Aslında hepimiz düşüncelerimizin gerçek temelli olduğunu düşünürüz. Ama işin aslı bizim gerçek diye sarıldıklarımız aslında inançlarımızın üzerine temellendirdiklerimizdir.
Adam uzaklaştıktan sonra bile kadın
rüzgarın insafsız batışına önem vermeden kapı eşiğinde kaldı. Onu istediği
için kadının layık olduğu cezaydı bu. Bu kilisenin onlardan talep ettiği şeydi.
Ayrı yataklar, ayrı hayatlar. Acaba bizzat şeytan bu kadar acımasız olabilir
miydi?
Senin aşkın için ruhumu şeytana satabilsem, sanırım bunu yapardım.
Ne kadar da güzel olmalı, diye düşündü kadın,
kocanı aramak ve birlikte yüksek sesle gülebilmek. Seni tanıyabilecek ve
onaylamayacak herhangi biri var mı diye etrafı kolaçan etmek zorunda
olmadan, herkesin içinde bir öpücüğü, bir sarılmayı paylaşmak