• 720 syf.
    ·21 günde·Beğendi·10/10
    ASYA'NIN SEKİZ ASRI ÇENGİZOĞULLARI
    Prof. Dr. Hayrunnisa alan ile Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu tarafından yayına hazırlanan Avrasya'nın Sekiz Asrı Çengizoğulları adli kitap, 720 sayfa ve 13 akademisyen tarafından kaleme alınan 17 makaleden oluşmaktadır. Makalelerin içinde metinler ile birlikte verilmiş toplam 17 harita ve 5 tane resim bulunmaktadır. Makaleler, Asya'da Moğollar öncesinde var olan Türk ve Moğol kökenli boylardan başlayarak Moğollar Dönemi, Moğollara bağlı farklı Moğol kabileleri ile Moğol mirası üzerine devletini inşa eden Timur ve bunların sonrasında kurulan Kazan, Kasım, Astarhan, Sibir, Nogay, Kazak, Buhara, Hokand, Hive ve Yarkend hanlıklarının kuruluş, gelişim ve yıkılış süreçlerini anlatmaktadır. Kitap, Asya'nın, Moğollar ile başlayan 12 ve 18. yüzyıl arasındaki büyük tarihini anlatmaktadır.
    Kitabı Medeniyet Üniversitesi Tarih Bölümü'nde hocam olan Prof. Dr. Hayrunnisa Alan ile onun öğrencisi olan Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu yayına hazırlamıştır. Derste ödev konusu olan kitap işe ilgili yazdıklarımı aynı zamanda hocama teslim edeceğinden bu şekilde yazdım. İyi okumalar.


    ÇENGİZ ÖNCESİ TÜRKLER VE MOĞOLLAR
    Kitabın ilk makalesi olan "Çengiz Öncesi Türkler ve Moğollar" adlı makale Prof. Dr. Ahmet Taşağıl tarafından kaleme alınmıştır. Makale kitabın, 11 ile 28. sayfaları arasında yer almaktadır. Makale, Moğollar öncesinden başlayarak Moğolların kuruluşuna giden süreçte Asya'nın siyasi yapısını ve bu yağı içindeki boyların durumunu ele almıştır. Türk ve Moğol kökenli boyları sıralayan Ahmet Taşağıl, bu boyların iç içe yaşadığını ve bunlar arasında çok boyutlu kültürel ve siyasi ilişkilerin geliştirildiğini, bu sebeple iç içe geçmiş kabile yapısında Türk- Moğol kabileleri arasında kesin bir ayrımın söz konusu olamayacağını ifade etmiştir. Yine Taşağıl, güçlü bir devlet kuran Türklerin, Moğol kabileleri, güçlü bir devlet kuran Moğolların ise Türk kabileleri egemenliği altına aldığını ifade etmiştir.


    BÜYÜK MOĞOL İMPARATORLUĞU
    Kitabın ikinci makalesi olan "Büyük Moğol İmparatorluğu" adlı makale Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 29 ile 67.sayfaları arasında yer almaktadır. Makalede, Tumiçin'in hayatı, yaptığı evlilik ve hayatta kalma sürecinde yaptığı savaşlar anlatılmaktadır. Bütün Moğol kabilelerini bir çatı altında toplayarak Cengiz Han adlını alan Timucin, tek çatı altında topladığı farklı Moğol kabilelerinin hepsini Moğol ismiyle anmaya başlamıştır. Kendisinden önce kurulan Türk devletlerinin devlet yapısı üzerine devletini inşa eden Cengiz Han, bu yapıdan ve tek bir çatı altında topladığı kabilelerden aldığı güçle kısa sürede büyük toprakları ele geçirerek büyük bir imparatorluk kurmuştur.


    Cengiz Han, ölmeden önce topraklarını çocukları arasında paylaştırmış ve 1227 yılında ölmüştür. Cengiz Han'ın ölmeden önce yaptığı bu paylaşım Asya'nın siyasi tarihini 12 ve 18. yüzyıllar arsında etkilemiş hatta Asya tarihini şekillendirmiştir. Cengiz Han, sonrasında hanlık yapan Ögedey, Güyük, Mengü, Kubilay dönemleri oldukça anlaşılır şekilde anlatılmıştır. Kitapta, Ögedey'in ölümü sonrasında Töregene Hatun'un, Güyük Han'ın ölümü sonrasında Oğul Kaymış Hatun'un, devlete naiplik etmesi okuyucuya ilginç gelebilir. Kitapta önemli bir diğer nokta ise her han değişikliğinde Cengiz soyundan gelenler arasında yaşanan karışıklıklardır. Cengiz Han'ın farklı coğrafyaları yöneten çocukları her han değişikliğinde yeni hanın kendi soylarından olması için büyük mücadele sarf etmişlerdir. Bu durum ise karışıklıklara sebep olmuştur. Kuşkusuz Moğolların bu kadar büyük bir imparatorluk kurmalarında Cengiz Han'ın yasaları da etkili olmuştur. Makalenin sonunda Cengiz Han sonrasında tahta çıkan 14 hanın ve 3 naibin adı yer almıştır.


