Arturo' nun erkek kardeşleri ve annesi vardır, babası evi terk etmiştir, Arturo okul çağındadır. Los Angeles Yolu' nda; sadece kız kardeşi ve annesi vardır, babası ölmüştür, Arturo yazar olma hevesi olan bir delikanlıdır. Toza Sor' da; hiçbir kardeşten bahsedilmemiştir, anne ve babası hayattadır ve Arturo artık hikayeleri yayınlanan bir yazardır. Bunker Tepesi Düşleri' ni henüz okumadım. Bu tip farklılıklar olsa da sırasız okunduğunda bir eksiklik/ kopukluk hissedileceğini sanmıyorum, çünkü Arturo Bandini her zaman Arturo Bandini' dir.

    Los Angeles Yolu kitabından sonra okuduğum için Arturo' nun öfkesinin ve karakterinin biraz yumuşadığını fark ettim. Los Angeles Yolu' ndaki Arturo daha sertti.

    Arturo' yla Hellfrick manyağı arasındaki süt meselesine geldiğimde gülme krizlerine engel olamadığım için kitabı bitirmem bir gün sarktı.

    Camilla' ya da acayip içerledim. Camilla +18 bir atasözümüzü anımsatıyor bana. Neyse onu yazmayayım. Ama namussuz Arturo öyle bir anlatıyor ki Camilla' nın her hareketini, ben de aşık olacaktım az daha :)

    -- spoiler ---

    Her hareketi, boynunun hafifçe dönüşü, önlüğünün altında kabaran iri göğüsleri, yatağın üstündeki zarif elleri, bütün bunlar fena halde rahatsız ediyordu beni. Tatlı ve acı veren bir ağırlık beni uyuşukluğa itiyordu. Ve sesinin tınısı; zaptedilmiş, müstehzi, kanıma ve kemiklerime işleyen sesi.

    -- spoiler ---

    Genelde Bukowski sayesinde tanışılmış Fante' yle. Fante sayesinde tanışanlardan olayım Bukowski ' yle.

    Daha hırçın, daha sert, itlik, serserilik peşinde olan Bandini için Los Angeles Yolu' nu da okumanızı tavsiye ederim.
  • Los Angeles Yolu, Arturo Bandini serisinin ikinci kitabı gibi görünüyor ama aslında ilk hikayeye pek bağlı değil. ortak olan tek karakter Arturo.
    Arturo'nun gençlik yılları. ilk kitapta yer alan anne karakteri kadar baskın bir anne figürü yok. ve ilk kitaptaki iki erkek kardeş yerine Mona adlı bir kız kardeş var. Baba ölmüş. Rahibe olmak isteyen bir kardeş var yine. Arturo 18 yaşında bir genç arkadaşımız. iş bulmak adına yaşadığı deneyimlerle kendi kafasında yaşattığı hikayeleriyle geçiyor kitap.
    Arturo'nun kesinlikle kaçık, çılgın, deli, fetiş, hasta ruhlu biri olduğunu düşünmeye başlıyorsunuz kitap ile. Sürekli Nietzsche ve Schopenhauer okuyor ve sonra bir yazar olmaya karar veriyor ve bu olayla Toza Sor kitabına bağlanıyor gibi duruyor.
    Kitabın bi çok kısmını mideniz ve sinirleriniz kaldırmayabilir ama Fante bu kitap ile sizi Arturo'dan soğutsa da Toza Sor ile herşeyi yerli yerine koyuyor.
    herşeye rağmen kitabın bir kaç yerinde Arturo'nun saçmalıklarına gülmeden edemiyorsunuz. Çünkü o tam bir deli :)
  • Fante'nin en meşhur kitabı Toza Sor'un akıllarda yer eden karakteri Arturo Bandini'nin kronolojik ve yazım tarihi olarak en son yazılmış olan kitap Bunker Tepesi Düşleri. Hatta 4. kitabı olarak değerlendirilebilir. Fakat seriden ayrı da okunabilir. (Seri olarak geçmiyor zaten) Konuya geçtiğimizde, Bandini'nin altın çağlarındayız. Yazarlık kariyerinin en görkemli (olabildiği kadar tabii) çağında, kadınlarla olan zaaf / ilişkisini konu alınmış. Yine Fante esintileri devam ediyor. Hayat büyük bir saçmalıktan ibaret felsefesi her satırda işleniyor. Los Angeles Yolu'nu sevenler bu kitabı da sevecektir ama bir Toza Sor değil tabii ki.
  • Arturo Bandini'nin ergenlik bunalımlarını konu alan kitap olay kurgusu ve örgüsünden çok kahramanın hayallerinden oluşmakta. Bence serinin tek vasat kitabı. Fakat bu kitaptaki tatminsizlik "Toza Sor" kitabında fazlasıyla telafi edilmiş.
  • "Kitaplardan anlamazdı, hayır. Zorluklarla dolu hayatında kitaplara zaman kalmamıştı hiçbir zaman. Ama hayatın dilini ondan çok daha derin okumuştu, sürekli elinin altında bulundurduğu bütün o kitaplara rağmen. Hayata dair konuşacak o kadar çok şeyi vardı ki, taşmak üzereydi."

    Kesinlikle çok iyi bir kitap...
    Hem dili hem hikaye örgüsü inanılmaz güzel ve akıcıydı...
    Yazarı tanıdım peşini de serisini de bırakmam artık:)
    Bu serinin kitapları ise sırasıyla şöyle:
    1- Bahara Kadar Bekle Bandini
    2-Los Angeles Yolu
    3-Toza Sor
    4-Bunker Tepesi Düşleri
    5-Hayat Dolu