Ah Muhsin Ünlü, diğer adıyla Onur Ünlü.
Leyla ile Mecnun’un yönetmeni aynı zamanda.
Alışılmışın dışında bir şiir kitabı, okurken çok idrak edemeyebilirsiniz manası derin anlamlar içeren bir eser.
Gidiyorum BuOnur Ünlü (Ah Muhsin Ünlü) · Sel Yayınları · 20116bin okunma
Platonik aşkın Nirvana noktası..
Mektubu okurken en etkilendiğim nokta veda kısmındaki
şu satırlarıydı;
Hayatı boyunca her yaş gününde beyaz güller yollarken ölümden sonrasındaki tek arzusu beyaz güller olmasıydı.
“Fakat kim... evet şimdi bundan sonra kim yaş günlerinde sana hep beyaz güller yollayacak?
Ah evet o vazo boş kalacak..
senden tek ricam, bu benim senden ilk ve son ricam...
benim hatıram için yap bunu her yaş gününde beyaz güller al ve onu vazoya koy..”
Kitabı çok uzun zaman önce okumuştum ve tekrar
aynı duygularla okudum..
Bir kadın düşünün,
Çok sevmiş, ama asla bilinmeyen..
Bakıp görmeyen, sevişip sevmeyen, tanışıp tanımayan bir adama mutlak aşkla, bir ömür adanmışlıkla yazılan sarsıcı bir aşk, bir itiraf, bir veda mektubu...
Genel tabiriyle bir aşk, bir adanmışlık..
Biz bu 20.yüzyılda her şeyi yüzeysel yaşayıp her şeyi çarçabuk tükettiğimiz için, böylesi bir duygu yoğunluğunu
ve böylesine bir aşkı anlamamız ne kadar mümkün?
Tek taraflı aşk dediğimiz belki de, saplantılı halin en nahif haliylese bile, böylesine tesirli, okurken her zerresine
kadar hissettiğim bir hikayeydi benim.
Çelişkide kaldığım tek nokta mektubu yazdığı adama,
ana karakterin birisi olan R.. defalarca birlikte olup karşılaştığını kadını hatırlamıyor olması.
Okuduktan sonra bir an düşündüm.
Eğer R. onu tanımış olsaydı, bu kadar derin bir ask hikayesi çıkar mıydı?.. muamma.
Kitap ince olmasına rağmen aforizmalarla dolu bir kitap.
Kitabın ana karakteri El Mustafa adında olan Ermiş’in
on iki sene boyunca Orphalese şehrinde yaşamak zorunda kalmıştır. Kentten ayrılırken geride bıraktığı sevilen halkı tarafından sorulan sorulara, bilgece verilen cevaplardan oluşmakta.
Yaşamımızın her alanından bilgece öğütler veren,
kısa ve öz, sayfa sayısının az olmasına rağmen anlam olarak son derece derin bir kitap..
Herkesin okuyup nasiplenmesi gereken eserlerden olduğunu düşünüyorum.
Adı gibi kendisi çok Özel şairdir İsmet Özel.
“Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır” önsözüyle başlıyor kitap. Yaşıyor olmamız, savaşıyor olmamızdan başka bir şey değildir..
İsmet Özel’in kendisini, “şair komünist ve müslüman”
olarak nitelendiren otobiyografi kitabı.
Bence günümüzünde en büyük şair düşünürlerinden.
Onu tanımak, bilgi birikimini, fikir ve düşüncelerini merak ederseniz eğer bu kitabı okumalısınız.
Bu kitabı tanımlayacak herhangi bir kelime bulamıyorum..
Mahremiyet ve özel hayata özen gösteren bir insan olarak, yazar duygularıma tercüman olmuş adeta..
Hep şey derdim,
Özel hayatını göz önünde paylaşanların bir süre sonra özel hissetmeleri insanlara bağlı kalıyor, çünkü insan kendisini gizledikçe bir inci gibi daha güzel olacağını,
ve saklı kaldıkça daha özel olacağını hep ifade ederdim.
Yazar şeffaflık kavramını öyle güzel anlatmış ki..Normal şartlarda Şeffaflık dürüstlüğü, yalansız, dolansız durumları içinde barındırır. Ama toplum yansımasına bakıldığında Şeffaflık artık kişinin kendisini teşhir etmesi,ifşalaması, mahremiyetten yoksun hale gelmesini ifade ediyor..
Bazılarının hayatı daha fazla ilke/beğeni almak için her anını ve saniyesini fotoğraflaştırıp, videolaştırıp, sosyal medyaya atıp benliğini kabul ettirmeye yönelimli insanlara bakınca bunu anlamak pek mümkün..
Kitap ilk önsözünde beni ele geçirdi;
“Başkasının hakkımda bilmedikleriyle geçinirim ben!”
İçinde bulunduğumuz çağ, sancılı yaşamlar sunuyor bize. Maalesef bizler de öyle ya da böyle bir şekilde şikayet ettiğimiz durumların içinde yer alabiliyoruz..
Günümüz toplumuna farklı bakış açıları sunuyor yazar, Şeffaflık kelimesinin anlamını birçok kavramlarla ilişkisine değiniyor.
Olumluluk toplumu, teşhircilik toplumu, apaçık toplumu, ifşa toplumu gibi analizlerde bulunup ufuk açıyor.
Şeffaflık ToplumuByung-Chul Han · Metis Yayıncılık · 20243,330 okunma