    ÇAĞATAY HANLIĞI
    Kitabın üçüncü makalesi olan "Çağatay Hanlığı" Prof. Dr. Hayrunnisa Alan tarafından kaleme alınmıştır. Makale kitabın 68 ile 97. sayfaları arasında yer almaktadır. Çağatay Hanlığı, Cengiz Han'ın oğullarından Çağatay'ın doğuda Beşbalık ile batıda Ceyhun (Amuderya) Nehri arasında kurmuş olduğu bir hanlıktır. Kitap, hanlığın kuruluş ve gelişim dönemleri ile yıkılış sürecine dair bilgiler verirken aynı zamanda büyük han değişikliklerine müdahil olması üzerinde durmaktadır. Çağatay Hanlığı sonrasında aynı topraklarda Timur Devleti kurulmuştur.


    ALTIN ORDA DEVLETİ
    Kitabın dördüncü makalesi olan "Altın Orda Devleti" Prof. Dr. Hayrunnisa Alan tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 98 ile 149. sayfaları arasında yer almaktadır. Altın Orda Devleti, Cengiz Han'ın çocuklarından Cuci'ye verilen topraklar üzerinde kurulmuştur. Altay Dağları'nın batısından başlayan Cuci toprakları Deşt-i Kıpçak ve Moğol atlarının ayaklarının bastığı yerleri fethettikleri yere kadar uzanmaktadır. Cuci, Cengiz Han'dam önce ölünce yerine oğlu Batu geçmiştir. İslamiyeti kabul eden Altın Orda Hanı olan Berke, kendinden önce kısa hanlıkları olan Sartek ve Ulakçi'nin kısa süreli hanlıkları sonrasında han olmuştur. Berke bir yandan, güneyde İran coğrafyasında Cengiz soyundan gelen Hülagü tarafından kurulan İlhanlılar ile mücadele ederken kuzeyde de Ruslarla mücadele etmiştir. Toktamış Han zamanında, Rus- altın Orda mücadelesi ve Çağatay Hanlığı topraklarında kurulan Timur Devleti- Altın Orda Mücadelesi, devletin sonunu getirmiştir.


    İLHANLILAR
    Kitabın beşinci makalesi olan "İlhanlılar" Prof. Dr. Hayrunnisa Alan tarafından kaleme alınmıştır. Makale kitabın, 150 ile 179. sayfaları arasında yer almaktadır. Makalenin ilk sayfalarında Moğol öncesi, Moğol dönemi ve Moğol - Harezmşahlar mücadelesi ile Moğolların Selçuklu bölgesine gelişi üzerinde durulmaktadır. Moğollar, Harezmşahları yenerek batıya giden yolda önlerindeki önemli bir engel kalkmış oldu. Ayrıca Moğollar önünden kaçan Türkmenlerin Anadolu'ya gelişi de Anadolu'da Türkiye Sekçuklularının düzeninin bozulmasına sebep oldu. Moğollar, 1243 yılında Kösedağ Savaşı'nda Türkiye Selçukluları Devleti'ni yenilgiye uğratarak Anadolu ve İran coğrafyasına hakim olmaya başlamışlardır.Bağdat'ı ele geçirerek Abbasi Halifesini öldüren Moğollar, şehirde katliam ve yağma yaparken tacir ve sanatkarlara dokunmamıştır. Moğolların, Bağdat'ta yaptıkları İslam Dünyası'nda kötü bir etki bırakmalarına neden olmuştur. Dışarıya karşı güçlü bir devlet olarak görünen İlhanlılar, bir çok defa iç karışıklıklarla baş başa kalmıştır. 1256'da kurulan İlhanlılar, 1335 yılında Ebu Said'in yerine veliaht bırakmadan ölmesi sonucunda ortadan kalmış ve hakim olduğu topraklarda yerel hanedanlar ortaya çıkmıştır.


    TİMURLULAR
    Kitabın altıncı makalesi olan "Timurlular" Prof. Dr. Hayrunnisa alan tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 180 ile 247. sayfaları arasında yer almaktadır. Çağatay Hanlığı toprakları üzerinde hanlığını inşa eden Timur, Cengiz soyundan gelmiyordu ve ailesinden kendisine bir miras kalmamıştı. Buna rağmen dönemin şartlarını iyi değerlendirerek Cengiz soyundan bir kukla han bulundurarak "Emir" unvanını kullanarak büyük bir devlet kurmuştur. 1360 ile 1405 yılları arasında kurduğu devleti yöneten Timur, Toktamış Hanı yenerek Altın Orda Devleti'ni çöküşünde bir etken olarak kuzeyde Rusların güçlenmesi ile Deşt-i Kıpçak coğrafyasında ve güneyde Osmanlı Devleti'ni yenerek Anadolu'da önemli etkiler yapmıştır. 1405 yılında öldüğünde geriye büyük bir imparatorluk bırakmıştır. Timur, kendisinin Cengiz soyundan olmaması nedeniyle sürekli Cengiz suyundan kukla bir han bulundurmak zorunda kalmıştır. Aynı şeyleri kendisinden sonrakilerin yaşamaması için yerine Cengiz soyundan yaptığı evlilikten doğan Pir Muhammed'i veliaht olarak bırakmıştır.


