Kitap aslında Ömer Hayyam'ı Hasan Sabbah'ı değil, Ömer Hayyam'ın yazdığı ''Rubaiyat'' kitabını anlatmakta. Yani kitabın var oluşu ve başına geldiği hikayeyi anlatmakta. Konu bu şekilde olunca ve kitabın ömrü çok uzun olunca kitabın ortasında çat diye bir kırılma oluyor. Malazgirt Savaşından bir anda 1.Dünya Savaşına gidiyorsunuz öyle düşünün. Verdiğim örnek doğru oldu mu bilmiyorum.
Kitabın ilk kısmı çok akıcı ve çok güzel. Hayyam, Sabbah, Nizamülmülk karakterleri arasındaki olaylar başlı başına insanı içine çekiyor. Her şey çok güzel giderken olaylar bir anda hızlandırılmış şekilde anlatılıyor. Özet geçer gibi anlatılıyor 3 karakterin hikayesi de. Siz daha bu hikayeye doymadan hikaye oracıkta çat diye bitiyor. Gözünüzü farklı bir yerde, farklı bir zamanda açıyorsunuz.
Durum böyle olunca 2.kısma hiç odaklanamadım. Yani okudum sadece ne yalan söyleyeyim bir şey hissedemedim, merak edemedim. Bitsin diye okumaya başladım. Biraz da olay aşk hikayesine dönmeye başlayınca baydı. İkinci kısmın %10'unu hatırlıyorum desem yeridir. Okuyalı 2 yıl olacak ilk kısım aşağı yukarı aklımda ama ikinci kısım yok.
Yine de okunabilecek değerli bir kitap zaman kaybı kesinlikle değil tavsiye ederim. Sizde farklı bir etki bırakabilme olasılığı yüksek. Hayyam gibi bir insanı da herkesin tanıması gerek.