Öfkesi hayati bir organı sanki. Bir an dinse, ölecekmiş gibi. Öfkelenmediği zamanlar, sarkastik bir havası var. Kendi öfkesini bastırırken bile, başkalarının öfkelerini köpürtmek ister gibi.
Hayal kırıklıklarıyla geleceğe dair umutlarının birbirine göbekten bağlı olmasını umursamadan, yenenle yenilenin aynı şey olduğunu kâle almadan, çökmüş hayatların üzerine çöke çöke kurduğu yeni hayatları medeniyet noktasında, tarihin asalağı olarak var olmaktan başka seçeneği yoktur.