• M. Kemal'in daha sonra dinimizin aleyhinde sözleri de olmuştur. Bu durumu Kazım Karabekir, söz konusu Balıkesir konuşmasına da değinerek hatıralarında şöyle yazmaktadır:

    "16 Ağustos'ta İsmet Paşa ile görüştüm. 18 Temmuz'da Teşkilât-ı Esasiye münasebetiyle Fethi Bey ve arkadaşlarıyla yaptığımız (islâmlık terakkiye -ilerlemeye- manidir) münakaşasını ve Gazi M. Kemal'in yakın zamanlara kadar her yerde islâm dinini, Kur'ân'ı ve hilâfeti medh-ü sena ettiği ve pek fazla olarak Balıkesir'de minbere çıkıp aynı esaslarda hutbe dahi okuduğu halde dün gece Heyet-i ilmiye muvacehesinde Peygamberimiz ve Kur'an hakkında hatır ve hayale gelmeyecek tecavüzde bulunduğunu anlattım ve bu tehlikeli havanın Lozan'dan yeni geldiği hakkındaki kanaatin umumi olduğunu da söyledim." [1]

    Hatta Kazım Karabekir paşaya göre M. Kemal Halife ve Padişah olmak istiyordu:

    "Hilâfet ve saltanatı almak için koyu bir mutaassıp çehre ile minberlere kadar çıkıp hutbeler okumak, muvaffak olamayınca da bizzat medh-ü sena edilen mukaddesata dil uzatmak ve bunları altüst etmek üzere bir diktatörlüğe çıkmak gibi iki tehlikeli ifradın birinden diğerine atlamak herkesin yapabileceği bir iş değildi. Fakat bu felaha (kurtuluşa) doğru bir gidiş de değildi." [2]

    Neticede M. Kemal'in Balıkesir'de söyledikleri sadece kağıt üzerinde kaldı. Artık kimse Balıkesir "Hutbe"sine dayanarak, M. Kemal'in müslüman olduğunu iddia etmesin. Kur'an'a göre de Müslüman olmayan idareciye itaat edilmez.

    Bana göre halkla resmen alay etmiştir...

    KAYNAKLAR:
    [1] Kazım Karabekir Anlatıyor, Yayına Hazırlayan: Uğur Mumcu, Tekin Yayınevi, Ankara 1993, sayfa 85

    [2] Kazım Karabekir Anlatıyor, Yayına Hazırlayan: Uğur Mumcu, Tekin Yayınevi, Ankara 1993, sayfa 115.
  • Kemalistler M. Kemal'in müslüman olduğunu ispatlamak için Balıkesir'de yaptığı bu "hitabeyi" delil olarak sunarlar...

    M. Kemal'in bu konuşmasından iki paragraf alıntılayacağım, bakalım söyledikleri ile yaptıkları örtüşüyor mu?

    "Ey millet! Allah birdir, şanı büyüktür. Allah'ın selâmeti, sevgi ve iyiliği üzerinize olsun. Peygamberimiz Efendimiz Hazretleri, Cenâb-ı Hak tarafından insanlara dinî hakikatleri tebliğe memur edilmiş ve resul olmuştur. Temel nizamı, hepimizin bildiği Kur'ân- ı Azimüşşan'daki açık ve kesin hükümlerdir."

    Temel nizamın Kur'an'daki açık ve kesin hükümler olduğunu söylüyor, o halde neden bayrağı Haç olan İsviçre'den medeni, Diktatör Hitler'in Nazi Almanya'sından borçlar/ticaret ve Diktatör Mussolini'nin faşist İtalya'sından ceza kanunlarını temel nizam olarak müslüman millete dayatıyor??

    Burada açıkça tenakuz var? Demekki M. Kemal bu konuşmasında samimi değildi.