"Bilinmezliğe doğru attığım her adım hayatın ufak hazlarının peşinde bir ömür harcamaya değer olabileceğini sorgulatıyordu bana. Başkası gibi yaşamıştım bunca zaman. Başkası gibi uyanmıştım güne. Başkası için çalışmıştım. Başkası için, kendimden başkası olmaya çalışmıştım."
"En son ne zaman hissetmiştim. Bir çocuğun ağlamasını duyarken üzüldüğümü, yerden beş lira bulduğumda sevindiğimi, bir cenazede toprak atarken solduğumu, bir uçurtmayı salarken korktuğumu, bir kediyi severken huzuru, kapalı havalarda kendimde aradığım kusuru... En son ne zaman hissetmiştim insan olduğumu."
"İnsanların kendi hatalarına bakmadan başkalarını yargılarken yüzlerindeki suçlayıcı ve rahat ifadeler beni oldum olası onlardan uzaklaştırmıştı. Kendimi bir çocuğun elinden uçup giden bir uçan balon gibi hüzünlü ama hafiflemiş hissetmeme sebep olurdu."
"Tüm insanlar aynı oyunu oynuyordu. Kendilerini rengarenk gösterip içlerindeki siyah beyazlığı saklıyorlardı. Kimse kara kalemle resmedilmiş bir gökkuşağı olduğunu kabul etmiyor, herkes kendisinden bir Van Gogh tablosu çıkarma çabasında bulunuyordu."