• Bir paragraf daha:
    "Efendiler! Camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler, söylenenleri dinleme ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılması lazım geldiğini düşünmek, yani birbirimizin görüş ve düşüncelerini almak için yapılmıştır. Millet işlerinde her ferdin zihninin başlı başına faaliyette bulunması lâzımdır. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz için her şeyden önce hakimiyetimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım."

    Madem Camiler din ve dünya işinin konuşulması gereken yerdir, o halde neden din ve dünya/devlet işlerini ayırdı?

    Peki neden Camiler için kapatma kanunu çıkarılıp, 19 Şubat 1932 tarihinde "Halkevleri" kuruldu?

    O halde neden bir daha bu konuşmadan sonra Camiye giderek din ve dünya işleri hakkında bir konuşma yapmadı?

    Bu sorular cevapsız kalmaya mahkumdur herhalde... Gördüğünüz gibi çelişki üstüne çelişki. Bu noktada cevaplanması gereken başka bir soru var...

    M. Kemal neden bu konuşmayı yaptı?
    Bize göre Lozan görüşmeleri yakın zamanda kesildiği için, muhtemelen karşı tarafa; "Ya benimle anlaşırsınız, ya da Hilafeti (dolayısıyla Şeriat'ı) kaldırmam" mesajı verdi. Tabii bir de halkın duymak istediği şeyleri söylemek o kritik dönem için önemliydi.

    Balıkesir insanının milli ve dini duygularının çok kuvvetli olduğunu hesaba katarsak, vakayı daha iyi kavramış oluruz.

    Yani, resmen dini kullandı.