    KAZAN HANLIĞI
    Kitabın yedinci makalesi olan "Kazan Hanlığı" Doç. Dr. Serkan Acar tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 249 ile 284. sayfaları arasında yer almaktadır. Altın Orda Devleti'nin ortadan kalması sonrasında Kazan şehri merkez olarak kurulan Kazan Hanlığı, İdil Volga Bulgarlarının mirası Türk - Tatar toplulukları üzerine kurulmuştur. sınır komşusu olan Rus knezlikleri ile mücadele etmiştir. Kazan hanları, Rus tarihinde önemli yerleri olan III. İvan ve IV. İvan ile mücadele içinde olmuştur. Kazan Hanlığı'nın sonu olan Kazan şehrinin istilası ve yağmalanmasında IV İvan'ın kendi yanına çektiği Şah Ali'nin etkisi büyük olmuştur. Rus askerleri şehri ele geçirerek halkını öldürmüş ve şehri yağmalayarak yok etmiştir. Bu durun Kazan Hanlığı'nı yol etmiştir.


    KASIM HANLIĞI
    Kitabın sekizinci makalesi olan, "Kasım Hanlığı" makalesi, Doç. Dr. Bulat Rahimzyanov tarafından yazılan makalenin Abdrasul İsakov trafından Türkçe'ye çevrilmesinden oluşmaktadır. Makale, kitabın 285 ile 319. sayfaları arasında yer almaktadır. Kasım Hanlığı, Moskova ile Ryazan knezlikleri arasındaki bölgede yer almaktadır. Tarihi iki önemli dönemden oluşan Kasım Hanlığı'nın ilk dönemi, 1445'ten Kazan Hanlığı'nın yıkıldığı tarihe kadar olan dönemdir. Bu dönemde Ruslar, Kazan Hanlığı ile olan mücadelelerinde denge unsuru olarak Kasım Hanlığı'na büyük önem vermiştir. İkinci dönem ise Kazan Hanlığı'nın ortadan kalkmasında XVII. Yüzyılın ortalarına kadar olan dönemdir. Kazan Hanlığı'nın ortadan kaldırılması sonrasında Kasım Hanlığı artık Rusların güdümünde bir bölge haline gelmiştir.


    KIRIM HANLIĞI
    Kitabın dokuzuncu makalesi olan "Kırım Hanlığı" Doç. Dr. Giray Saynur Derman tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 320 ile 372. sayfaları arasında yer almaktadır. Kırım Yarımadası'nda Altın Orda Devleti'nin yıkılmasının ardından kurulan bir hanlık olan Kırım Hanlığı, Ruslar ve bölgedeki diğer devletlerle yaptıkları mücadeleler ile bölge siyasetinde önemli bir yer tutmuştur. Hacı Giray tarafından kurulan Kırım Hanlığı'nın hayatı Osmanlı Devleti'nin bölgeyle ilgilenmesiyle değişti. Önce Fatih Sultan Mehmet sonrasında II.Bayezıt tarafından bölgeye yapılan seferlerle Kırım hanları Osmanlı Devleti'nin onayı ile atanır hale geldi. Kırım Hanlığı, Osmanlı Devleti'nin Avrupa ve kuzeye yaptığı seferlerde Kırım Hanlığı'ndan oldukça yararlanmıştır. Osmanlı Devleti'nin gerilemeye başladığı dönemlerde Rusya'nın da güçlenmesiyle bölgenin kaderi değişmiş, Kırım hanları ve asilzadelerini birbirine kırdıran Ruslar, bölgede önemli derecede halan hakimiyeti sağlarken 1792 tarihinde Rusya'nın Kırım'ı ele geçirmesiyle Kırım Hanlığı yıkılmış oldu. Makale, Rus siyasetinin bölge üzerindeki tesiri açısından önemli bir yer tutmuştur.


    ASTARHAN HANLIĞI
    Kitabın onuncu makalesi olan "Astarhan Hanlığı" Prof. Dr. İlya Zaytsev tarafından yazılan makalenin Prof. Dr. İlyas Kemaloğlu tarafından Türkçeye çevrilmiş halinden oluşmaktadır. Makale kitabın, 373 ile 387. sayfaları arasında yer almaktadır. Astarhan Hanlığı, Altın Orda Devleti'nin parçalanması sonrasında kurulmuştur. Yaklaşık 50 yıllık bir hayat yaşayan hanlık Rusya'nın eline geçmiştir.


    SİBİR HANLIĞI
    Kitabın on birinci makalesi olan "Sibir Hanlığı" Doç. Dr. Serkan Acar tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 388 ile 406. sayfaları arasında bulunmaktadır. Ural Dağları ile Yenisey Irmağ arasındaki bölgede varlık gösteren Sibir Hanlığı, Rusya'nın Kazan ve Astarhan hanlıklarını kontrolü altına almasıyla Rusya ile komşu olmuştur.Sibir Hanlığı'nın kaderi de diğer hanlıklar gibi Rus işgaliyle son bulmuştur.


