Dün arkadaşımın nişanı vardı. Fotoğraf makinemiz olduğu için dışarıdan birini tutmak istemedik ama bizim makine tam nişan sabahı çalışmayacağı tuttu.Hemen makinelerim dilinden anlayan Hüseyin Amca’ya götürdüm, "Bir saat sonra gel kızım,bir bakayım ben." dedi.
O sırada ezan okundu, ben de namaza geçtim. Ama içimde öyle bir huzursuzluk var ki anlatamam; sürekli nişanı düşünüp duruyorum. Namaz bittikten sonra birden Nurullah Genç’in teslimiyeti anlattığı o videosu aklıma geldi. O an biraz rahatladım ve içtenlikle teslim oldum; "Allah’ın daha güzel bir planı vardır" dedim.
Hüseyin Amca’nın yanına döndüğümde içeride birine vesikalık çekiyordu. Beni görünce, "Kızım her şeye baktım, sıkıntı yok ama makine açılmıyor" dedi. Tam o sırada, vesikalık çektiren kişi aniden bana döndü ve "Ben sizi tanıyorum" dedi. Meğer bir gün oğlunu ateşli bir şekilde hastaneye getirdiklerinde, çocuk beni görünce sarılmak istemiş, ben de sarılmışım ve çocuk bir nebze de olsa sakinleşmiş.Bunu hatırlattı ve "Benim bir tanıdığımın makinesi var, rica etsem bir günlük verir" dedi.
Hemen aradı ve makinenin sahibi emanet etmeyi kabul etti. Gidip aldık ki, elimizdeki makineden kat kat daha güzel, harika bir cihaz.Sayesinde nişanda çok güzel fotoğraflar çektik.
İşte o an, teslimiyetin verdiği o huzuru iliklerime kadar hissettim.
Elhamdülillah.