İçimizdeki Şeytan, Türk edebiyatının eşsiz dehası Sabahattin Ali’nin, insan ruhunun zafiyetlerini, aydın kesimin ikiyüzlülüğünü ve bireyin toplumsal yozlaşma karşısındaki irade savaşını muazzam bir psikolojik tahlille ele aldığı sarsıcı, derinlikli ve edebi değeri çok yüksek bir başyapıttır. Eser; iç dünyasında sürekli bir kararsızlık ve felsefi bir boşluk yaşayan Ömer ile onun tam zıttı bir karakter sergileyen, ayakları yere basan, güçlü ve idealist Macide'nin yollarının kesişmesini merkezine alır. Sabahattin Ali; bu iki gencin aşkı ve yaşam mücadelesi üzerinden, dönemin entelektüel çevrelerindeki o kibirli, bencil ve arkasına sığındıkları idealleri sadece kendi çıkarları için kullanan sahte aydın profilini dahi bir sosyolog titizliğiyle deşifre eder. Kitap; insanların kendi hatalarını, korkaklıklarını ve tembelliklerini "içimizdeki şeytan" diyerek soyut bir güce yüklemelerinin aslında ne büyük bir kaçış olduğunu yüzümüze çarpar. Yazarın o son derece akıcı, insan psikolojisinin en kuytu dehlizlerine inen, şefkatli ve lirik dili; okuru dürüstlük, irade ve toplumsal ahlak üzerine derin bir iç muhasebeye davet eder.