    NOGAY ORDASI
    Kitabın on ikinci makalesi olan "Nogay Ordası" Prof. Dr. Mehmet Alpargu tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 407 ile 439. sayfaları arasında yer almaktadır. Altın Orda Devleti'nin yıkılması sonrasında kurulan Nogay Ordası, Rus ve Türk topluluklarla mücadele ile hayatlarını sürdürmüşlerdir. Nogay Ordası'nın sonu Kalmukların yaptığı istila ve yağmalarla sona ermiştir.


    KAZAKLAR VE KAZAK HANLIĞI
    Kitaptaki on üçüncü makale olan "Kazak ve Kazak Hanlığı" makalesi Prof. Dr. Osman Yorulmaz tarafından kaleme alışmıştır. Makale, kitabın 440 ile 481. sayfaları arasında yer almaktadır. Kazak Hanlığı, Yedisu Bölgesi'nin batı kesimlerinde ortaya çıkmıştır. Kazak Hanlığı'nın hayatı bölgedeki diğer Türk toplulukları ve Ruslar arasında mücadele ile geçmiştir. Bir süre Ruslar, hanlık sistemine son vererek cüz adı verilen bir idari sistemle hanlığı yönetmiştir. Kazan Hanlığı'nın sonu, Hokand Hanlığı'nın Kaan Hanlığı bölgesine halim olmasıyla son bulurken Hokand Hanlığı'nın hakim olmadığı Kazak Hanlığı bölgelerine de Ruslar hakim olmuştur.


    BUHARA HANLIĞI
    Kitaptaki on dördüncü makale olan "Buhara Hanlığı" Yrd. Doç. Dr. Nurettin Hatunoğlu tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın, 482 ile 526. sayfalar arasında yer almaktadır. Buhara Hanlığı, Timur Devleti'nin dağılmaya başlamasıyla ortaya çıkan hanlıklardan biridir. Muhammed Şeybani Han'ın Özbekleri bir araya getirerek bağımsızlığını ilan etmesiyle kurulan hanlık, 3 dönemden oluşmaktadır. İlk dönemde Şeybaniler Sülalesi etkili olurken Astarhanlılar Sülalesi ve Mangıtlar Sülalesi hanlıkta etkili olmuştur. Abdülmümin'in han olmasından sonra kendisine rakip olur diye tahta geçmesi muhtemel erkekleri öldürünce Abdülmünmin'in ölümü sonrasında han seçimi ile ilgili başlayan tartışmalarda Astarhan Sülalesi hanlığın yönetimini ele geçirmiştir. Astarhanlılar(Canibekler), Şeybanilerden birinin kızıyla yapılan evlilik sonrasında akrabalık ilişkileri sonucu hanlığın yönetimini ele geçirmiştir. Astarhanlılardan Ubeydullah Han'ın hanlığı bir arada tutamaması sonucunda iç karışıklıklar başlamış kendisinden sonra gelen Ebul Feyz'in Mangıtlardan destek alarak güçlenmek istemesi Buhara Hanlığı'nda yönetimin Mangıtlara geçmesine neden olmuştur. Buhara Hanlığı, Rusya'da yaşanan ihtilal sonrasında tehlikeli bir süreç geçirmiş ve sürecin sonunda Sovyet Rusya hanlığa hakim olarak hanlık yerine Buhara Halk Cumhuriyeti'ni kurmuştur.


    HOKAND HANLIĞI
    Kitapta bulunan on beşinci makale olan "Hokand Hanlığı" Doç. Dr. Muhammed Bilal Çelik tarafından kaleme alınmıştır ve makale kitabın 527 ile 571. sayfaları arasında yer almaktadır. Fergana Vadisi'nde kurulmuş olan hanlığın kurucusu Şahruh Bey kabul edilmektedir. Hokand Hanlığı, son hanın Margilan Meydanı'nda Rsular tarafından idam edilmesiyle hanlık yıkılmış oldu.


    HİVE (HAREZM) HANLIĞI
    Kitaptaki onaltıncı makale olan "Hive Hanlığı" Doç. Dr. Dinçer Koç tarafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 572 ile 631. sayfaları arasında yer almaktadır. Harezm Bölgesinde kurulan hanlık, bölgedeki Türk soylu kabileler ve İran coğrafyasında kurulan Safevilerle ilişkileri ve mücadeleleri olmuştur. Hanlık, Rusya'nın yayılma siyasetinden büyük zarar görmüş ve Rusya'nın hakimiyetini altına girmiştir.


    YARKEND HANLIĞI
    Kitaptaki onyedinci makale olan "Yarkend Hanlığı" Doç. Dr. Muhammed Bilal Çelik trafından kaleme alınmıştır. Makale, kitabın 632 ile 673. sayfaları arasında yer almaktadır. Bugünki Doğu Türkistan ile Afganistan, İran ve Sibirya arasında bölgede kurulan Yarkend Hanlığı, bünyesinde bulunan topluluklardan kaynaklanan iç huzursuzluklar yaşamıştır. Sonrasında ise Cungarların hanlığa hakim olmasıyla Yarkend Hanlığı sona ermiştir. Hanlık, 182 yıl yaşamıştır.
  • YOLDAŞ JOSEF STALİN



    18 Aralık 1879 - 5 Mart 1953 yılları arasında yaşamıştır.

    Nisan 1922– 5 Mart 1953 tarihleri arasında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteridir.

