Geçen gün sana verdiğim değeri arkada bıraktığım boşluğun büyüklüğüne bakarak hatırladım. Bi' kitaplığının yerinden çok zor hareket ettiğini, o saçma kilimin her zaman ortada ve çapraz durması gerektiğini, hava yağmurlu olsa bile ısrarla o çok sevdiğin spor ayakkabıları giydiğini, 1926'yı, yemek yaparken Serdar Ortaç dinlediğini hatırladım. Ve şimdi o koca boşluğa tek bir cümle sığdırıyorum;
"Yüreğinden yaralı bizim hikayemiz"