Zehra Yıldırım

Zehra Yıldırım
@lousss
Barbarca bir nara atıyorum,dünyanın çatısında.
23 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
İyiler ve adiller ahlâk tahripçisi derler bana. Hikayem ahlâka aykırıdır.
Kemikleri, eti, bağırsakları ve kan damarlarını kaplayan deri nasıl insan görünümünü katlanabilir hale getiriyorsa, ruhun çalkantıları ve ihtirası da kibirle kapatılmıştır; o, ruhu kaplayan deridir.
Sayfa 115
... Lakin mağlup olmuş insanların mazeretlerini kimse dinlemez... Ne mazeretlerini, ne çektiği acıları, ne hayal kırıklıklarını, hatta ne de özürlerini... Mümkünse bu dünyada mağlup olmayacaksın Ester... Zayıf düşmeyeceksin, tökezlesen de yıkılmayacaksın, yıkılırsan kimse kaldırmaz seni düştüğün yerden. Çiğnenip gidersin çizmelerin altında...
Sayfa 125
İnsan ruhu, henüz keşfedilmemiş karanlık bir coğrafyadır. Vahşetle şefkat, korkuyla cesaret, nefretle sevgi, mantıkla delilik hepsi bir zihnin içinde hapsedilmiştir. Bazen kendimizi iyi biri zannederiz ama değilizdir, bazen kendimizi sevgi dolu zannederiz ama aslında öldürmeye yatkınızdır, zıddı da mümkün tabii. Sevgisiz bir ortamda büyüdüğü için nefret dolu olduğunu düşünen birinin elinin kötülük yapmaya gitmemesi gibi... Çoğumuz kim olduğumuzun farkında değiliz, bunu düşünmemişizdir bile. Düşünmek için başımıza sarsıcı bir olay gelmesi icap eder, kendi ruhumuzla yüzleşmek zorunda kalacağımız korkunç bir olay...
Sayfa 119
Biliyorum ki uzakların en yücesindesin Yakamı ve paçamı alıp gelesim var Yeltendiğim bütün mektupları sırtıma alıp koşabilirim Geçmişi donmuş bir balık gibi sağa sola çarpıyor Limon kokusu olmak istiyorum Çayına kattığın şekerin hacmine sığınarak Damarlarımı ikiye bölüp gelmeliyim sana Tedirgin saatlerin belleğini ateşe vermeliyim Olmadığın her sabah sevgisiz Ve pazar yerleri tedirgin