    Vladimir İlyiç Lenin’den sonra Parti lideridir.

    Yakov Cugaşvili, Vasili Yosifoviç Stalin, Svetlana Alliluyeva adında çocukları olmuştur.

    Askeri hizmeti; bağlılığı, Kızıl Ordu. Branşı, Kara Kuvvetleri. Hizmet yılları; Rus İç Savaşı: 1917-1922, II. Dünya Savaşı: 1941-1945, Kore Savaşı: 1950-1953.
    Çatışma/savaşları; Rus İç Savaşı, II. Dünya Savaşı, Kore Savaşı.

    Yoldaş Stalin 18 Aralık 1879 Gori, Tiflis Guberniyası’nda (Gürcistan) doğmuştur.

    Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin en önemli kurucularındandır.

    1922-1953 Sovyet mareşalliği yapmıştır.

    Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri Yoldaş Lenin’inden sonra bu görevi uzun yıllar Yoldaş Stalin üstlenmiştir.

    Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nde Marksist-Leninist ideoloji uygulamıştır.

    Yoldaş Stalin, Ekim Devrimi'ni planlayan ve zafere ulaştıran liderlerdendir.

    Yoldaş Stalin, Rus İç Savaşı'nda cephe komutanlığı ve II. Dünya Savaşı'nda muzaffer olan Kızıl Ordu'nun başkomutanlığını yapmıştır.

    Yoldaş Stalin, 1930'lu yıllarda Sovyet ekonomisindeki büyük kalkınmayı ve II. Dünya Savaşı'ndaki zaferi gerçekleştirmiştir.

    Yoldaş Stalin, Gürcistan’da 10 yaşında rahip okuluna devam etti, 16 yaşında Gürcü Ortodoks Rahip Okuluna gitmeye hak kazandı ancak daha o yıllarda Devrimci Sosyalist Komünist lider özellikleri sayesinde burada otoriteye karşı başkaldırır ve 1899 yılında okuldan atılır.

    Yoldaş Stalin, o yaşlarda Yoldaş Lenin'in eserlerini okuyup ve Marksist bir Devrimci Sosyalist Komünist olmaya karar verir.


    Tiflis'teki RSDİP (Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi)’ne katılır.

    1901 yılında Tiflis'te Yoldaş Stalin’inin liderliğinde örgütlenen 1 Mayıs gösterileri Çarlık askerleri tarafından bastırılmasının ardından Yoldaş Stalin Batum’a geçer.



    Burada Yoldaş Stalin petrol işçilerinin örgütlenme faaliyetlerine başlar.

    Mart 1902'de petrol işçilerinin greve gitmesini örgütler.

    Yoldaş Stalin 1903 yılında Bolşeviklere katıldı.

    Yoldaş Stalin, Rusya Sosyal Demokrat İşçi Partisi II. Kongresi’nde kararlı ve Devrime Sosyalizme Komünizme destek veren tavrıyla Yoldaş Lenin'in dikkatini çeker.
    Daha sonra RSDİP'in ve Bolşeviklerin Kafkas bölge temsilcisi konumuna gelir.

    Ohranka (Rus çarlığına bağlı Gizli polis servisi), Yoldaş Stalin’i devamlı izlese de onun profesyonel devrimci olarak illegal parti faaliyetlerini yürütmesini engelleyemezler.

    Özellikle Kafkaslar bölgesinde parti çalışmaları, propaganda, grev örgütleme, banka soygunu gibi alanlarda en üst seviye de faaliyetler sürdürür.

    Yoldaş Stalin, 1905 Devrimi sırasında Tiflis'deydi.

    S. Petersburg'da Aralık ayı öncesi yapılması planlanan ancak sonradan Finlandiya'ya alınan Bolşevik Konferansına delege seçildi.
    Ayrıca 24 Aralık 1905 günü Tampere'de yapılan toplantıya katıldı.

    Yoldaş Stalin, Tiflis'e döndüğünde Çarlık askerlerinin ve Karayüzlerin devrimi bastırdığını ve çok şiddetli katliamlar yaptığını gördü.

    Tiflis de yapılan bu katliamlar sonrası Çarlık Ordusu komutanı General Fyodor Griyazanov'a Yoldaş Stalin tarafından cezalandırılmıştır.

    Nisan 1906’da Stockholm'de Partinin 4. Kongreye katıldı.

    Yoldaş Stalin bu kongrede sonradan birlikte çalışacağı Kliment Voroşilov, Feliks Dzerjinski, Grigori Zinoviev, Aleksey İvanoviç Rikov ile tanıştı ve Mihail Kalinin ve Stepan Şaumyan ile yeniden buluştu.
    Yoldaş Stalin, Yekaterina Svanidze ile 15-16 Temmuz 1906 akşamı evlendi.

    İlk oğlu Yakov dünyaya geldi.

    Bir süre sonra Bakü’ye geçti.

    Bakü’de illegal faaliyetlerini sürdüren Yoldaş Stalin, Çarlık taraftarlarına karşı örgütlenmeyi çok daha ileriye götürdü.

