zaten saatle insanı birbirinden pek ayırmazdı. sık sık "cenabı hak insanı kendi sureti üzere yarattı; insan da saati kendine benzer icat etti.." derdi.
bazen düşünürüm, ne kadar garip mahluklarız? hepimiz ömrümüzün kısalığından şikâyet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?
insanlar niçin yalan söylerler ve iftira ederler? benim naçiz kanaatime göre, iftira sade çirkin değil, aynı zamanda gülünç ve âciz bir şeydir de. insan tabiatı iktizasınca birbirlerini kötülemek isteyenler sadce düşmanlarının hayatlarına baksınlar, yeter. çünkü her insanın hayatında hiçbir muhayyilenin icat edemeyeceği kadar aksaklık vardır, ve bu aksaklıklar o insanla beraber yetişmiş, büyümüş şahsî, nevi kendine mahsus şeylerdir. kul kusursuz olmaz, sözü sırf bu gerçek için söylenmiş bir sözdür. bu hikmetin gösterdiği yoldan gidip karşımızdakini tanımaya çalışacağımız yerde iftiraya kalkmak, âdeta pazar malıyla giyinmeye benzer.