Eskisini bırakmadığınız sürece, aradığınız yeni ve daha üstün bir ilişkinin gerçek doğasını fark etme umudumuz olamaz.
inancımız görülene değil görülmeyene olmalıdır.
Beni bir gün unutacaksan, bir gün bırakıp gideceksen, boşuna yorma derdi; boş yere mağaramdan çıkarma beni. Alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna. Tedirgin etme beni. Bu sefer geride bir şey bırakmadım. Tasımı tarağımı topladım geldim. Neyim var neyim yoksa ortaya döktüm. Beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim. Bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim. Beni uyandır.
Bulunduğu durumun farkında olmamak öyle bir durumdur ki, hiçbir can yeleği onu yüzdüremez, hiçbir yangın söndürücü onu söndüremez, hiçbir ilaç tedavi edemez onu.
Güçle, hile yan yana salıncakta sallanıyor, tenkitle övgü tahterevallinin iki ucunda inip yükseliyor, hevesler kaydıraktan kayıyordu. Sabır demirlere tırmanırken, suç ve ceza ebecilik oynuyordu. Teşekkür ve özre gelince; onları yanımdan ayıramazdım. Birini sağıma, diğerini soluma oturttum. Uslu durursa onları tahterevalliye bindireceğimi söyledim. Tahterevalliye kim yakışabilirdi onlar kadar!