    27 Nisan (10 Mayıs) 1907 günü Stepan Şaumyan ile birlikte İngiltere’de 5. Kongreye katıldı.
    Yoldaş Stalin, Bakü'de özellikle Müslüman işçiler arasında örgütlenme faaliyeti gösterdi.

    Bakü'de Çarlık yanlısı Karayüzler örgütüne karşı en zor koşullarda mücadele etti.

    Bolşevikler için zengin petrol madeni sahibi zenginlerin gasp ettiklerini işçilerin ve müttefiklerin çıkarları için el koydu.

    O yıllarda Kafkasya'daki parti tabanında Yoldaş Lenin’den sonra en etkili kişi oldu.

    İlk kez 1911 yılında Bolşeviklerin büyük örgütlerinin bulunduğu Moskova veya St. Petersburg'a gitmeye karar verdi.

    Gelir gelmez 1911 Eylül ayında S. Petersburg örgütüne katıldı.

    Yoldaş Stalin, Ocak 1912'de yapılan ve Bolşeviklerin ayrı bir parti olduklarını açıkladıkları ilk toplantı olan Prag Parti Konferansında, ilk kez Merkez Komitesine seçildi.

    Çarın ajanları bu dönemde Bolşeviklerin önde gelenleri yakalandı.

    S. Petersburg’da Nisan 1912’de Pravda’nın yayınlanmasında görev aldı.

    Bundan sonra yazılarında ve parti içinde Rusça “çelik adam” anlamına gelen Stalin mahlasını kullanmaya başladı.

    Yoldaş Stalin, Temmuz ayında tutuklandı ve Sibirya'daki Narym kasabasına sürgün edildi. Ve çok geçmeden oradan kaçtı.

    Yoldaş Stalin Polonya’daki Kraków'daki Yoldaş Lenin’in yanına gitti.

    Oradan Viyana’daki Bolşeviklerin yanına geçti.

    Viyana’da Mart 1913'de yayınlanacak ünlü eseri Marksizm ve Ulusal Sorunu yazdı.

    S. Petersburg'a Şubat 1913'de döndü ve tutuklanıp 4 yıl sürecek olan Kuzey Kutup dairesindeki Turhansk bölgesi küçük Kureika köyüne sürgün edildi.

    I.Dünya Savaşından zor durumdaki Çarlık rejimi tarafından 1916 yılının Aralık ayında orduya alınmak üzere tüm siyasi sürgünlerle birlikte çağrıldı.

    Şubat 1917'de çocukluğundan beri sakat olan sol kolundan dolayı askere alınmadı.
    Şubat Devrimi'den özgür kaldı ve 12 Mart günü S. Petersburg'a geldi. (devam edecek)

    YOLDAŞ JOSEPH STALİN
    SÖZLER

    Kapitalistleri astığımızda, halatları bize onlar satacaklar.
    *
    Yazarlar insan ruhunun mühendisleridir.
    *
    Hitler gelir ve gider, ama Almanya ve Alman halkı kalacaktır.
    *
    İpek eldivenlerle devrim yapamazsınız.
    *
    Savaşta hainlere ve korkaklara yer yoktur.
    *

    Savaşları yok etmek için; emperyalizmi yıkmak gerekir.
    *
    Suçlanması gereken, ezilen halk değil; kapitalist sistem ve onun aygıtı devlettir!
    *
    Sovyet ordusunda geri çekilmek ileri gitmekten daha çok yürek ister.
    *
    Ben gittiğimde, kapitalistler sizi kör kedi yavruları gibi boğacak.
    *
    Demek adı herif öldü! çok kötü; onu canlı ele geçiremedik. (Nisan 1945. hitler'in intihar ettiğini duyunca.)
    *
    Proletarya diktatörlüğü, burjuvaziye karşı zor kullanmaya dayanan devrimci bir iktidardır.
    *
    Bir insanın ölümü trajiktir, on insanın ölümü dramatiktir, bir milyon insanın ölümü ise sadece bir istatistiktir.
    *
    Bizler gelişmiş ülkelerin 50 ya da 100 yıl gerisindeyiz ve bunu 5 yıl içinde düzeltmeliyiz. Ya bunu yaparız ya da bizi yok ederler.
    *
    Yahudi karşıtlığı, ırkçı şovenizmin aşırı bir türü olarak, yamyamlığın en tehlikeli eseridir.
    *
    Savaşların kaçınılmazlığını yok etmek için, emperyalizmi yeryüzünden silmek gerekir!
    *
    Fikirler silahlardan daha güçlüdür. Biz düşmanlarımızın silah sahibi olmalarına izin vermedik, neden fikir sahibi olmalarına izin verelim ki.
    *
    O yüzden şovenist çığlıklar atmak yerine; gerçekten barışı istiyor ve ölümlerin durmasını arzuluyorsak, bilimsel sosyalizmin yolunda ilerlemeliyiz.
    *



    Eğer kapitalistler teslim olursa, her şey iyi ve olması gerektiği gibidir. Eğer teslim olmayı reddediyorsalar, onları biz teslim oldurtmalıyız.
    *
    Nefret söylemleriyle ezilen halka kin kusanlar, kime hizmet ettiklerini bir kere daha düşünmek zorundadırlar. Zira bu savaş keyfiyetten değil zorunluluktan, bir halkın özgürleşme isteminden doğmuştur.
    *
    Eğer sermaye, Sovyetler Cumhuriyeti'ni dağıtmakta başarılı olursa ne olacak? Bütün kapitalist ve koloni ülkelerde karanlık bir karşı saldırı çağı başlayacak, işçi sınıfının ve ezilenlerin boğazlarına yapışılacak ve uluslararası komünizmin bütün cepheleri kaybedilecektir.
    *
    Bu savaş başka türlü bir savaştır (ikinci dünya savaşı ya da soğuk savaştan bahsediyor). Herkes sistemini ordularının erişebildiği yere kadar empoze eder. Bu başka türlü de olamaz. Eğer şu anda Paris'te Komünist bir hükümet yoksa bunun sebebi 1945 yılında Sovyet ordusunun oraya erişecek kadar güçlü olmamasıdır.
    *



    ANARŞİZM Mİ? SOSYALİZM Mİ?

    SUNUŞ

    1905-06 kışında, Prens Peter Kropotkin'in izleyicilerinden olan Gürcistan'daki bir grup anarşist, Kafkasya'da, Marksistlere karşı şiddetli bir ideolojik kampanyaya girişti. Bu grup, şimdi, Tbilisi olan Tiflis'te birkaç gazete yayınladı. Anarşistler, işçi sınıfı arasında hiç bir desteğe sahip değillerdi, ama sınıf-dışı (declassed) ve küçük-burjuva gruplar arasında bazı başarılar elde ettiler.

    Stalin, anarşistlere karşı "Anarşizm mi? Sosyalizm mi?" genel başlığı altında, Gürcüce bir dizi makale yazdı; bu kitapçık bu makalelerden oluşmaktadır.

    İlk dört makale, Haziran-Temmuz 1906'da (20 Hazirandan 14 Temmuza kadar), Tiflis'te, Josef Stalin'in (sayfa 7) yönetimi altında yayınlanan günlük Bolşevik gazetesi Akhali Çovreba'da ("Yeni Yaşam") orijinal haliyle yayınlandı. Gazete yetkili makamlarca kapatıldığından dizi devam edemedi. Makaleler, Aralık 1906 ve Ocak 1907'de, biraz düzeltilmiş bir biçimde, 14 Kasım 1906'dan, Tiflis valisinin emriyle 8 Ocak 1907'de kapatılana kadar Tiflis'te yayınlanan haftalık bir sendika dergisi olan Akhali Droyeba'da ("Yeni Zamanlar") yayınlandı. Editöre ait bir açıklamada şöyle deniyordu:

    "Geçenlerde, Hizmet İşçileri Sendikası bize bir mektup yazarak, sosyalizm, anarşizm ve benzeri sorunlar üzerine makaleler yayınlamamızı önerdi. ...Diğer bazı yoldaşlar da aynı istekte bulunmuşlardı. Bu istekleri hoşnutlukla karşılıyor ve makaleleri yayınlıyoruz. Bu makalelere gelince, bazılarının, Gürcistan basınında zaten yayınlanmış olduğunu belirtmemiz gerekiyor, (ama yazarın elinde olmayan nedenlerden ötürü bunlar tamamlanmamışlardır). Gene de, bütün makalelerin tamamını yayınlamayı gerekli gördük ve yazardan, onları halkın daha iyi anlayacağı bir biçimde, yeniden yazmasını istedik ve o da bunu severek yaptı."

    Tiflis Bolşevik günlük basınında dizilerin yayını sürdürüldü: bunlar, Şubat 1907'den -"aşırı eğilimi" yüzünden- 6 Mart 1907'de kapatılmasına kadar Çıveni Çovreba'da ("Yaşamımız") ve sonra da Nisan 1907'de Dro'da ("Zaman") yayınlandı.

    Ancak, dizi hiç bir zaman tamamlanamadı. 1907 ortalarında, Stalin, Bakü'ya gitmek üzere Tiflis'ten ayrıldı, birkaç ay sonra da orada tutuklandı. Eşyaları aranırken son bölümlere ait notları kaybolmuştur. (sayfa 8) (devam edecek)
    Kaynak: Anarşizm mi? Sosyalizm mi? – Josef Stalin
  • SOSYALİZM’E İLİŞKİN MARKSİST LENİNİST KİTAP VE MAKALELER

    1. Komünist Manifesto, Marks-Engels,Ceylan-Akademi Yayınları.

    2. Fransa’da sınıf savaşımları(1848-51) Sol Yayınları.

    3. Felsefenin Sefaleti, Marks, Sol Yayınları.

    4. Paris Komünü Marks, Engels , Lenin..Sol ve İnter Yayınları.

    5. Marks’tan Cenevre’deki Vera İ. Zasuliç’e, 8 Mart 1981, Seçme Yazışmalar 11 içinde sf.140 Sol Yayınları

    6. Gotha ve Erfurt Programlarının Eleştirisi, Marks, Sol Yayınları ve İnter Yayınları.

    7. Anti Dühring-Engels, Sol ve İnter Yayınları.

    8. Ütopik ve Bilimsel Sosyalizm, Engels, Bilim ve sosyalizm Yayınları.

    9. Seçme Eserler, Lenin, cilt7, İnter Yayınları, İktidarın Ele Geçirilmesinden Sonra Partinin Görevleri

    10.Seçme Eserler, Lenin cilt 9.

    11.Devlet ve Devrim, Lenin, Sol ve İnter Yayınları.

    12. Proletarya İhtilali ve Dönek Kautsky, Lenin Sol Yayınları ve Lenin Seçme Eserler cilt 7 içinde İnter Yayınları.

    13.Lenin’in iki makalesi: Cilt 9 İnter Yayınları Az Olsun İyi Olsun sf 421, Kooperatifçilik Üzerine sf 438.

    14.Lenin, 3.Enternasyonalin Tarihteki Yeri, SE cilt 10 sf 45-55.

    15. Leninizmin Sorunları… Stalin Sol ve İnter Yayınları.

    16. Seçme Eserler, Cilt 9, Lenin, İnter Yayınları Sf. 55.

    17. 3. Enternasyonal 1919/1943, Belge Yayınları (Bu derleme içinde Marksist Leninist olmayan makaleler de var)

    18. Bir kez Daha Partimizdeki Sosyal-Demokrat Sapma Üzerine, STALİN Eserler CİLT 9 İnter Yayınları sf.13–124.

    19. Muhalefet Üzerine c.1 ve c.2 İnter Yayınları.

    20. Son yazılar’da Sosyalizmin Ekonomik Sorunları.. Stalin, Sol Yayınları ve İnter Yayınları

    21. Stalin Eserler, Cilt16, SSCB’de Sosyalizmin Ekonomik Sorunları, Beş Ekonomistle Tartışma yazıları(sf 279-365)

    22. SBKP(B) 16/17 ve 18. Kongre belgeleri, Stalin Eserler İnter Yayınları içinde

    23. SBKP 19. Kongresi İnter Yayınları.

    24. Sovyet Ekonomistleriyle Beş Görüşme, Stalin,http://www.revolutionarydemocracy.org

    25. Sosyal Emperyalizm Üzerine Enver Hoca, Günce Yayınları,

    26. Modern Revizyonizmin Bunalımı- Enver Hoca devrimci proletarya Yayınları,

    27 3. Enternasyonal’de örgütlenme sorunu Dönüşüm Yayınları

    28. Burjuva-demokratik devrimin proleter devrime dönüşmesi Dönüşüm Yayınları

    29. Politik bir örgütlenme biçimi olarak halk demokrasisi Dönüşüm Yayınları

    30. 3. Enternasyonal’de faşizm üzerine tartışmalar/belgeler – ı – Dönüşüm Yayınları

    31. 3. Enternasyonal’de Faşizm Üzerine Tartışmalar/Belgeler – II – Dönüşüm Yayınları

    32. 3. Enternasyonal’de Devrim Aşamaları Dönüşüm Yayınları

    33. Modern Revizyonizmle Mücadele, Enver Hoca, Günce Yayınları

    34. Kruşçevciler, Enver Hoca, Yurt Yayınları
  • 239 syf.
    ·2 günde·Beğendi·9/10
    Abisi kadar Türkçü olan ama abisi kadar tanınmayan 1944 Irkçılık - Turancılık Davasında hüküm giyen Nejdet Sançar'ın Türkçülük, Komünizm, MHP, Atatürk,İsmet İnönü gibi konuları içeren kitabı.

    Makaleler;
    TÜRK SOYUNUN GİZLİ GÜCÜ
    İNSAN ve SİSTEM
    TÜRKLÜK VE BOZKURT
    DEVLET ADAMI ve GAFLET
    TÜRKLÜĞÜN DÜŞMANLARI
    AZGINLAŞAN TÜRKÇÜLÜK DÜŞMANLIĞI
    TÜRK MİLLETİNİN TARİFİ
    BÜTÜN TÜRKLER BİR ORDU
    GÖKALP VE TURANCILIK
    ATATÜRKÇÜLÜK MESELESİ-I
    ATATÜRKÇÜLÜK EDEBİYATI-II
    VATAN BEKÇİLİĞİ YAPAN GENÇ TÜRKÇÜLERE
    NEJDET SANÇAR'IN 1944 TÜRKÇÜLÜK DÂVÂSINDAKİ SAVUNMASI
    MİLLİYETÇİ HAREKET VE KARŞISINDAKİLER
    TÜRKÇÜ GENÇLERE
    GENÇ TÜRKÇÜLERE MEKTUPLAR -I
    GENÇ TÜRKÇÜLERE MEKTUPLAR II
    GENÇ TÜRKÇÜLERE MEKTUPLAR III
    GENÇ TÜRKÇÜLERE MEKTUPLAR IV
    MİLLİ ÜLKÜLER ve ÜLKÜ DIŞI MESELELER

    Kitabın yeni baskısı yok, sahaflardan temin edebilirsiniz.